OHAL’den yararlanarak KHK’yle kapatılan, binaları mühürlenen ve mallarına el konulan 23 yayın organı içerisinde yer alan İMC TV, Hayatın Sesi TV ve TV10’da 5 milyon TL’lik malzemeye el konuldu. Kapatılan onlarca basın kurumuyla gasp edilen mülklerin trilyonlarca lirayı bulduğu tahmin ediliyor. 15 Temmuz’dan bu yana kapatılan medya kuruluşlarıyla işsiz kalan basın emekçisi sayısı 10 bini aştı.
15 Temmuz darbe girişimini ‘Allah’ın lütfu’ olarak gören Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla muhaliflere yönelik darbe operasyonu öğretmenlerin açığa alınmasıyla başladı. Eğitim Sen üyesi 10 bini aşkın öğretmen görevden alındı. Ardından 24 DBP’li belediyeye kayyum atandı; kısa sürede sayı 31’e ulaştı. Son hedef ise muhaliflerin sesi olan basın yayın kurumları oldu. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirelen MGK toplantısı ardından Başbakanlık emriyle aralarında Zarok TV, İMC TV, Jîyan TV, TV10, Hayatın Sesi TV, Van TV ile Özgür Radyo ve Yön Radyo’nun da bulunduğu 12 televizyon ve 11 radyo kanalı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) marifetiyle kapatıldı.

Onlarca basın kurumu
Basın ve ifade özgürlüğüne büyük darbe olarak değerlendirilen karartmalar, işsiz kalan basın çalışanları bilançosunu da ağırlaştı. Son kapatılan televizyon kanallarının yöneticilerinin verdiği bilgiye göre; TV10’da 50, Hayatın Sesi TV’de 28, İMC TV’de 120, Van TV’de 35, Zarok TV’de 20, Azadî TV’de 30 kişi işsiz kaldı.
20 Temmuz’da ilan edilen OHAL ardından çıkarılan KHK ile  Gülen Cemaati’yle ilişkili oldukları gerekçesiyle 3 haber ajansı, 16 televizyon, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı kapatılmıştı.

3 ayda 3 bin gazeteci
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve DİSK Basın İş tarafından 9 Eylül’de yapılan açıklamada 2 bin 308 olduğu açıklanan kapatmalardan dolayı işsiz kalan basın sektörü çalışanı sayısı TGC’nin verilerine göre 29 Eylül itibarıyla 2 bin 500’e ulaşmıştı. 
DİSK Basın İş Başkanı ve aynı zamanda IMC TV Haber Koordinatörü olan Faruk Eren, son olarak kapatılan TV ve radyolarla birlikte 15 Temmuz’dan sonra işsiz kalan basın çalışanı sayısının 3 bini aştığını söyledi.
 
Basın sektörünün 3’te biri işsiz
TUİK rakamlarına göre 7 bin gazetecinin işsiz olduğu Türkiye’de 15 Temmuz’dan bu yana kapatılan medya kuruluşlarıyla bu sayı 10 bini aştı. Bu da yaklaşık 30 bin kişiyi istihdam eden basın iş kolu çalışanlarının üçte birinin işsiz olduğu anlamına geliyor. 
TGS’ye göre 15 Temmuz darbe girişi ardından 100’den fazla gazeteci tutuklandı, 115 gazetecinin sürekli kartı, 660 gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi.

Muhalif gazeteler hedef

Faruk Eren, Basın İlan Kurumunun gazetelerin çalışanlarına Terörle Mücadele Kanunu kapsamında dava açılan isimlerin işine son verilmemesi hâlinde ilanların kesilmesine olanak sağlayan yönetmelikteki değişikliğin de bilançoyu ağırlaştıracağının altını çizdi. Yönetmenlikte yapılan değişiklik ile hükümetin Evrensel, Cumhuriyet ve Azadiya Welat gibi muhalif gazeteleri hedef aldığını belirten Eren, “Bu yönetmelik benden olmayan herkes işsiz kalsın anlamını taşıyor” dedi. Eren, muhalif basına yönelik maddi saldırıların genişleyeceğini ifade etti.
3 TV’de 5 milyon TL
KHK’yle kapatılan televizyon ve radyolar mühürlenmekle kalmadı, malvarlıklarına da el konuldu. Geçtiğimiz günlerde karartılan Hayatın Sesi, TV10 ve IMC TV’nin mallarına da el konularak, TRT’nin kullanımına devredildi. Kanal yöneticilerinin verdiği bilgiye göre, 3 TV kanalının, server, reji sistemi, stüdyo ve kameralarına el konulmasıyla yaklaşık 5 milyon TL’lik bir mali kayıp yaşandı. El konulan, kapatılan, basın kurumlarının sayısı göz önünde bulundurduğunda gasp edilen varlıkların trilyonlarca lirayı bulduğu tahmin ediliyor. Basın sektöründe muhalif kanallara ev sahipliği yapan iş insanları da iflasın eşiğine getirildi. 


HRW Eleştirel haberciliğin sonu

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye’deki muhalif televizyon ve radyoların kapatılmasını “eleştirel habercilik yapmanın sonu” olarak değerlendirdi.
HRW, OHAL sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) hükümete muhalif 23 televizyon ve radyonun kapatılmasına ilişkin bir mesaj yayınladı. Hükümetin 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgisi olmayan muhalifleri susturmak için OHAL’i fırsata çevirmesinden duydukları endişeyi paylaşan HRW Türkiye direktörü Emma Sinclair-Webb, açıklamada şunları kaydetti: “Kürt, Alevi ve muhalif partileri destekleyen radyo ve televizyon kanallarının kapatılması, eski günlere geri dönüldüğünü ve hükümetin kendi dışındaki televizyon ve radyolardan haber geçilmesini istemediğini gösteriyor.”

Ekranı karartılan TV’lerden İMC TV’nin zaten Türksat uydusundan daha önce düşürüldüğünü hatırlatan Sinclair-Webb, “İMC TV, Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ve güneydoğudaki çatışmalarla ilgili haberleri gösteren en önemli televizyon kanallarından biri olarak önemli bir rol oynamıştır. Medyaya dönük bu sansür, Türkiye’deki kritik gelişmeler hakkında kamuoyunun doğru habere ulaşmalarından mahrum bırakmaktır” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