ABD Temsilciler Meclisi “Görevi kötüye kullanma” ve “Kongre’de soruşturmayı engellemeye çalışma” suçlarından Trump’ı, ABD Senatosu’na havale etti. Senato’ndan bir azil kararı beklenmiyor. Trump, bu pozisyonda olan ABD’nin üçüncü başkanı.

Sürekli işlediği skandallarla gündeme gelen ABD Başkanı Donald Trump, ABD Senatosu’na azledilmesi için sevkedilen üçüncü başkan olarak ABD tarihinde yerini aldı.

ABD Temsilciler Meclisi, “görevini suistimal etmek” ve “Kongre’de soruşturmayı engellemeye çalışmakla” suçlanan Trump’ın Senato’da yargılanmasına, oy çokluğuyla karar verdi.

Trump’ı Senato’ya ifade vermeye mahkum eden suçlamalardan “Görevi kötüye kullanma” maddesi Temsilciler Meclisi’ndeki 197 milletvekili tarafından reddedilirken, 230 milletvekili tarafından onaylandı. Trump hakkındaki diğer suçlama olan “Kongre’nin işleyişini engellemek” maddesine ise 229 milletvekili onay verirken, 198 milletvekili ret oyu kullandı.

İki Demokrat üye her iki madde için hayır oyu verirken, bir Demokrat üye de  “Kongre’nin işleyişini engellemek” maddesine karşı ret oyu kullandı. Cumhuriyetçiler her iki maddeye de toplu olarak ret oyu kullandı.

Donald Trump Senato’ya sevk edildi

ABD’de azil talebiyle suçlanan üçüncü başkan olan Trump, kararı “Hiç bir suç yokken azil kararı verilen ilk insanım” sözleriyle eleştirdi. Senato’nun Trump’la ilgili oturumunu ocak ayında yapması bekleniyor.

Pelosi: Trump ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, çarşamba günü oturumun açılışında yaptığı konuşmada Başkan Trump’ı, ABD ve ülkenin demokrasisi açısından bir tehdit olarak niteledi. “Büyük bir üzüntü” ile oturumu açtığını belirten Pelosi ancak “Eğer şimdi harekete geçmezsek, görevimizi ihmal etmiş oluruz” şeklinde konuştu.

Trump’ın “sorumsuzca eylemlerinin” azil sürecini başlatmaya neden olduğunu belirten Demokrat siyasetçi, “Bize başka bir seçenek bırakmadı” ifadesini kullanmıştı.

Pelosi sözlerini “Başkan’ın ulusal güvenliğimiz, seçimlerimizin bütünlüğü, demokrasimizin temeli açısından tehdit oluşturduğu bir gerçek” şeklinde sürdürdü. Trump’ın kişisel çıkarı için görevini suistimal ettiğini belirten Pelosi, Kongre’nin soruşturma başlatmasını engellemeye çalıştığını da söyledi.

Pelosi, Başkan Trump’ın “yasaların üstünde duruyormuş gibi davrandığını” sözlerine ekledi.

Trump’a destek veren Cumhuriyetçiler ise azil sürecini eleştirdi. Oturumda söz alan Temsilciler Meclisi Hukuk Komitesi Başkanı Doug Collins, bu azil sürecinin varsayımlara dayandığını, adil olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.

Azil soruşturması Ukrayna’ya dayanıyor

Trump’a yönelik suçlamaların odağında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Selenski ile 25 Temmuz tarihinde yaptığı telefon görüşmesi yer alıyor.

Trump’ın, Ukrayna’ya askeri yardım karşılığında Amerika’da 2020 yılında yapılacak başkanlık seçimlerinde Demokratlar’dan olası rakibi Joe Biden ve oğlu hakkında soruşturma açılması için Selenski’ye baskı yaptığı belirtiliyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir istihbarat görevlisinin şikayeti üzerine telefon görüşmesinin ayrıntıları ortaya çıkmış, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi de 24 Eylül’de Trump’a yönelik azil soruşturmasının başlatıldığını duyurmuştu.

