“Önderliğimizin esaretini biz kadınların ve halkımızın esareti olarak gördüğümüz gibi özgürlüğümüzü de Önderliğin özgürlüğünde görüyoruz” diyen TJK-E, bütün yasaklara inat sürdürülen tarihi direniş etrafında kenetlenmeye çağırdı.

“Rêber Apo’nun her üç doğuşu aynı zamanda kadının doğuşudur” diyen TJK-E, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 71’inci doğum gününü kutladı.

Yazılı bir açıklama yapan Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), “Kürdistan’ın Amara köyünde gerçekleşen bu doğuş; bir halkın yaşama uyanmasının, ölü toprağını üzerinden atarak yaşamla yeniden buluşmasının adı oldu” dedi.

Öcalan sayesinde Kürt halkının, hiçbir halkın olmadığı kadar canlı, bir o kadar da özgürlük mücadelesine kilitlenmiş durumda olduğunu belirten TJK-E, kendi siyasal, toplumsal, öz yönetim ve öz savunma sorunlarını hiçbir güce yaslanmadan çözebilecek, toplumsal ve komünal çözüm modelini ve sistemini geliştirebilecek ve uygulayabilecek bir düzeye geldiğini vurguladı.

Özgür kadın çizgisini dünya kadınları benimsedi

Öcalan’ın doğuşunun aynı zamanda kadının doğuşu anlamına geldiğini kaydeden TJK-E, şöyle devam etti: “En zayıf halka olarak tanımlanan kadından öncülük düzeyine ulaşma düzeyi yakalanmıştır. Mücadele ettikçe ve savaştıkça kendisi olan, çoğalan, güzelleşen, sevilen ve saygı duyulan kadın gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Önderliğimizin kadına verdiği değer, güven ve emeği olmasaydı bu gelişme bizler için sadece bir hayal olabilirdi. Önderliğimizin özgür kadın çizgisi, yaşam felsefesi tüm dünya kadınları tarafından benimsendi. Bu aynı zamanda ideolojik olarak da bir bütünlüğü ifade etti. Önderliğimiz ‘özgür kadın güneş gibi doğar’ dedi. Bugün direnişin, özgürlüğün adı olan Kürt kadınları, güneş gibi açılmakta, şavkı tüm dünyayı aydınlatmakta ve ısıtmaktadır.”

‘Kürt halkı Önder Apo ile özgür yaşamak istiyor’

Yaklaşık beş yıldır kendisinden hiçbir şekilde haber alınamadığını, bundan dolayı kaygılarının derinleştiğini belirten TJK-E, kişiye özel hukuk dışı yasalarla yönetilen İmralı’da ağır tecrit, baskı, izolasyon, tehdit politikaları üst düzeyde uygulandığına dikkat çekti.

Bu konsepti boşa çıkarmak için Kürt Özgürlük Hareketi’nin başlattığı ‘Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistan’ı özgürleştirelim’ sürecinin gerekliliğini hissederek kendi inisiyatifiyle eylem başlatan Leyla Güven’in bir eyleme önderlik ettiğini hatırlatan TJK-E, sürecin direniş şehitleriyle büyüyüp geliştiğini söyledi. Devamla, “Kürt halkı artık tecridin son bulmasını yetersiz buluyor ve Önder Apo ile özgür koşullarda yaşamak istiyor. Halk olarak, kadınlar olarak varlığımızı, mücadelemizi ve tüm kazanımlarımızı Önder Apo sayesinde elde ettiğimizden, Önderliğimizin esaretini biz kadınların ve halkımızın esareti olarak gördüğümüz gibi özgürlüğümüzü Önderliğin özgürlüğünde görüyoruz. Onun için de; 4 Nisan bizler için yaşamın açılıp serpildiği, baharın filizlendiği, tükenmiş umutların yeşerdiği gündür aynı zamanda”  ifadelerini kullandı.

Tarihi direniş etrafında kenetlenmeye

Son olarak ise şu çağrıyı yaptı: “Önderliğimizin özgürlük paradigmasının gerçekleştirici gücü olacağımızı ve tecridi kırıp, faşizmi yıkıp, Önderliğimizin özgürlüğü sağlanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceğimizi belirtiyoruz. Bu temelde başta kadın ve gençler olmak üzere tüm halkımızı bütün yasaklara inat sokaklara, alanlara çıkmaya, Kürdistan’ın her yanını tarihi direnişler etrafında kenetlenmeye, özgürlüğü ve yeni yaşamı sahiplenmeye çağırıyoruz.”

 

HABER MERKEZİ