Türk Başbakan'ın Dersim konusunda özür dilemesini önemli bulduklarını ama bunu gerçek bir mahiyete kavuşturulması gerektiğini söyleyen BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "O dönemki mantık ve zihniyet sürüyor" dedi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, dün partisinin Grup toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. BDP'nin grup toplantısına BDP ve Kürt siyaseti üzerindeki baskıları protesto etmek amacıyla aralarında ÖDP, SDP, ESP, EHP, EMEP, İKB, DİP, SP, Halkevleri, Sosyalist Gelecek, Kaldıraç, DHF, TÖ-PG gibi siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin genel başkanları ve temsilcileri katılarak destek verdi. Dersim Katliamı ve konuya ilişkin yürütülen tartışmaları öncelikle ele alan Demirtaş, tartışmaların "geçmişle yüzleşme, hakikatlerin ortaya çıkarılması" üzerinden yürütülmesini istedi. Demirtaş, resmi tarihin yalanlar üzerine kurulduğunu, bu yalan tarihle birkaç nesil yetiştiğini ve bunların bugün Türkiye'yi yönettiğini hatırlattı. "Özrün bir Başbakanın ağzından çıkmış olması elbette önemlidir" diyen Demirtaş, "Türkiye Meclisi, tartışmanın doğru bir rotaya oturması için tarihle yüzleşme ve hakikatleri ortaya çıkarma sorumluluğu ile yüz yüzedir. Parlamento kararıyla Sayın Başbakan'ın ağzından Meclis kürsüsünden özür dilenmesi gerekir. Doğru olan ritüel budur" dedi.
Başbakan'a da "Sadece bir siyasi partiyi sıkıştırmak adına bir atraksiyonda bulunmadıysan devletin bütün arvişlerini oluşturulacak hakikatler ve geçmişle yüzleşme komisyonuna ver" diye seslenen Demirtaş, komisyon önerilerinin 4 kez AKP tarafından reddedildiğini anımsattı. Demirtaş, "Sorumlu CHP mi AKP mi? İkisi de oradan çıkmıştır. Aynı geleneğin devamısınız, halef ve selefsiniz. Devleti yönetenlerin tamamı sorumludur. Bu, devletin yalan tarihinden vazgeçip geçmeyeceği meselesidir" diye konuştu.
Demirtaş, hakikatler komisyonunun yanı sıra Dersim adının iade edilmesi, Seyit Rıza'nın mezar yerinin açıklanmasına ilişkin bütün önerilerinin AKP tarafından reddedildiğini tekrarladı.
Demirtaş, katliam ve darbelerin tamamı; faili meçhul cinayetler, kontrgerilla yapılanmaların tümünün hesabının verilmesi gerektiğini belirterek, "Meseleye geniş çaplı bakıyoruz ve daha cesur olunması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
Bunları yapabilen bir hükümetin/devletin bugünkü siyasi soykırımdan vaçgeçmiş olacağını belirten Demirtaş, şu paralelliklere işaret etti: "Ogün yaşananlar, bugün de yaşatılıyor. Tek devlet,. tek millet adına Dersimliler fareler gibi öldürüldü. Bugün de aynı amaçla insanlar içeri dolduruluyor. Mantık aynı; 'tek dilden, tek milletten vazgeçmem' diyor. Alevilere ve Dersim'e yaklaşımı ortada. Dersim Katliamı dönemindeki zihniyet duruyor."
Geçmişte Dersim hakkında oluşturulan raporların bugün Kürt sorunu ve KCK operasyonları konusunda hazırlanan raporlara çok benzediğini belirten Demirtaş, "Biri Sri Lanka örneğini öneriyor diğeri içeri tıkamaktan bahsediyor. Yıl 1935, bugün 2011 aynı zihniyet. Dersim Kızılbaştır yok edilmesi gerekir diyordu dönemin raportörü, bugün de Zerdüşttür yok edilmesi gerekiyor diyor" şeklinde konuştu.

