Ekoloji çalışmaları için yönünü Kuzey ve Doğu Suriye’ye veren İngiliz Viyan Qereçox, bölgedeki saldırılarda doğanın yasaklı silahlardan dolayı büyük zarar gördüğüne dikkat çekerek, ekolojistlere çağrı yaptı. Viyan, “Rojava’da kadın öncülüğündeki devrimi, toprağı, ağacı ve insanları birlikte savunmalıyız” dedi.
NÛDEM TÊKOŞER / QAMIŞLO
Ortadoğu’da gerçekleştirdiği devrim ile birçok model ortaya çıkaran ve halkların birlikte yaşayabileceğini çok ne şekilde ortaya koyan Rojava Devrimi, aynı zamanda bir enternasyonalist devrim. Yönünü Rojava’ya dönen enternasyonalistler, gönüllü olarak birçok alanda çalışma yürütüyorlar. bunlardan biri de ekoloji çalışmaları.
BAAS rejimi Suriye’de ekolojik bir toplumun gelişmemesi için özel politikalar izledi, Kuzey ve Doğu Suriye’deki doğal kaynakları sömürdü. Dêrik, Girkê Legê, Rimelan, Tirbespî, Dirbêsiyê, Qamişlo, Hesekê, Serêkaniyê ve Amûdê kentlerinden oluşan Cizîre bölgesi, sistematik ormansızlaştırma ile oluşturulan topraklarda tek ürüne dayalı politikalar nedeniyle, ağaçların dikilmesi ve sebze ekilmesi yıllarca yasaklandı. Kuzey ve Doğu Suriye halkı ve demokratik özerk yönetim, sadece BAAS rejiminin çevre politikalarına karşı değil Türkiye’nin politikalarına karşı da mücadele ediyor. Savaş, yıkım, yasaklı silahların kullanımı, etnik soykırım saldırıları, tehditler ve genel ekonomik ambargoya rağmen bölgede ekoloji çalışmaları hayati önemde.
Türkiye suç işledi
Türkiye’nin saldırıları sadece insana değil doğaya da zarar veriyor. Günlerdir bu topraklarda kullanılmayan ağır ve yasaklı silah kalmadı. Savaş suçlarına giren bu saldırılar, belgeleriyle gündeme oturdu. İnsana ve doğaya yapılan zulme İngiliz vatandaşı Viyan Qereçox da tanıklık ediyor. 8 ay önce ekoloji çalışmaları yürütmek için Kuzey ve Doğu Suriye’ye gelen ekoloji aktivisti Viyan, savaşa rağmen ekoloji çalışmalarına ara vermediğini söyledi. Viyan, öncelikli olarak Türkiye’nin doğaya yönelik saldırılarını ve işlediği suçlarını dünyaya duyurmaya çalıştıklarını dile getirdi. Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtçe konuşmayı öğrenen Viyan, bölgeye neden geldiğini şöyle özetliyor: “Rojava’nın toprağını, ağacını, insanını savunmak için buraya geldim.”
Kadın iradesinin güçlü olduğu yerde ekoloji mücadelesi de güçlü
Viyan, “Bir halk kendini savunamazsa, ekolojisini de savunamaz” diyerek, ekolojik bilincin ve ekolojik politikaların Kuzey ve Doğu Suriye’de hakim olduğuna dikkat çekti. Ekolojik bilincin ve faaliyetlerinin güçlü olma nedenini ise kadına bağlayan Viyan, “Burada eğer ekolojik çalışmalar yürütülüyorsa bu kadının güçlü ve bilinçli olmasındandır. Bir yerde kadın aktif ve özgür iradeye sahipse doğa için de mücadele yürütülüyor demektir” dedi.
Kadınlar direnişe öncülük ediyor
Türkiye’nin saldırılarının durdurulması için ekolojistlere çağrı yapan Viyan, “Burada çok ağır bir savaş yürütülüyor. Türkiye savaş kurallarına uymadan saldırıyor. Rojava’da ekolojik bir yaşam ve bir sistem inşa edilmek isteniyor. Ama savaş buna en büyük engel. Savaş burada verilen emekleri yakıp yıkıyor. Bunun için dünyanın her yerinden Rojava ile dayanışma içinde olunmalı” diye kaydetti. Kuzey ve Doğu Suriye halkının önce kendini sonra doğasını savunmak için direndiğini belirten Viyan, kadınların bir kez daha bu tarihi direnişe öncülük ettiğini söyledi.
Dünyadan yüzlerce ekolojist çağrı yapmıştı
Türkiye’den ve dünyadan birçok örgüt ile bilim insanları ve aktivistlerin yer aldığı yüzlerce kişi, geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin saldırılarına karşı Kuzey ve Doğu Suriye halkları ile dayanışma çağrısı yapmıştı. Dayanışma çağrısında, 108 uluslararası ekoloji örgütü ve 64 bilim insanının imzası yer almıştı.