Kuzey Kürdistan ve Türkiye dağlarında mevzilenen gerillalar 8 Mayıs tarihinden beri yürüyüş halinde. 14 Mayıs tarihinde ilk gerilla grubu sınırı geçerek gerilla denetimindeki Medya Savunma Alanları’na ulaşmıştı. Aradan geçen bir aylık zaman diliminde değişik sayıda 30’un üzerinde grup daha Medya Savunma Alanları’na sağlam bir şekilde geçiş yaptı. Medya Savunma Alanları’nda bulunan gerillalar tarafından hazırlanan kamplara yerleşerek yol yorgunluğunu aşmaya çalışan Demokratik Çözüm Yürüyüşçüsü gerillalar süreci de yakından takip ediyor. HPG komutanlarının kendileriyle yaptıkları toplantılarda yol hatları ve ordu hareketliliği hakkında bilgi veren gerillalar, süreç hakkındaki endişe ve kaygılarını da paylaşıyor.


Gayri nizami birlikler

Türk ordusunun kapsamlı operasyonlar düzenlemediği bilgisini veren gerillalar, buna karşın gayri nizami grup ve birliklerin arazide sürekli hareket halinde bulunduğunu belirtiyor. Gerilla kamp ve noktalarında arama ve tarama faaliyeti sürdürüldüğü bilgisini veren gerillalar, bu birliklerin gerillaların geçiş hatlarında da sürekli pusu attıklarını kaydediyor. Bu birliklerin aynı zamanda gerilla alanlarına yakın mesafelerde bulunan köy, yayla ve mezralarda gerilla gruplarının yerleri, sayıları, hareket tarzları ve kullandıkları yol hatları hakkında halktan istihbarat topladıkları belirtiliyor.

Uçaklar hareket halinde

Savaş sürecinde Türk ordusunun operasyon faaliyetlerinin merkezinde yer alan İnsansız Hava Araçları gerillaların 23 Mart’ta ilan ettiği ateşkes ardından neredeyse tek bir gün dahi durmadan keşif faaliyetlerine devam ediyor. Kuzey Kürdistan sınırları içinde bulunan tüm gerilla alanlarında keşif faaliyeti yürüten İHA’lara ek olarak helikopterler de keşif amaçlı uçuşlar yapıyor.
Gerilla kaynaklarında edindiğimiz bilgilere göre 8-12 Haziran günleri arasında özellikle Bingöl, Muş ve Bitlis il sınırları içinde bulunan gerilla alanlarında, yine Medya Savunma Alanları’na bağlı Gare, Kandil, Zap, Metina ve Haftanin alanlarında Türk ordusuna bağlı İHA’ların yoğun keşif faaliyetleri yürüttü.
Bunun yanında gerillalar son süreçlerde artan savaş uçağı trafiğine de dikkat çekiliyor. Hem Kuzey hem de Güney alanlarında İHA’ların keşif faaliyetlerinde son haftalarda gözle görülür bir artış yaşandığına dikkat çeken gerillalar, savaş uçaklarının da sık sık alçak uçuşlar yaptığını, bunun açık bir tehdit içerdiğini belirtiyor.

Çatışmaya zemin yaratıyorlar
Türk ordusunun hareketleri bunlarla sınırlı değil. 3 Haziran günü Şırnak’ın Uludere sınır hattının Güney tarafında bulunan Deriye Dawetiya alanında yaşanan çatışma Türk ordusunun sınır hattını tahkim etme hedefinin bir sonucu. Alanda bulunan gerillalar, çatışmaya neden olan bu girişimin arka planı hakkında da bilgiler verdi. Mart ayının ortalarında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi açıklamasından iki gün sonra Türk ordusuna bağlı birliklerin Deriye Dawetiya alanında bulunan bir tepeyi ele geçirmek için harekete geçtiğini, fakat gerillaların savunmaya geçmesiyle bu girişimden vazgeçildiği belirtildi.

Yeni karakol inşası
Sınır hatlarındaki yeni karakol yapımları ve Kuzey Kürdistan’daki gerilla alanları arasındaki geçiş hatlarında korucular ve askerler tarafından tutulan stratejik tepelerin varlığı da Türk ordusunun geri çekilme sürecine dayattığı tehlikeli girişimler olarak değerlendiriliyor. HPG Anakarargah Komutanlığı tarafından 4 Haziran günü yapılan açıklamada Türk ordusunun bu girişimleri değerlendirme konusu olmuş ve “Türk ordusu provokatif ve saldırgan tutumlarıyla gidişatı olumsuz etkilediği gibi çatışmalara da kapı aralamaktadır” tespitinde bulunulmuştu.

Taksim için ne dediler?
Gerillaların Güney Kürdistan’a çekilişi tamamlanmak üzere olmasına rağmen AKP Hükümeti'nin gerginlik siyasetini tırmandırması gerillalar tarafından dikkatle izleniyor. Türk ordusunun bu hareketlerini örnek olarak gösteren gerillalar, Türkiye toplumuna yönelik baskı ve sindirme politikalarının da bu yaklaşımla yakından bağlantılı olduğunu düşünüyor.
Sürecin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatıldığını, AKP’nin bu sürece hazırlıksız yakalanmakla birlikte kendi iktidarı için bir fırsat kapısına çevirmeye çalıştığını düşünen gerillalar, somut adımların kısa sürede atılmaması durumunda sürecin tehlikeye gireceğinde hemfikir. Gerillalar, her türlü olasılığı öngörerek tedbirli davrandıklarını ifade ediyor. Fakat kaygılarını da gizlemiyor.
Gerillalar AKP’nin Taksim Gezi Parkı direnişine yönelik tavır ve yaklaşımlarında açığa çıkan gerginliği arttırıcı, toplum içi çatışmaları körükleyici politik duruşun da AKP’nin hazırlıksız yakalandığı süreçten çıkış için zaman kazanma girişimi olduğunu düşünüyor.


SİNAN CUDİ/ANF/BEHDİNAN