Türk devleti ve çetelerinin saldırıları nedeniyle yaşadıkları köylerden göç etmek zorunda kalan Asuri kadınlar, direneceklerinin mesajını verdi: “Orada en güzel olan şey şu ki, Kürt, Arap, Asuri halkı beraber yaşıyor. Hakkımızı onlara bırakmayacağız. Ülkemizi yeniden inşa edeceğiz. DAİŞ’ten sonra nasıl kalktıysak yine öyle kalkacağız.” İşgalci Türk devletinin ve besleyip kolladığı DAİŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına saldırısı sonucu yüzlerce insan katledildi veya yaralandı, yüzbinlerce insan ise yerinden edildi. Göç edenler arasında, saldırılar nedeniyle köyleri büyük hasar gören Asuriler de var. Topraklarını terk etmek zorunda kalan Asuriler, kent merkezlerine gelerek buldukları güvenilir yerlere yerleşiyorlar. ‘Bu toprakların asıl sahipleriyiz’ Asuri kadınlardan Meryem Hirmoz, Til Cuma köyünden göç etmiş ve kent merkezine yerleşmiş. Saldırıdan önce yaşamlarının huzurlu bir şekilde sürdüğünü söyleyen Meryem Hirmoz, “Saldırılar gittikçe arttı ve biz yeni bir katliam daha yaşamamak için köyü terk ettik. DAİŞ saldırılarında Sêfo ve Simêl katliamlarını yaşamıştık. Aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz. Bu saldırılar bir an önce durmalı. Güzel haberler bekliyorum ama saldırılar devam ediyor. Halk olarak mutluyduk. Kış geliyor, çocuklarımız ne olacak? Kendimizden vazgeçtik, bir şekilde idare ediyoruz ama çocuklar ne olacak? Kendi toprağında göçebe olan başka hangi halk vardır? Kürtlerin bu yaşadığı hangi tarihte görülmüştür? Yaşam herkese helal bir bizlere mi haram? Kim veriyor bunun kararını? Türk devleti ve çeteleri toprağımızdan gitmeliler. Biz bu toprakların asıl sahipleriyiz” dedi. ‘Ülkemizi yeniden inşa edeceğiz’ Til Temir’ın doğup büyüdüğü yer olduğunu ifade eden Filora Şemûn ise, şunları söyledi: “Oradan uzak kalmak çok üzücü. Orada en güzel olan şey şu ki, Kürt, Arap, Asuri halkı beraber yaşıyorlar ve çok güzel bir renk çıkıyor ortaya. Ülkemizi yakan yıkan, toprağımızı işgal etmek isteyenlerden Allah ve Meryem razı olmasın. Hakkımızı onlara bırakmayacağız. Direneceğiz. Ülkemizi yeniden inşa edeceğiz. DAİŞ’ten sonra nasıl kalktıysak yine öyle kalkacağız. Barbarlara toprağımızı bırakmayacağız. Eskisinden daha güzel olacak her şey. Direnenler kazanacak, savaşçılarımız kazanacak.”   JINNEWS/HESEKÊ

Serêkaniyêli 5 aileye evini açan ana: Etle tırnak gibiyiz, korkmuyoruz

Serêkaniyê’den göç edenlerin birçoğu Hesekê’de okullara yerleştirilirken, barınak bulamayan birçok insana da Hesekê sakinleri kapılarını açtı. Şemsa Xelê de yerinden edilen 5 aileye kucak açtı. Biz zaten özgürüz Türk devletinin saldırı yöntemlerinin daha önce kendilerine saldıran DAİŞ çeteleriyle aynı olduğuna işaret eden Xelê, saldırılar sonucunda onca halkın yerinden edildiğini söyledi. Şemsa Xelê tepkisini şöyle ifade etti: “Okullarda yer kalmadı. Burada halk, göç eden aileleri evlerine aldı. Ben de 5 aileyi evime getirdim. Biz kimseden yardım istemiyoruz. Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok. Biz sadece Erdoğan ve çetesinin toprağımızı terk etmesini istiyoruz. Ne istiyorlar bizden? Önce kendi ülkesini kurtarsın. Bizim topraklarımız zaten özgür. Biz özgürüz. Aramızdaki birliği beraberliği bozmak istiyorlar ama bozamazlar. Kürt halkı etle tırnaktır. Ne et tırnağı bırakır ne de tırnak eti. Gücümüz ve irademizle Erdoğan ve çetesini toprağımızdan göndereceğiz. Topraklarımızı asla onlara bırakmayacağız. Çok uzak değil, yakın bir zamanda Serêkaniyê’ye yeniden gideceğiz.” Sırtımızı savaşçılarımıza dayadık İşlediği savaş suçlarından dolayı Erdoğan’ın hesap vereceğini ifade eden Xelê, şöyle devam etti: “Erdoğan bu suçların hesabını verecek. Herkes gözünü ve kulağını kapatmış sadece izliyor. Burada film oynamıyor. Kadınlar çocuklar katlediliyor. Kadınlar bilerek hedef alınıyor. DAİŞ zihniyetini tekrarlıyorlar. Bütün barbarlıkları hayata geçiriyorlar. Cenazelere işkence ettiler. Sadece Kürt kadınına değil, tüm kadınlara düşmanlar. Bütün dünya Êzîdî kadınlara neler yapıldığını gördü. Suriye ordusu halka yardım etmeye geldi ama fişek sesini duyunca arkasına bakmadan kaçtı gitti. QSD savaşçıları günlerdir toplara, tanklara karşı direniyor. Biz yardımlarını istemiyoruz, biz sırtımızı güçlü savaşçılarımıza dayadık. Başımız dik. Erdoğan ise uçaklarıyla güçlü. Uçakları olmasa savaşçılarımıza karşı 3 gün bile direnemezler. Biz ne uçaklarından ne de tanklarından korkuyoruz. Kanımızın son damlasına kadar savaşçılarımızın yanında olacağız.”