Musul operasyonuna dair hazırlıklar tartışmaların gölgesinde devam ediyor. Ankara ve Bağdat arasındaki kriz sürüyor; ABD devrede, tarafları uzlaşmaya ikna etmeye çalışıyor. Operasyona artık günler kalmışken, Musul pazarlıkları restleşmeler eşliğinde yoğun bir şekilde devam ediyor. Yazarımız Selahattin Erdem’in de pazartesi günkü köşesinde belirttiği gibi: "DAİŞ’ten sonra Musul’un kimin eline geçeceği konusunda tarihin en büyük paylaşım mücadelesi yürütülüyor. Bu pazarlığın merkezinde de Musul’da Kürtlerin etkili olmaması çabası bulunuyor. Bu çabayı da Kürdü inkar ve imha siyasetini birinci derecede yürüten Türk ulus-devlet faşizmi sürdürüyor."

Türkiye’nin hedefi ne?
Türk devletinin planı; Kürtler ile Şiileri devre dışı bırakarak kendisine bağlı Sünni grupların bölgeye hakim olmasını sağlamak. Plan, 1920’li yıllarda Musul’un Kürtsüzleştirilmesiyle sonuçlanan dönemi hatırlatıyor. Şu anda Türk hükümetinin ‘Musul'un demografik yapısının bozulmasına izin vermeyeceğiz’ çıkışlarının altında da o dönemin kirli stratejileri yatıyor. Erdoğan rejimi benzer bir politikayı günümüzde de uygulamaya koymak istiyor. Kürtlere karşı işbirliği yaptığı DAİŞ’in yerine (kendisine bağlı ve özünde DAİŞ’ten hiçbir farkı olmayan) Sünni Arap güçlerin yerleştirilmesi için Başika’dan çıkmamakta ve Musul harekatına katılmakta ısrar ediyor.  Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başika’daki Türk askerlerin de ‘Musul’u kurtarma operasyonuna katılacağını oynayacağını’ söylüyor ve ‘Kimse bunu yapmamızı önleyemez’ diyor.

Irak da ABD de Türkiye’yi Musul’da istemiyor
Ancak Irak da ABD de Türkiye’yi Musul’da istemiyor. Bunu her fırsatta da açık bir şekilde dile getiriyorlar. Türkiye’nin operasyona katılması için Irak hükümetinden resmi davet alması gerekir. Ancak böyle bir davet ortada yok, yapılması da beklenmiyor.

Basra’da Türkiye karşıtı gösteri

Bölgedeki nüfuzunu artırmak isteyen Türkiye’nin Başika’daki varlığı Irak’ta tepkiye neden oluyor. Hem hükümet hem parlamento hem de halk Türk askerinin bir an önce Irak’ı terk etmesini istiyor. Türk askerinin Başika’daki varlığını protesto eden bir grup Iraklı dün Basra kentinde protesto gösterisi düzenleyip Türk bayrağı yırttı.

Abadi geri adım atmıyor

Irak’ın Şii Başbakanı Haydar El Abadi de Türk askerinin topraklarından çıkarılması hususunda kararlı olduklarını bir kez daha açıkladı. Aşura münasebeti nedeniyle ziyaret ettiği Kerbela'daki İmam Hüseyin Türbesi'nde konuşan Abadi, Irak'taki Türk askeri varlığına yönelik karşıt açıklamalarını sürdürdü. Türk askerinin Irak'ta bulunmasının, DAİŞ’le savaşta kendilerine engel olduğunun altını yeniden çizen Abadi, "Musul'un kurtarılması operasyonun içinde Türk askeri yoktur ve katılmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

Barzani hariç herkes karşı
Irak Meclisi’nde grubu bulunan Goran hareketi, YNK ile Kanun Devleti milletvekilleri ile kimi KDP’li vekiller de Başbakan Abadi’yi destek veriyor. Halihazırda Irak Parlamentosu, "işgalci" ilan ettiği Türk askerinin Başika ve Irak’ın tamamından çıkarılması için uluslararası girişimlerini de sürdürüyor. Konu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşınmış durumda.