Görevden azli beklenmiyor

Trump’ın azil süreci hakkındaki oylamanın kabul edilmesiyle birlikte Temsilciler Meclisi’nden çıkıp, Senato’nun önüne geldi. Ancak, baskın düşünce ve tahmin Trump’ın Senato’daki oylamada azlinin gerçekleşmeyeceği yönünde. Zira görevden almak için nihai kararın verileceği Senato’da çoğunluk, Trump’ın partisi Cumhuriyetçiler’de.

Azil süreci kapsamında Senato bir mahkeme işlevi görecek.  Ocak ayında başlayacak olan davada yüksek yargıç John Roberts mahkeme başkanlığını üstlenecek. Senatörlerin jüri ve Temsilciler Meclisi’nden üyelerin davacı işlevi göreceği davada, Trump’ın avukatları savunma yapacak. 100 kişilik ABD Kongresi’nin üst  kanadı olan Senato’da Trump’ın görevden azledilmesi için üyelerin üçte ikisinin oyu gerekiyor.

Bunun için Demokratlar’ın yanı sıra en az 20 Cumhuriyetçi üyenin daha Başkan’ın azledilmesi yönünde oy kullanması şart. Ancak Cumhuriyetçiler Trump’a destek verdiği için bu mümkün görünmüyor. Cumhuriyetçilerin Senato’daki lideri Mitch McConnell, Temsilciler Meclisi’ndeki oylama öncesinde Fox News kanalına yaptığı açıklamada “Başkanın görevinden azledilmesinin imkanının bulunmadığını” vurguladı.

Buna rağmen, hakkında başlatılan azil soruşturması Trump’ın başkanlığına büyük bir soru işareti oluşturdu. Önümüzdeki yıl Kasım ayında yapılacak ABD seçimlerinde bu yargılama Trump ve partisi Cumhuriyetçiler için oldukça önemli olacak.

Trump, ABD tarihinde hakkında azil soruşturması başlatılan üçüncü başkan oldu. Hükümet üyelerinin belirlenmesinde Kongre’yi dikkate almadığı gerekçesiyle 1868 yılında Andrew Johnson’un, stajyeri Monica Lewinsky ile ilişkisini gizlemeye çalıştığı gerekçesiyle 1998 yılında da Bill Clinton’ın görevinden azledilmesi istenmiş, ancak her iki azil talebi de Senato’da kabul edilmemişti.  Watergate skandalı nedeniyle 1974 yılında Richard Nixon hakkında da azil soruşturması gündeme gelmiş ancak görevinden istifa etmesi nedeniyle buna gerek kalmamıştı.

Trump teflonla kaplanmış gibi

Alman basınında Trump’ın azil süreci öne çıkan gündemler arasında bulunuyor.

Volksstimme gazetesi, hakkındaki azil süreci Senato’ya havale edilen Başkan Donald Trump hakkında şu yorumu yapıyor:

“Donald Trump’ın, muhalefetteki Demokratların lideri Nancy Pelosi’ye yönelik yazılı saldırısı utanmazlıktır. ABD’de siyasi adabın çürüme süreci bir kez daha, devletin birinci adamı tarafından zirveye taşınıyor. Hem de Trump’ın, ‘azil haçlı seferi’ ve ‘Amerikan demokrasisine karşı açık bir savaş’ ifadelerini kullanarak gerçeği ters yüz etmesiyle. Oysa başkanlığının başından beri demokrasi kurallarının içini boşaltmak ve her türlü denetimden kaçmak için elinden geleni ardına koymayan kendi idi. İster seks skandalı, isterse Ukrayna vakası olsun, Trump her türlü rezilliğinin üstesinden gelmeyi başardı.”

Märkische Oderzeitung (MOZ) ise şu yorumu yaptı: “Tüm bu yaşananlar Trump’ın seçmenler nezdindeki popülaritesini zerre kadar etkilemiyor. Onu onaylayanların oranı belki çok yüksek değil ama sağlam bir destekçi kitlesi var. Cumhuriyetçilerin önde gelen isimleri de, bu durum değişmediği sürece, her ne kadar onu görgüsüz biri olarak görseler de desteklerini esirgemeyecek. Hiçbir şey, hayır son üç yılda yaşanan ve Trump hakkında duyulan hiçbir şey onu etkilemedi. O telefon görüşmeleri, o skandallar… Her şey, sanki teflonla kaplıymış gibi bu adamın üzerinden kayıp gidiyor.”

 

 HABER MERKEZİ