DAİŞ çetesinin Kobanê’ye saldırısından sonra HDP ve DBP’nin öncülük ettiği demokratik ve sivil direniş eylemleri devam ederken, asker ve polisin bir öfke ve nefretle yaptığı saldırıları ve bu saldırılar sonucunda onlarca insanın yaralandığını hatırlatan Tuğluk, "Bir siyasetçinin ya da milletvekilinin taş atması elbette eleştirilebilir. Eleştirileri saygıyla karşılarım. Ancak, halkımıza karşı korkunç şiddetli bir saldırının gerçekleştiği bir ortamda atılan bir taşı bahane ederek şahsımda Kürt siyasetine ve direnen özgür kadına hakaret ve küfür edilmesine asla müsaade etmem, suskun kalmam, kalamam. Kalmamı da kimse beklememelidir" dedi.


Zulmü gizleme telaşıdır

Kendi şahsında Kürt kadınının “edepsiz”,  “densiz“ , “nankör” diye nitelemelerinin riyakarlığın en bayağı hali olduğunu kaydeden Tuğluk, kendine yönelen hakaretlerin taş atmasından değil, Kürt direnişine olan öfkeden kaynaklandığını söyledi. Tuğluk, "Esasında burada sorun benim taş atmam değildir. Öfke direnişedir. Direnişte olan Kürt siyasetine ve özgür Kürt kadınınadır. Telaş; asker ve polisin halkımıza zulmünü gizleme telaşıdır. Amaç; Kürt siyasetini baskılamak, kriminalize ve pasifize etmektir. Bu kadar öfkeyle, kibirle, küfürle konuşmalarının ve saldırmalarının sebebi budur" açıklamasında bulundu.  

'Hep direniş içinde olacağız'
"Taş atma eylemi, halka karşı fütursuzca gerçekleştirilen saldırı karşısında yansıyan bir savunma refleksidir" diyen Tuğluk şöyle devam etti. "Bu asla saldırı niyetiyle değil, tamamen savunma amaçlıydı. Halkımız ve partimiz bu davranışımı tasvip etmediyse, eleştiriye tabi tutuyorsa, kendilerine özeleştiri vermeye de hazırım. Ancak durmadan şahsımda Kürt kadınına hakaret eden ve halkımıza ve Rojava Devrimi’ne karşı pervasızca saldıran iktidar sahiplerinin yönelimine karşı da hep bir demokratik direniş içinde olacağımızın bilinmesini isterim."


HABER MERKEZİ




Dil uzatanlara taş atıyoruz


DÖKH aktivistleri, Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suruç'ta halka saldıran askere taş attığı için hakaret ettikleri HDP Milletvekili Aysel Tuğluk'a destek vermek amacıyla Gökkuşağı Kadın Derneği'nde basın toplantısı düzenledi. Özgür basın çalışanı kadın gazeteciler ve MKM'li sanatçıların da destek verdiği toplantıda basın açıklamasını DÖKH aktivisti Semra Ecer yaptı.


Kendi edepsizliklerinin üstünü örtme çabasıdır

AKP zihniyetinin, Kürt halkının iradesiyle Meclis'e seçilmiş bir kadın milletvekiline meşru direnişi karşısında hakaretler yağdırdığını söyleyen Ecer, "Açıktır ki; barış sürecine rağmen Kürt halkına karşı ahlaksızca uygulamakta oldukları savaş politikalarına direnenin bir kadın olması, bu zihniyetin temsilcilerini çileden çıkarmıştır" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Kürt halkının katliamına tepkisini dile getirmek için sınır nöbetindeyken halkının yanında yer alan bir siyasetçiye "densiz" deme cüretini göstererek, gerici erkek egemen AKP'nin temsilcisi olduğunu kanıtladığını ifade eden Ecer, "Cumhurbaşkanından başbakanına dek muhafazakar erkek egemen zihniyetin temsilcileri, milletvekilimize rahatlıkla hakaretler yağdırma hakkını kendilerinde görebilmiştir" dedi.

Ahlaksızlık çetelere kucak açmaktır

AKP'ye seslenen Ecer, "Ahlaksızlık, IŞİD çetelerinin katliamından, tecavüzünden ve işkencelerinden kaçan kadın ve çocukları yerlerde sürüklemek, üstlerine gaz bombaları atmak, ve büyük bir ikiyüzlülükle 'kucak açmaktan' bahsetmektir" diye konuştu. Ecer, "Biz de vekilimize dil uzatanlara taş atıyoruz. Halkımıza, bedenimize, toprağımıza saldıran erkeğe direnmek en meşru hakkımızdır!" diyerek Erdoğan ve Davutoğlu'nun Tuğluk'tan özür dilemesi gerektiğini söyledi. 

İSTANBUL