Seramiklere geleneksel motifleri işleyen kadınlar, ayrıca günlük harçlıklarını buradan çıkarabiliyor. Ekonomik kazançtan daha çok ürettikleri için mutlu olduklarını dile getiren Nilay Furkan, 3 yıla yakın seramik ile uğraştığını, zevk için bu işi yaptığını söyledi. Seramiği işlerken hissettiği duyguları dile getiren Furkan, “Bunu yaparken rahatlıyorum. Hiçbir şeyim kalmıyor. Bu toprağı şekillendirip, vazo haline getirmek, bir şeyi üretebildiğinin farkına varmak, insanın özgüveni artırıyor. Yani "bunu ben yaptım" diyebilmek farklı bir duygu katıyor bana” dedi.


Hayal gücü ve duygular katılıyor

Atölyenin yeni kursiyeri Meral Korkmaz ise seramik mesleği ile tanışıklığını anlatarak, şöyle konuştu: “İlk başlarda çok zorlandım; nasıl yapacağımı düşünürdüm. Ama şu an yapabildiklerimi gördüğümde "ilerisi için yapamayacağım şey yoktur" diyorum. Seramiği sevdim. Hayal gücümü ve duygularımı yansıtıyorum.”

Yöre motiflerini de işliyorlar
Seramiğin yapılışını anlatan KAMER Hakkari Şubesi Sorumlusu Zozan Selimoğlu, seramiklere bölgesel motifleri de işlediklerini kaydetti. Atölyeyi uzun süre boyunca kendi imkanları ile ayakta tutmaya çalıştıklarını ifade eden Selimoğlu, “Proje üreterek mesleki öğretimin devamını sağlıyoruz. 2011’de 20 kadın bu işi öğrendi. Şu anda bu proje ile 20 kadına daha öğretiyoruz” diye konuştu. Kısıtlı imkanlar dahilinde atölye ile kadınları evlerinden dışarı çıkarmaya çalıştıklarına dikkat çeken Selimoğlu, atölyede kadınların çok iyi zaman geçirdiğini kaydetti. Atölyenin sadece mesleki eğitimin olmadığının altını çizen Selimoğlu, “Burada kadının kendi gücünün farkında olmasını sağlıyoruz. Mesela hayal güçlerini genişletiyoruz. Kadınlar burada toprağa desenleri ile can veriyor. Burada ayrıca kadına yönelik şiddeti anlatıyoruz. Güzel bir ortamımız var. Kadını burada güçlendirmek adına çalışmalar yürütüyoruz” dedi.


METİN KAPLAN / DİHA/COLEMÊRG