DTK öncülüğünde Amed'de, 'Yaşam, Ana Topraklarda Yaşamakla Anlamını Bulacaktır' sloganıyla gerçekleştirilen Zorla Yerinden Edilme ve Köye Geri Dönüş Konferansı kapsamında, Kadim Topraklara Dönüş ve Demokratik İnşa Platformu oluşturuldu.

Amed'de Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sosyal Politikalar Komisyonu/Emek Göç ve Yoksulluk Çalışma Grubu öncülüğünde 2-3 Kasım tarihleri arasında 'Yaşam Ana Topraklarda Yaşamakla Anlamını Bulacaktır' sloganıyla Zorla Yerinden Edilme ve Köye Geri Dönüş Konferansı yapıldı. Bu konferansta alınan kararlar doğrultusunda komisyonlar oluşturularak çalışmalar başlatıldı. Kurulan Kadim Topraklara Dönüş ve Demokratik İnşa Platformu, köye dönüşleri sağlama noktasında yapılabilecek çalışmaları üç başlık altında topladı.

Savaş göç sorununu büyüttü

DTK Daimi Meclis Üyesi Orhan Artuç, çalışmaları kısa, orta ve uzun vadede yapılacaklar şeklinde ele aldıklarını belirtti.
Kürdistan'da yıllardır süren savaştan dolayı göç sorununun ortaya çıktığına dikkat çeken Artuç, bu sorunun gün geçtikçe de büyüdüğünü ifade etti. Yaptıkları konferansta çok önemli kararlar aldıklarına vurgu yapan Artuç, "Kararları köye dönüşleri gerçekleştirme noktasında 3 başlık altında toplayabiliriz. Köye dönüşleri sağlamak için Kadim Topraklara Dönüş ve Demokratik İnşa Platformu isminde bir kurul oluşturuldu. Bu doğrultuda toplantılar yaptık ve bir çalıştay düzenledik" dedi.

Toprak reformu gerekiyor

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Yasası'nın ismi, kapsamı ve içeriğinin demokratik bir perspektifle yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Artuç şunları aktardı: "360 bin kişi bu yasaya başvuru yaptı. 173 bin kişinin başvuruları reddedildi. 153 bin kişinin başvuruları değerlendirildi. Dolayısı ile sorunları çözme konusunda bu yasanın ihtiyaca cevap vermeyen bir yasa olduğu bu rakamlarla da ortaya çıkıyor. Aldığımız bir diğer karar da bu yasanın tekrardan revize edilmesi için bir komisyon oluşturmaktır. Bu komisyonda İHD, Baro, Göç-Der ve BDP'den oluşacak 3 kurum, bu yasanın tekrar gündeme gelmesi ve revize edilmesi için bir çalışma başlatacak. Bir diğer çalışma ise, kadın ve erkeğe eşit toprak mülkiyetinin yeniden düzenlenmesi konusunda bir çalışma olacak. Kürdistan'da toprak reformunun yapılması için bir Toprak Reformu Konferansı düzenlemeyi düşünüyoruz."

Devlet ve korucuların işgali

Zorunlu göç mağdurlarının gittikleri yerlerde yaşadıkları ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik sorunların tespit edilmesi ve sorunların çözümü için mağdurların katılımıyla komisyonlar oluşturulması şeklinde bir çalışma başlatacaklarını da belirten Artuç, "Köyünü terk edip farklı yerlere göç eden insanların köyleri ve toprakları şu anda gerek devlet tarafından gerekse de korucular tarafından işgal edilmiş durumda. Bu yerlerin ve toprakların tekrar sahiplerine iadesi noktasında bir çalışma başlatarak boşaltılan yerlerin tespit edilmesi gerekiyor. Bunların tespiti noktasında bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyon da çalışmalarına başladı. Ve zaten bu güne kadar kamuoyunda bilinen 3 bin 500 köy boşaltıldı, 4 milyon insanın göç ettiği yönünde bazı bilgiler var. Aslında çok gerçekçi veriler değil. Bunların yeniden tespit edilmesi, yeniden düzenlenmesi ve yeniden karara bağlanması gerekiyor. Bunun için bir tespit çalışması başlatılacak" diye ifade etti.

'Mexmûr ziyaret edilecek'

Yine kısa vadede başlatılacak olan bir diğer çalışmalarının da 'güvenlik' adı altında sınırlar da örülen duvarların ve yapılan HES'lerin durdurulması için sivil inisiyatifler oluşturmak olduğunu ifade eden Artuç, bu inisiyatiflerin sürekli eylemde olacağını kaydetti. Alınan kararlardan birinin Güney Kürdistan'da bulunan Mexmûr Kampı'nı ziyaret etmek olduğunu da sözlerine ekleyen Artuç, "Mexmûr Kampı, Kürdistan'da yaşanan savaşın yol açtığı önemli sonuçlardan bir tanesidir. Dolayısıyla kampın ziyaret edilmesi kampta yaşayan halkımızın sorunlarının tespiti, onların ülkeye dönüş talepleri ve çözümü ele alınacak" dedi.

Koruculuk ciddi bir sorun

Orta vadede yapacakları çalışmaların 5 yılda gerçekleşecek planlar olduğunu aktaran Artuç son olarak şunları kaydetti: "Koruculuk sistemi çok önemli bir sorundur. Her dönem gündeme gelen gerçeklerden ciddi anlamda sorun olan ve her geçen gün daha da ağırlaşan bir sorundur. Koruculuk sisteminin ortadan kaldırılması noktasında bir çalışma başlatılacaktır. Yine köylerde kooperatifçiliğin geliştirilmesi daha çok komün yaşamı inşa etme ve kooperatifçilik anlayışını biraz daha ön plana çıkarma konusunda bir girişim başlatacağız. Bu çalışmalarımız için oluşturulan platform içersinde bir sekretarya oluşturuldu. Bu sekretarya da Ticaret ve Sanayi Odası, Göç-Der ile kadınlardan oluşacak." 

DİHA/AMED