SUNA ALAN/LONDRA

Britanya Genel İşçi Sendikası Federasyonu Genel Sekreteri Dough Nicholls, Sümer mitolojisinden etkilenerek yazdığı kitabı "Lugalbanda: Lover of the seed/Lugalbanda: Tohumun sevgilisi) kitabını Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne atfetti. 

Lugalbanda, Sümer mitolojisinden bir karakter. Genç kral anlamına geliyor. Sümer Kral Listesi'ne göre Uruk şehrinin üçüncü kralı. Eski Çağ Mezopotamya edebiyatında Gılgameş'in babası olarak yer alır. Arkeolojik bulgular ışığında, Lugalbanda'nın kahramanı olduğu iki destan metni bulunmuş. Bilim insanları bu metinleri Lugalbanda Dağ Mağarası ile Lugalbanda ve Anzu Kuşu olarak adlandırmıştır. Bu iki metin, Uruk Kralı Enmerkar ve Aratta Kralı Ensuhkeşdanna arasındaki çekişmeyi anlatan Sümerce destanlar serisinin bir parçasını oluşturuyor.

Tüm geliri, Öcalan'a Özgürlük Kampanyası'na bağışlanan kitap, modern okuyucuların ilgisini 5 bin yıl önce yazılmış ancak hala bugün ile inanılmaz derecede ilgili olan bir şiire çekiyor. Aynı zamanda, kendi dünyamızdaki bazı derin gerçekleri düşünmemizi de zorluyor. Kitabın yazarı Dough Nicholls sorularımızı yanıtladı.


Sayın Öcalan ve yazılarına ilginiz nasıl başladı?

1980'lerin başında bir Kürt öğrenciyle tanıştım. Bana Kürt halkının tarihini anlattı. O zamanlar bir dönem kampanya yürüttüm ve daha sonra gelişmelere daha açık bir gözle baktım. Sahadaki yerli güçlerin IŞİD'e karşı başarıları medyaya ulaştıkça ve Rojava'ya ilişkin haberlerin yayılması ile bende yeniden bir ilgi başladı. Öcalan'ın kimi kitaplar yazmış olduğunu fark ettim ve onları alıp okudum. Onun Eski Sümer'e dair değerlendirmelerinden gerçekten çok etkilendim. 

Yine British Müzesi'ndeki Asur duvar kabartmalarını çok beğendim ve onlara ve yine Avrupa'da üretilen ilk sanat eserlerinin hikayelerine dair şiirler yazdım. Ancak eski Sümer hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bu yüzden elime geçen her şeyi okumaya başladım. 2016'da Ticaret Birliği Kongresi'ndeki (TUC) bir toplantıya katıldım ve bu sene de Öcalan'ın özgürlüğü kampanyasının sendika komitesine dahil oldum. Ayrıca organizasyonumuz harika bir Kürt Kültür Festivali düzenledi ve bu bilgimi daha da derinleştirdi. 


Bu çalışmanızı neden Öcalan'a adadınız? 

Öcalan’ın yazıları sayesinde Sümerlerin farkında oldum ve onun özgürlüğü için yürütülen kampanyaya bu şekilde bir katkıda bulunmak istedim. Bu kampanya için bir fon desteği ortaya çıkarmak istedim. Edebiyatla ilgili biriyim ve Sümer destanlarından biri olan Lugalbanda özellikle bende hayranlık yarattı. Kampanya için bazı notlar ile birlikte bir çalışma üretmenin, cesaretlendirici kitaplar yazan, tarihe dair derin bir bilgiye sahip olan ve bölgede barışa giden yolda tutsak olan bir lideri onurlandırmak, fon ortaya çıkarmak ve bir de eski bir şiiri bugün ile ilişkilendirerek yorumlamak gibi üç amacı yerine getireceğini düşündüm. Nasıl ki Lugalbanda'nın temel anlamı insanlık hakkında çok şey ortaya çıkarmakta, gericilik ve savaş için bir çözüm bulmaktadır. Öcalan'ın konumu da yeni bir insanlığa ve Ortadoğu'da kalıcı gibi görünen sorunlara bir çözüm bulma sözü veriyor.

