
Hollanda’nın Venlo kentinde Avrupa Kürt Kadın Hareketi bileşeni kurumların ve Uluslararası Özgür Kadınlar Vakfı'nın düzenlediği Alternatif Kadın Ekonomi Çalıştayı, ikinci gününde devam etti. 76 delegenin katıldığı çalıştayın son gününde tartışmalar, pratik adımlara; yani kooperatiflerin hangi esaslar üzerinde yürütüleceğine odaklandı.
'Umut Kaynağa Dönüşte‘ başlığını taşıyan ilk oturumu, Uluslararası Özgür Kadın Vakfı'ndan Gülcan Karademir yönetti. TJKE üyesi Haskar Kırmızıgül, demokratik komünal ekonomi zihniyetini 'Yarışacak mıyız, yaratacak mıyız‘ başlığı altında değerlendirdi. Kapitalizm, ekonomi, artı değer, emek teorisi kavramlarını açımlayan Kırmızıgül, Marksizmin bu konudaki yanılgılarını değerlendirirken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 'Marks’ın kapitalizm analizi, kapitalizmin ömrünü iki yıl uzatmıştır“ tespitine yer verdi. Kırmızıgül, bilinçli olarak ekonomik bunalımların ve işsizliğin önünü açan, kıtlık, afetler karşısında insanları çaresizliğinden medet uman, salt kar yasası güden, kadını toplum dışına iten, üretim ve tüketimi kontrol altına alan kapitalizmin krizli haline dikkat çektikten sonra emek-değer teorisinin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.
Kırmızıgül, demokratik komünal ekonomi anlayışının ilkelerini demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlüğü şeklinde sıraladı. Ayrıca demokratik komünal ekonominin bir topluluk faaliyeti olduğuna dikkat çekerek, üretimde istismara dayalı yardımlaşma yerine üretimin önünü açan dayanışmanın esas alınması gerektiğini ifade etti.
Ne kadar tarım-hayvancılık o kadar toplum ve ekoloji
Araştırmacı Yazar Fidan Yıldırım da demokratik komünal ekonominin uygulanma alanlarına ilişkin bir sunum yaptı. "İnsanlığı çözümsüzlüğe sürükleyen kapitalizmi yerle bir etmenin yolu kaynağa dönüşte aranmalıdır” diyen Yıldırım, bunun da üretimin kaynağı toprağa dönüşle mümkün olacağını dile getirdi.
Demokratik komünal ekonominin tekelleşmeyi, azami karı esas almayan, kendine yeterliliği ve kullanım değerini esas alan, toplumsal ihtiyaçlar üzerinden gerçekleşen bir ekonomi biçimi olduğunu kaydeden Yıldırım, bunun toplum yaşamının temel ihtiyaçlarını karşılamaya hizmet eden alanları kapsadığını belirtti. Demokratik komünal ekonominin çıkış noktasının ise “Ne kadar tarım-hayvancılık ekonomisi ve kültürü; o kadar toplum ve ekoloji” olduğunu söyledi.
Önemli olan cesaret
Tarım, hayvancılık, tekstil, turizm, sanayi, sağlık, kültür ve sanat gibi birçok uygulama alanı olduğunu belirten Yıldırım, Avrupa'daki Kürdistanlı kadınların kooperatifler kurma, bunun etrafında ortak yaşam oluşturma, dayanışmalarını güçlendirme ve ekonomik olarak kendi kendilerine yeterli duruma gelme koşullarının bulunduğunu belirtti. Bunun için Avrupa’daki kooperatif deneyimlerinden yararlanarak, kadın örgütlenmelerinin bulunduğu alanlarda pratiğe geçirilmesinin yol ve yöntemlerinin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bu tür projeleri gerçekleştirmenin büyük bütçeler gerektirmediğini kaydeden Yıldırım, “Önemli olan bu alana adım atma cesaretini göstermemizdir. Sonrası kendiliğinden gelecektir” şeklinde konuştu.