Tutuklananlarla aynı durumdayım
KCK operasyonlarını eleştiren ve "Bugün yaşananlar hukukla, yasayla izah edilemez" diyen Demirtaş, tutuklananların kendisiyle aynı durumda olduğunun altını çizdi. Demirtaş, "Ya biz de tutuklanacağız ya da onlar dışarı çıkacak. Bunun başka yolu yok" diye konuştu. Demirtaş, İstanbul'da 50 kişilik yönetimlerinden 48'nin tutuklandığını hatırlatarak, "Bu mantığa göre KCK dışarıda kalan 2 kişiyi yönetmek için 48 kişi atadı. Buna halkın inanmasını istiyorlar. KCK adına tutuklananların yüzde 99'unun bununla hiçbir alakası yok. Bununla alakası olmadığını, devlet ve hükümet iyi biliyor, çünkü onlar KCK'yi iyi tanıyorlar, onlarla görüşüyorlar" dedi. Demirtaş, şöyle konuştu: "Akıl hocaları 'son 30 yılın en büyük operasyonunu en başarılı operasyonunu yaptık' diyorlar. Yeminle en aptalca işi yaptılar. Sizden öncekiler daha akıllıydı, siz daha aptalca yapıyorsunuz. Siz KCK'liyi tutukladığınızı düşünüyorsunuz ama dışarıda binlerce KCK'li yarattınız. KCK diye anlattıkları da yalan yanlış. Gidin dağda KCK'yi anlatıyorlar, dinleyin, öğrenin. Kürtler ulus devletin kendisinden vazgeçmiş, bunlar tutmuş 'Kürtler paralel devlet kuruyor' diyor. Ya senin devletinin aslından vazgeçmiş, paralelini ne yapacak Kürtler?"

Avukatların listesi hazırdı

Avukatların tutuklanmasına yönelik tepkisini de dile getiren Demirtaş, avukatlarla ilgili soruşturmanın savcılık tarafından yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Polisin kendisi avukatın evini basıyor, arama yapıyor, dosya hazırlıyor. Savcı da savunmanızı yapıyorsanız yapın yoksa sizi tutaklarım diyor. Karar verilmiş, kimler tutuklanacak beli, ifadeye savunmaya gerek yok. İki savcı soruşturma yürütüyor, 17 savcı ifade alıyor. Bunların 15'nin dosyadan haberi yok. Çünkü karar önceden verilmiş, kimler tutuklanacak önceden belirlenmiş. Bunu nereden biliyoruz, Başbakan açık açık söyledi. Bir gün önceden listeleri hazırladılar" diye konuştu.

'Başardık' diye sevinenler

Yaşananlar karşısında "başardık" diye sevinenlere de 1990'lı yıllarda yaratılan korkuyu hatırlatarak, "Milletvekillerini karşılayacak kimse yoktu, sokağa kimse çıkamıyordu. O dönemin yöneticileri başardıklarını sanıyorlardı. Ama yanıldılar. Üstümüze nasıl gelirseniz gelin teslim olmayacağız. Bu ülkenin atmosferini bir günde değiştirebiliriz, barışa giden yolu açabiliriz. Bu kadar ince bir yoldayız. Tercih AKP'de, biz tercihimizi barıştan yana yaptık. Bugün yaptığımız zulme karşı direniştir. Zulme karşı direnmeyen onursuzdur. Cezaevleriniz taşsa bile halk hareketini durduramazsınız" şeklinde konuştu.
Demirtaş, 3 Aralık'ta Amed İstasyon Meydanı'nda yapacakları mitinge katılım çağrısı yaparak, "İçişleri Bakanı bunlar Diyarbakır'da miting yapacaktı ama 20 kişi toparlayamadıkları yapamadılar. Görüyorsunuz KCK operasyonları nasıl etkili olmuştur' demişti. Sanıyorum halkımız bu mesajı almıştır, göreceğiz bakalım KCK operasyonları etkili olmuş mu olmamış mı" diye konuştu.

MYK toplandı

Grup toplantısı ardından Demirtaş başkanlığında BDP Merkez Yürütme Kurulu toplandı. BDP Genel Merkezi binasında yapılan toplantıda, 'KCK operasyonları'na karşı siyasi ve hukuki olarak yapılacakların karara bağlanacağı belirtildi. Basına kapalı yapılan toplantıda ayrıca devam eden üyelik ve "kendimi ihbar ediyorum" kampanyalarının daha etkili hale getirilmesi için planlamaya gidileceği öğrenildi.

ANKARA