 

Öcalan'ın çağdaş toplumlardaki sosyal sistemler ve dinamikler hakkındaki fikirleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Demokrasi; halkın tasarlanmış bir oyunda birçok şeyden değil, çok az şeyden yararlanan bir piyon olmak yerine, kendi kaderini şekillendirme gücü ve bilinçli olarak toplumsal ve doğal güçleri kontrol etmesidir; anahtar kelime ve kavram budur. Demokrasi, toplumu birlikte planlamak için karşılıklı insan saygısı anlamına gelir, bu nedenle demokrasi barışın kızkardeşidir. Kapitalizm ne getirdi? Emperyalizm ve savaş. Savaşlar en iyi ideolojik bölünmeyi ve dogmatik sosyal ve kültürel görüşleri teşvik ederek yürütülür. İnsanlar arasında pek çok bölünme sahte bir şekilde yaratılmıştır. Hepsi eşit olarak doğarlar, dünya herkes için ortak bir hazinedir, zenginliği ve mineralleri ortak bir mülktür.


Lugalbanda'daki notlarınız modern kapitalist sistemlerin kapsamlı bir eleştirisini sunmakta. Bunu Öcalan'ın fikirleriyle nasıl karşılaştırıyorsunuz? Herhangi bir paralellik var mı sizce?

Zenginlik, yalnızca insan emeğinin yaratılışıdır. Dünya çapında neo-liberal projeye köktencilik ve batıl inançlar yardım ediyordu. En büyük hurafe, servetin bir tanrı gibi pazarın gizli elini kontrol eden birkaç finansör tarafından yaratılmasıdır. Bir zamanlar söylendiği gibi insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin yerini, toplumun şeylerin alımı ve satımı ile organize edildiği düşüncesi almıştır. Her şey ve tüm işlemler insan eli ve beyin tarafından yapılmaktadır; ve ilk şehir devletlerinde insanlığın şafağında bu gerçeğin bir hatırlatıcısı olduğuna inandığım Lugalbanda dikkatle ve alçak gönüllülükle buna dikkat çekiyor. Her ülkenin kendine özgü bir çözümü vardır. Ortadoğu'nun karşı karşıya kaldığı meseleler ile Britanya'nınki veyahut Latin Amerika'nınki birbirinden farklıdır. Fakat insan insandır ve Lugalbanda'nın yazarları ile Öcalan bunu bugün son derece alakalı yollarla vurguluyorlar. Önemli olan kâr değil, insanlardır. Paylaştığımız kültür, yaşam, bilim ve sanatı beslemeli, bireyi geliştirmeli ve kolektif olanı öne çıkarmalıdır.

Modern kapitalist sistemlerin Kürt halkının özgürlük ve hak arayışıyla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu düşünüyorsunuz? Sizce Kürt halkının hak ve özgürlüklerinin reddinde kapitalist bir bakış açısı var mı?

Emperyalizm neden Irak'ı işgal etti? Libya'yı neden işgal etti? Suriye'yi neden yıkmaya çalıştı? Benim cevabım şöyle; hepsi de örneğin İsrail veya Suudi Arabistan'dan daha az mezhepsel kültürel çizgide ilerliyordu. Güçlü bağımsız milletler olmaya çalıştılar. Kürtler ve Filistinliler aynı şeyi yapmıyor mu?


Dough Nicholls kimdir?

1987-2007 yılları arasında Topluluk ve Gençlik İşçileri Sendikası Genel Sekreterliği yaptı. 1984-1994 yılları arasında Coventry Sendikal Konseyi Sekreteri olarak görev yaptı. 1984-1985 yılları arasında Coventry Madenciler Destek Grubu Sekreteri olarak görev yaptı.  2007-2011 yılları arasında Unite the Union Sendikasının Ulusal Sekreterliğini yaptı. 2012'de Britanya Genel İşçi Sendikası Federasyonu (GFTU) Genel Sekreterliğine seçildi.