Koç Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdem Yörük, seçimler sonrası çözüm sürecinin gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aynı zamanda Barış İçin Akademisyenler Girişimi üyesi olan Yörük, Türkiye tarihini başından beri kuran şeyin Kürt sorunu olduğunu, yeniden kuracak şeyin de Kürt sorununun çözümü olduğunu belirtti. "Savaş değiştiriyor, barış farklı bir şekilde değiştirecek" diyen Yörük, Öcalan'ın başlattığı barış sürecinin önemli olduğunun altını çizdi. Geçen bir yıllık süreçte hem Öcalan'ın hem de Kürt hareketinin barış iradesinin arkasında durduğunu ifade eden Yörük, "İleride tarihçiler Öcalan'ın barış sürecinin mimarı olarak anlatacak. Hem Öcalan hem de Kürt Özgürlük Hareketi büyük bir irade sergiliyor, çok olgun davranıyor ve provokasyonlara gelmiyor" diye konuştu.

Barış için ne yaptık?
Öcalan'ın bu yıl Amed Newroz kutlamalarında okunan mektubunun çok anlamlı olduğunu söyleyen Yörük, Öcalan'ın mesajında aradan geçen bir yılın ardından barış sürecini Türkiye'deki halklara havale etmesi vurgusunun önemli olduğunu kaydetti. Yörük, bunun da muhalif ve demokrat güçlere yapılan bir çağrı olduğunu dile getirdi. Bir yıllık süreç içerisinde Kürt Özgürlük Hareketi'nin siyasi adımları dışında sivil toplum tarafından barış sürecine yapılan katkının çok sınırlı kaldığının altını çizen Yörük, şöyle konuştu: "Devletin tutumu Öcalan'ın da belirttiği gibi; son derece sınırlı, oyalamacı, günü kurtarmacı ve seçimlere dönük bir şeydi. Türkiye'deki sendikalar, kitle örgütleri, akademisyenler, öğrenci hareketi ne yaptı? Kadın hareketi ne yaptı? Sokaklara döküldük mü? Barış mitingleri yaptık mı? Hükümeti barışa çağıracak yürüyüşler yapıldı mı? Yapılmadı. Dolayısıyla aslında biraz buraya yapılan çağrıydı. AKP Hükümeti'ni tek başına barış yapmaya götürecek toplumsal bir baskı gerekiyor." 


STÖ'ler rol oynamalı
Kürt hareketinin dışındaki yapıların da somut mekanizmalarla sürece katılmasının hükümet üzerinde çok büyük bir baskı oluşturacağını ifade eden Yörük, "Seçimlerin ardından yaşanacak süreçte adım atmaya zorlar" diye belirti. Öcalan'ın çözüm süreci için 8 başlıkta önerdiği komisyonun da sivil toplumca gerçekleştirilebileceğini belirten Yörük, şunları belirtti: "Hakikat Komisyonu gibi öneriler var. Hükümetin yapmasını beklenmeden fiiliyatta komisyonlar kurarak sonra devlete bunu varoluş şekliyle kabul ettirmek gerekir. 1 milyon insanın İstanbul'da barış için yürüdüğünü düşünün örneğin. Bunun etkisi çok büyük olacaktır. Biraz bunu örgütlemek gerekiyor. Bu da aslında siyasi aktörlere, HDP'nin içerisinde bulunacağı aktörlere de düşüyor."

Yasal zemin şart
Öcalan’ın hükümeti de cesaretli davranmaya çağırdığını ifade eden Yörük, seçimlerden AKP'nin gücünü koruyarak çıktığını, Öcalan'ın başından bu yana gösterdiği yol olan yasal zemini yaratma noktasında adım atması gerektiğini dile getirdi. Yörük, "Bir müzakere bakanlığının kurulması önemli olabilir. Öcalan baştan bu yana söylüyordu 'Siz bile yanacaksınız, yasal zemin yaratılmadığından dolayı' diyordu. Barış süreci konusunda bizim kendi yaptığımız araştırmalardan da çıkarttığımız sonuç; Türkiye halkının barış sürecini olumladığıdır. Hükümetin üzerine düşen Öcalan'ın başından bu yana gösterdiği yol olan yasal zemini yaratma noktasında adım atmaktır" değerlendirmesinde bulundu.


ÇAÐDAŞ KAPLAN/DİHA/İSTANBUL