Avrupa'da kooperatif önerileri
Son oturum, TJKE üyesi Hanım Oruncak moderatörlüğünde delegelerin bulundukları ülkelerde yapılabilecekler ve olası zorluklara ilişkin geliştirdiği tartışma ve önerilerle devam etti. Oruncak, iki yıldır araştırma ve tartışmalarla başlayan bu hazırlığın artık pratiğe geçmesi gerektiğini ifade etti. Bunun için Hamburg, Zürih, Den Haag, Köln gibi bölgelerin pilot olarak seçildiğini hatırlattı.
Bölgelerin özgünlüğüne göre kooperatifler
Tartışmalarda dile getirilen kaygılara rağmen komünal zihniyete dayalı ekonominin geliştirilebileceği noktasında ortaklaşıldı. Kürt kadınların kapitalist sisteme pek dahil olmadığı belirtilerek, “Bu durum komünal ekonomiyi geliştirmede avantaj teşkil ediyor, ancak herşeyden önce kooperatifler konusunda iknanın sağlanması gerekir” denildi.
Öneriler daha çok bölgelerin özgünlüğüne göre terzilik, ev yemekleri, çocuk eğitimi, ihtiyaca göre kreşler, peynir ve yoğurt üretimi, restorant, pazarlamanın yanısıra, içinde kütüphanesinin bulunduğu, canlı müzik ve yemek imkanlarının sunulduğu kadın kafeteryaları, ulaşım, çeşitli amaçlı kullanılacak salonlar, bakım evleri, Kürdistan’daki kooperatiflerin özellikle ulusal kıyafet gibi malzemeleri getirtip veya bizzat üretip pazarlama, kuaförlük, temizlik firmaları gibi iş alanlarına dair projelerin geliştirilebileceği yönündeydi.
Komünal üretim, komünal paylaşım
Çalıştay sonunda hazırlanan sonuç bildirgesi delegelerin onayına sunuldu. Bildirgede; demokratik komünal yaşam ve ahlak çerçevesinde alternatif kadın ekonomi alanının ve tecrübelerinin mümkün olduğu ifade edildi. Devamında "Bunun için bu alanda da bilinçlenme, kapitalist zihniyete dayalı ekonomi algılarımızı değiştirme büyük bir ihtiyaçtır. Bu sistemin algılarıyla, zihniyetiyle, tekelci-kara dayalı tarzla alternatif ekonomi alanı yaratılamaz" denilen bildirgede, Avrupa'daki alternatif ekonomi deneyimlerinden yola çıkılarak, ekonomik üretim alanlarının geliştirileceği kaydedildi.
Yeniyi yaratmaktan korkmamalı
Kurulacak kooperatiflerle, kadının emeğini komünal yaşam, üretim, paylaşım ve yönetim anlayışıyla yaşamsallaştırmanın hedeflendiğinin belirtildiği bildirgede, "Kooperatif çalışmalarımızı başlatsak da nasıl olsa kapitalist sistem tarafından yutuluruz, Avrupa gibi bir zeminde bunu nasıl yapabiliriz ki' gibi kaygıları aşmak için girişimci ruh, bu konuda kendini bilinçlendirmek ve mutlaka küçük adımlarla başayarak pratik örneklerimizi geliştirmek önemlidir. Yeniyi yaratmaktan korkmamak gerekmektedir. Zihniyette kendine öz güvenle, bu alanda arayışlarımızı somutlaştırmamız artık kaçınılmazdır. Burada da temel yaklaşım ve zihniyetimizin 'kapitalizmle yarışmak, yine kar sağlamak, çok para kazanmak değil', komünal düşünen, üreten ve paylaşan kadının ortaklığa, dayanışmaya dayalı ekonomik modelini oluşturmak olması önemlidir" ifadeleri yer aldı.
Düzeltme: Dünkü ‘Kadın ekonominin öznesidir’ başlıklı haberimizde, çalıştayın TJKE bileşenleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtmiştik. Organizatörlerden Uluslararası Özgür Kadın Vakfı, TJKE bileşeni değildir. Yapılan bu teknik hatadan dolayı özür dileriz.
SOZDAR DERSİM/VENLO