Trump ‘Prens ortağım, dağılın’ diyor
R.Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türk devlet yöneticileri, 2 Ekim’de İstanbul Suudi Arabistan Baskonsolosluğu’nda öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı rant kapısına dönüştürmek isterken, ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’ın ABD’nin ‘sarsılmaz’ ortağı olmaya sürdüreceğini söyledi.
Trump’ın bu açıklaması, Kaşıkçı olayından yararlanarak Suudi Arabistan ve ABD’den taviz koparmak isteyen Türkiye’ye de aynı zamanda bir cevap niteliği taşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada Kaşıkçı’nın öldürülmesinin korkunç bir olay olduğunu ancak ABD’nin rekor miktarda yatırım ve ticaret anlaşması yaptığı Suudi Arabistan’ın sarsılmaz bir ortağı olmayı sürdüreceğini söyledi.
Belki biliyor, belki bilmiyor
Trump yazılı açıklamasında, Cemal Kaşıkçı cinayeti hakkında “İstihbarat servislerimiz tüm bilgileri değerlendirmeye devam ediyor” dedi. Trump “Veliaht Prens Salman bin Muhammed bu trajik olaydan haberdar olma ihtimali var. Belki biliyordu belki bilmiyordu” ifadelerini kullandı. Donald Trump, “korkunç bir suç” olarak nitelediği Kaşıkçı cinayetinin arkasındaki gerçeklerin hiçbir zaman öğrenilemeyebileceğini de belirtti.
Suudi Arabistan’ın “İran’a karşı mücadelede büyük bir müttefik” olduğunu söyleyen Trump, “Kendi çıkarlarımız, İsrail ve bölgedeki tüm partnerlerimizin çıkarları için ABD Suudi Arabistan’ın sarsılmaz bir ortağı olmaya devam etmek istiyor” dedi ve ekledi: “Suudi Arabistan’a geçen yıl düzenlediğim gezide büyük pazarlıklar sonucu ABD’ye 450 milyar dolar yatırım yapmaya ikna oldular. Bu rekor büyüklükte bir para. Bu paranın 110 milyar doları Boeing, Lockheed Martin ve Ratheon gibi büyük ABD savunma şirketlerinden yapılacak olan askeri alımlar. Bu sözleşmeleri iptal etmek aptallık olur, bundan en fazla Çin ve Rusya yararlanır. Onlara doğrudan verdiğimiz bir hediye olur.”
Çin, Rusya ve BM’nin Kaşıkçı olayı karşısında sessizliği düşünüldüğünde Suudi Arabistan için en büyük risk, ABD Kongresi’nde aleyhine çıkabilecek olası bir yaptırım kararıdır. Bu konu zaman zaman basına da yansıyor.
ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi liderleri Trump yönetiminden, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’ın Kaşıkçı cinayetinden sorumlu olup olmadığını araştırmasını talep etmişti.
Cumhuriyetçi senatör Bob Corker ve Demokrat senatör Bob Mendenez, Trump’a bir mektup göndererek, Veliaht Prens’in bu olayda rolü olup olmadığının incelenmesini istemişti.
Trump’ın açıklaması biraz da bu durumu gözönünde bulunduran bir açıklama: “ABD Kongresi’nde farklı düşünenler olduğunu biliyorum. Bana sunulan fikirleri değerlendirmeye alırım fakat yalnızca Amerika’nın güvenliği ile tutarlılarsa.”
Türkiye, Kaşıkçı’yı ranta çevirmek istiyor
Cinayetin meydana geldiği 2 Ekim’in hemen ardından AKP’li yöneticilerin bu cinayetteki rolü de sorgulanır hale geldi.
Cinayetin hem ardından AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Haber Türk’e yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Bir ay kadar önce görüşmüştük. Bana, Suud vatandaşlarına yönelik yapılabilecek operasyonlardan endişelerinden bahsetmişti.
Türkiye’de yapılamayacağına dair ifadeleri olmuştu. Türkiye’de bu tip operasyonlar yapamayacaklarına dair güven duyuyordu. Kendisiyle ilgili böyle bir durum olduğunu tam olarak ifade etmemişti. Ben de kendisine yardımcı olabileceği yönünde ifadem olmuştu.”
Olayın hemen ardından, havuz medyası cinayetlere ilişkin bilgileri hemen piyasaya pompaladı. Hem Aktay’ın ifadeleri hem de AKP medyasının haberleri, Kaşıkçı’nın konsolosluğa yönlendirildiğini ortaya koyuyordu.
AKP yönetimindeki Türk devletinin bu olayda hedef tahtasına koyduğu ise daha çok Suudi Veliaht Prens Salman bin Muhammed.
Suudi Arabistan’da etkin bir yönetici pozisyonda olan geleceğin Suudi Kralı Veliaht Prens, Katar ve Suriye politikalarında Türkiye ile sorunlu. Türk-Suudi ilişkilerindeki gerginlik zaman zaman ortaya da çıkıyor. Erdoğan ve AKP’li yetkililer, Kaşıkçı olayı ile birlikte Veliaht Prensi köşeye sıkıştırıp taviz koparmak ve mümkün olursa ekarte etmek istiyor. Başlangıçta Suudi Arabistan’ı köşeye sıkıştırma görevi, AKP medyası ve daha düşük profilli AKP’li yöneticilerindi.
Erdoğan, ilk önceleri olaya çok fazla müdahil olmuyordu. Açıklamalarında Veliaht Prens ile ilgili bir şey söylemiyor, mevcut Kral Salman’ın ise cinayette her hangi bir rolünün olmadığını dillendiriyordu. Ancak, son dönemlerde Erdoğan ve Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Kaşıkçı olayını daha fazla dillendirilmesindehem Suudi Arabistan hem de ABD’den istediği tavizi koparamaması yatıyor. HABER MERKEZİ