Muhalefet Barzani’yi ihanetle suçluyor

KDP Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye arka çıkması ve TSK’nin Başika’da konuşlandırılmasına izin vermesi de tepki topluyor. Barzani’nin ABD ile Bağdat’ın vetosunu aşamayan Türkiye’yi Musul operasyonuna davet edeceğine dair bilgiler de tepkinin büyümesine neden oluyor.
Goran Hareketi Ulusal Konseyi üyesi Çalaki Mihendiz AKP ile yakın işbirliği içinde olan Mesud Barzani’ye tepki göstererek Türk askerlerinin Güney’de kalmasına izin verilmesinin "vatana ihanet" olduğunu söylemişti.

‘Yargılanmalı’ diyen de var

Kanun Devleti Milletvekili Dr. Adnan Esedi ise bir adım daha ileri giderek Türk askerinin Irak topraklarına girmesinde rolü olanların "vatana ihanet" suçundan yargılanmasını istedi. Dün RojNews’te çıkan demecinde Esedi, "Türk askerlerinin Musul operasyonuna katılmasına hiçbir şekilde izin verilmeyecektir. Güçlerini bir an önce geri çekmeli ve özür dilemelidirler" dedi.

KDP içinden de tepki yükseliyor

Barzani’nin partisi KDP içinden de Türk askerinin Başika’dan çıkarılması ve Musul harekatına alınmaması gerektiğini düşünen parlamenterler mevcut. 4 Ekim’de Irak Parlamentosu’ndaki oylamada Türk askerinin Başika’dan çıkarılması için "evet" oyu kullanan KDP Milletvekili Şaxewan Abdullah da "Türkiye, Bağdat'ın onayını almadan Musul operasyonuna katılamaz, buna hakkı yok" dedi.

Türkiye’nin derdi demografik yapıyı değiştirmek

Fırat Haber Ajansı'na (ANF) konuşan Abdullah, Türkiye’nin derdinin Musul’u DAİŞ’ten kurtarmak olmadığına dikkat çekti. Abdullah’a göre Musul operasyonuna katılmak isteyen Türk devletinin asıl amacı Şii nüfusun yoğun yaşadığı Tel Afer’i Türkmenlerin denetimindeki bir il statüsüne kavuşturmak.
Türkiye’nin Musul üzerinden Kürt güçlerin elindeki Şengal Dağı'nı işgal ederek, Rojava-Başur sınırını kontrol altına almayı amaçladığı da konuşuluyor.

Ankara destekliSünniler Şiileri istemiyor

Öte yandan KDP Milletvekili Şaxewan Abdullah, bölgedeki Sünni Arapların, Heşd El Şebi Şii milis gücünün Musul operasyonuna katılmasını engellemek için Bağdat’a karşı Ankara kozunu kullandığını da ekliyor.
 
Barzani izin verdi
KDP Milletvekili, Türk askerinin Başika’ya konuşlandırılmasına da Mesud Barzani’nin onay verdiğini söyledi. Kararın ise dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Kasım 2014’teki Hewlêr ziyaretinde alındığı bilgisini veren Abdullah, "Bundan sonra Güney Kürdistan’dan 10 bin kişi Başika’ya eğitim için gönderildi" dedi.

Heşd El Watani de eğitildi
TSK’den eğitim alanlar arasında AKP ve KDP destekli Sünni aşiretlerden müteşekkil Heşd El Watani örgütü olduğu da biliniyor. Bu güçlerin başında ise Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olan hatta mali destek de alan Musul eski valisi Esil Nuceyfi var.

Kriz ilk Aralık’ta tırmanmıştı

Ankara ve Bağdat arasındaki kriz Türk ordusunun geçen yıl 4 Aralık’ta Irak’ın Musul kentine bağlı Başika bölgesine yüzlerce asker ve tank sevk etmesiyle tırmanmıştı. ABD’nin araya girmesiyle soğuyan kriz, Türkiye’nin Musul operasyona katılmak istemesiyle yeniden alevlenmişti.

HABER MERKEZİ