"Halkının büyük bir kesiminin ailelerine kast etmiş bir kişinin, bir gelecek inşa etmesi söz konusu değil!" Yok, bu sözler öyle tahmin ettiğiniz gibi AKP muhalifi biri tarafından sözlenen sözler değil! Tam tersine, AKP sözcüsü Ömer Çelik tarafından, söylenmiş sözler! Neymiş; Esad’lı geçiş olur mu olmaz mı sorusuna yanıt vermekteler.
Sanırsınız, hemen her gün bir çocuğun, bir gencin, bir kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşamıyoruz. Sanırsınız AKP’nin başındaki devlet, kentleri, ilçeleri ablukaya almıyor, evleri havan mermileriyle havaya uçurmuyor, ekmek almaya giden çocuklar vurulmuyor, 75 yaşındaki dedenin naaşı sokak ortasında günlerce kalmıyor!
Sanırsınız IŞİD canilerine karşı bedenini siper etmiş gençlerin cenazeleri aylardır ailelerine veriliyor da onlara bir de cenazenin teslimi acısı yaşatılmıyor! Rojava’da Aziz Güler’in cenazesinin başında bir baba bir aydır bekliyor! Bir anneye, evlat acısı yaşaması yetmezmiş gibi bir de cenazesine kavuşamamanın acısını yaşatıyorlar! Lanet olsun sizin insanlık anlayışınıza!
Sanırsınız son 9 ayda 63 sivil insan, özel harekatçı keskin nişancılarca katledilmemiş!
Sanırsınız Türkiye’nin başkentine canlı bombalar elerini kollarını sallayarak gelmemişler ve de 102 insanı katletmemişler. Sanırsınız bu ülkede barış savunucuları, gençler, çocuklar paramparça edilmemiş…
Bunun üzerine binlerce şey söylenebilir buradan lakin yerimiz yetmez…
Başbakan ne diyor Van mitinginde (bu arada halkın can güvenliği sağlanmadığı için HDP’nin mitinglerini iptal etmek zorunda kaldığı ülkeyi yönetenler onlar değilmiş gibi, pişkin pişkin kendi siyasal çalışmalarını yürütüyorla Seçim çalışmaları her zamanki gibi adil ve eşit koşularda yapılmıyor. Oysa ki hani "demokratik" ülkelerde hangi düşünceden olursa olsun siyasi partilerin örgütleme hakkı ve siyasal faaliyet yürütme hakkı vardı???): "Biz gidersek Toros’lar gelir!"
Ya bu nasıl bir tehdittir! Bu halk Toros marka araçlarla neler yaşandığını, evlatlarının nasıl kaçırılarak işkenceyle öldürüldüğünü gayet iyi biliyor. Dünya döndükçe de asla unutmayacaklar. Faili "meçhul" cinayetleri (aslında hiçbir zaman meçhul olmayan; sadece gizlenen failler…) hatırlatan bir söylemdir bu! Faillerin kendi iktidarları tarafından da korunduğu, tek bir adil yargılama yapılmadığı, toplu mezarların birer birer açılmasıyla artık mecbur kaldıkları için zoraki açılan birkaç davada da her gün bir dizi hukuk skandalının yaşandığı aşikar! Tek bir örnek vermek gerekirse; Cizre’de 91-93 arası 21 sivili öldürmekle yargılanan albay Cemal Temizöz hakkında beraat talep ediliyor! Diğerlerinde de aynı yol izleniyor veya davalar zamanaşımına uğruyor!
Oysa ki insanlığa karşı işlenen suçlar zamanaşımına uğramaz Sayın Başbakan!
Madem Beyaz Torosların bu halk için işkence, cinayet, insan kaçırmalar olduğunu biliyorsun da 13 yıldır kim iktidarda ki katiller dışarıda!!!
Tek biri hak etiği cezaya çarptırıldı mı? Bırakın cezalandırılmalarını; mahkeme önünde ifade bile vermiyorlar…Gizlice ara celselerde kendilerine özel duruşmalar yapılıyor; ölenlerin aileleriyle dahi yüzleştirilmiyorlar…
Bugünse sokaklarda TOMA’lar, tanklar, zırhlı araçlar ölüm kusuyorlar..
Yetmiyor cenazeleri sürükleyip işkence ediyorlar…
Senin o Beyaz Toroslarla gezdiklerini söylediğin adamlar, JİTEM üyesiydiler... Şimdi de HDP binaları yakılırken, insanlar Kürtçe konuştuğu için linç edilirken, Hacı Lokman’ın naaşına işkence edilirken, Kürtler öldürülürken bu insanlık dışı uygulamaları kendi sosyal medya adreslerinde yayımlayanlar da onlar! Üstelik hiç gizleme gereği de duymuyorlar… Kullandıkları adresin ismi de JİTEM!
Sahi siz hangi ülkenin başbakanıydınız??