Redhack, Suriye muhalefetinden El Nusra örgütünün Türkiye’de eylem gerçekleştirilmesi için arabalara bomba düzeneği yerleştirdiğini iddia etti. Bu iddiayı yalanlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Kimse kafa bulandırmaya kalkışmamalı. Reyhanlı saldırısı faili meçhul değildir, failleri bellidir, yakalanmıştır. Kimse Reyhanlı saldırısının gerçek müsebbiblerini ve katillerini örtme çabası içine girmemelidir” demiş.

Sorabiliriz o zaman! Roboskî katliam faili de belli midir Davut? Neden konuşamıyorsun bu meseleyi?
**
AKP İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay, Yörük Şenliği’nde yaşanan elektrik kesintisini, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na dün AKP Aliağa İlçe Başkanlığı’nı ziyareti sırasında kameraların önünde ilginç bir üslupla paylaşmış. İl Başkanı Akay ve Bakan Eroğlu arasında önlerinde üç televizyon mikrofonunun açık olduğu bir ortamda şu diyalog geçti:
“İl Başkanı Akay: Buca Belediye Başkanı elektrikleri kesiyor. Afedersin, ’s......n gidin benim tesisimden’ diyor. Sizinle bir görüşmek istiyorlar.
Bakan Eroğlu: Tamam, biz en güzel mektubu şey yaparız. Ona da cezasını verelim. O tesis onaysızsa alalım elinden.
İl Başkanı Akay: Orman Bölge Müdürü ile görüşelim efendim.
Bakan Eroğlu: Siz cezaları alın. Derhal alalım elinden. Bu hareketi yaptığı için de cezalandıralım.
İl Başkanı Akay: Yapmış efendim telefon geldi oradan.
Bakan Eroğlu: Bana dilekçe versinler. Ben bu esnada iptal edeyim onun şeyini de, atayım…”
AKP’de işler ne güzel hal oluyor değil mi? Ceza, yaptırım, tehdit, şantaj, küfür… Adamların anayasası, dini imanı resmen ikiyüzlülük! Yani illa ki mikrofon açık kalmasına gerek yok…
**
TBMM Çözüm Sürecini Değerlendirme Komisyonu’nun AKP’li üyesi Afyon Milletvekili Halil Ürün, “Suç işleyen PKK’li ile suç işlemeyeni ayıramayız. Adam tövbe ettiyse normal hayatına devam eder gider” demiş.
Bu yüksek zeka ürünü “tövbe formülü” için Halil’e ne kadar teşekkür etsek azdır. Her şeyi geçtim, bu adamın “çözüm süreci değerlendirme komisyonunda” işi ne arkadaş! Gönderin Eyüp Cami’ye. Orada işe başlasın…
**
Cumhuriyet kurumlarından biri olarak bilinen ve neredeyse Cumhuriyetle yaşıt olan yatılı bölge okulu, yani eski adıyla YİBO yeni adıyla YBO’lar kapatılıyor. Hükümet, YBO’ların kapatılması kararı aldı ve bu konuda çalışma başlatıldı. Kapatma kararının altında iki gerekçe öne sürülüyor. Bunlardan ilki güvenlik. Buna göre, devletin güvenlik birimleri özellikle Kürdistan’da ki yatılı okullardaki örgütlenme ve propagandaya dikkat çekmiş. İkincisi de Erdoğan’ın ısrarla üzerinde durduğu ‘aile’ meselesi olarak gösteriliyor. Erdoğan’ın küçük yaştaki çocukların anne ve babalarıyla kalarak eğitim hayatlarını sürdürmesi için gerekenlerin yapılmasını istediği belirtiliyor.
İnsanın ayy canımm diyesi geliyor. Öncelikle ilk sebep cemaat-AKP kavgasıdır. Cemaat için muazzam bir örgütlenme alanı olan YİBO’lara bir darbe, ön kesme çalımıdır. İkincisi de aileden dolayı olsa Erdoğan “çoluk çocuk” demeden katliam emrini veren adam olmayacaktı değil mi? YİBO’lar kapatılır yerine başka bişi tesis edilir. Bu bir resmi politikadır. Asimilasyon yeni sürece göre şekil değiştiriyor. Hepsi bu…
**
Bülent Arınç ve Fethullah Gülen buluştu! Peki bu buluşmada 5 ton gözyaşı döküldüğünü biliyor muydunuz?