İHD verilerine göre; tamamına yakını Kürt illerinde olmak üzere 3 bin 248 kişinin bulunduğu 253 toplu mezar bulunuyor. Şimdiye kadar açılan toplu mezar sayısı ise 29. Açılan toplu mezarlar kazılarının uluslararası protokollere uygun yapılmaması, beraberinde yeni tartışmaları getiriyor. Son olarak Dersim Çemişgezek'te Ali Yıldız ve Neşirvan Yasinoğlu'na ait olduğu belirlenen mezarlarda yapılan kazıların ardından çıkarılan kemiklerde birçok uzvun olmadığı belirlendı. Kazı alanında bulunan kurşun ve şarapnel ile giysi ve saç parçalarının ise incelenmediği ortaya çıktı. Bir çok konuda tartışma yaratan kararlara imza atan Adli Tıp Kurumu, sadece DNA sonucu kimlik tespiti ile yetinirken, sorumluların belirlenmesinde en önemli faktör olan, kişilerin ölüm nedenine yönelik araştırma yapmıyor. Ölüm nedeninin belirlenmesinin bir çok soruşturmanın seyrini de değiştirebileceğini belirten uzmanlar, geçmişte kayıtlara "çatışma" olarak geçen bir çok olayın "infaz" olduğunun ortaya çıktığına dikkat çekiyor.

İnsani, adli ve cezai boyut
Dersim Çemişgezek'te, 11 Nisan 1997'de 19 militanın toplu mezar kazısına katılan Av. Tanay, "Kurşun ve şarapnel parçaları, giysiler, saçlar bulundu. Bunlar üzerinde hiçbir araştırma yapılmadı. Kemiklerin bazı yerlerinde kurşun delikleri vardı. Ölüm şeklinin bulunması önemliydi. Ama bunlar yapılmadı. Sadece bulunan kemik parçalarının DNA'ları çıkarıldı. Adli bir soruşturmanın gereği yapılmadı" dedi. Bu insanların devlet tarafından siyasal nedenlerle katledildiğine dikkat çekerek, toplu mezarlar ile ilgili adli ve cezai boyutun düşünülmesi gerektiğini belirten Tanay, ''Bu toplu mezarları kimler yarattı? Toplu mezarda yatan insanlarımız nasıl katledilmiştir? Kimler tarafından katledilmiştir? Bunların açığa çıkarılıp sorumluların cezalandırılması gerekir" diye konuştu.

PKK'ye yıkılmak isteniyor
Av. Tanay, ard arda çıkan toplu mezarlara rağmen sorumluların tespiti yerine sorumluluğun PKK'ye yıkılmak istendiğini belitti. Tanay, "Bugün Kürdistan'daki toplu mezarlar PKK ile ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Özellikle Kemal Burkay, İbrahim Güçlü gibi isimlerin aracılığıyla AKP, toplu mezarların sorumlusu olarak PKK'yi ilan etmiş durumda. AKP'nin toplu mezarları açarken ki amacının demokratikleşme, yüzleşme olmadığını görmüş olduk. Toplu mezarları kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyorlar" dedi.

Kürt'seniz herşey yapılabilir!

Av. Taylan devletin hukuk kurallarını kişilere göre uygulayamayacığını vurgulayarak, devletin toplu mezarlara yaklaşımını da şöyle özetledi: "Devletin sıradan insanda yarattığı algı korkunç. Siz Kürt'seniz, PKK'liyseniz, devrimciyseniz, siyasal rejimi değiştirmek iradesiyseniz size herşey yapılabilir algısı var. Kabullenmek mümkün değil. Hukuk ve anayasa bağlamında da kabullenmek mümkün değil. Kişiler anayasal düzeni değiştirmek de isteyebilirler. Devletin hangi durumlarda silah kullanacağı açıktır. Örneğin siz kimyasal silah kullanarak, işkence yaparak insanları katledemezsiniz. Size silah doğrultsa, gerilla olsa bile sizin böyle bir hakkınız yok. Veya sizin sağ yakalanan birisini öldürmeye hakkınız yoktur."


MURAT SELENOÐLU - DİHA/İSTANBUL




Yüksekova'da gizli kazı


Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde 90'lı yıllarda "polis arama noktası" olarak kullanılan alanda "korsan" kazı yapıldığı ortaya çıktı.
Dağlıca yolu üzerindeki Yeni Mahalle sınırları içinde polis ve asker denetiminde iki gün boyunca kazı yapıldığı öğrenildi. 1990 yılında polis arama noktası olarak kullanılan alanda yapılan kazıya ilişkin Hakkari Barosu ile Yüksekova Belediyesi'ne herhangi bir bilgi verilmezken, mahalle sakinlerinin de kazı alanına yaklaşmalarına izin verilmediği belirtildi. Bir yurttaşın evinin bahçe duvarının hemen bitişiğinde yapılan kazı çalışması ile ilgili ev sahibine de bilgi verilmediği kaydedildi. İki günlük kazıya polis ve askere ait 7 zırhlı araç da eşlik etti.
Konuya ilişkin görüşülen Yüksekova Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren, söz konusu bölgedeki aramayı doğrulayarak, "Kazı yok patlayıcı ihbarı vardı. Onunla ilgili bir çalışmaydı. Kar üzerinde bir çalışma yürütüldü" iddiasında bulundu. Ancak söz konusu bölgedeki toprak yığını kazının yapıldığını gözler önüne serdi.
Kazı alanının belediye mücavir alanı içinde olmasına rağmen belediyenin bilgilendirilmemesi ve herhangi bir iznin alınmaması da dikkat çekti. Yüksekova Belediye Başkan Yardımcısı Hüsnü Beşer, "Biz de yeni öğrendik. Ekiplerimiz şu an çalışma yürütüyor. Çalışmalar kapsamında ne yapacağımıza karar vereceğiz" dedi.