BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Hollanda'nın Den Haag şehrinde yapılan halk toplantısında bini aşkın kişiye hitap etti.
Ortadoğu ve Türkiye'deki sıcak gelişmeler hakkında değerlendirme yapan Demirtaş, söylenebilecek herşeyin 30 yıldır kesintisiz süren bir halk destanın ancak özeti olabiliceğini belirterek, Avrupa'da yürütülen örgütlü mücadelenin hiç bir aşamada boşa gitmediğini söyledi.
Rojava devriminin bir Öcalan devrimi olduğunu kaydeden Demirtaş, Kürt Halk Önderi Öcalan'ın Suriye'de gelişen süreci yıllar öncesinden öngördüğünü ve öneri ve uyarılarını yaptığını dile getirdi. Demirtaş, "Özerklik modeli adım adım inşa edildiği için şimdi bütün dünyanın gözü önünde adım adım özgürlüğe doğru gidiliyor" dedi.
Kürt Özgürlük Hareketi'nin 12 Eylül direnişine atıfta bulunan Demirtaş, "Erdoğan ve zihniyetine karşı diz çökmek, o dönemlerde teslim olmayanlara ihanet olur" diyerek sözü bugünkü direnişe getirdi. "Kürt'üz, Kürdistanlıyız  diyorsak bu mücadelenin sayesindedir. Bunu tek bir saniye bile unutmamalıyız" diyen Demirtaş, şunları söyledi: "Açlık grevi eylemcilerinin taleplerini tüm dünyaya duyurmamız lazım. Özellikle Avrupa'da bu çağrının duyulması lazım. Kürt halkı, Erdoğan'ın yalanlarına kanacak bir halk değil. Ama AKP'yi çözüme zorlamak da bizim işimizdir. Bizim takip edeceğimiz Mazlum Doğan'ın hayalleridir. Erdoğan'ın rüyaları değil."
Kürt halkının 4 parçadaki özgürlüğünün önemli; hepsinin birbirine bağlı olduğunu kaydeden Demirtaş, "İnanç farklılıkları bizim gücümüzdür. Alevilerin Êzîdîlerin, Asurilerin, Keldanilerin inancının yok sayıldığı bir Kürdistan'da özgürlük olmaz. İnançlarımız daha fazla birleşmenin gerekçesi, ulusal ittifakımızın vesilesi olmalıdır" dedi.
Demirtaş, Avrupa'da yürütülen Öcalan'a Özgürlük Kampanyası'na dikkat çekerek, "Biz hem sabırlı olacağız, çünkü bu mücadele zordur; hem de aceleci olacağız, çünkü zaman bizi beklemez. İkisini aynı anda başardığımız için kazanan biz olacağız" sözleriyle konuşmasını bitirdi.


BİRGÜL ROAVA/ DEN HAAG




Ahmet Türk: Boynumuzun borcu

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, açlık grevcilerinin sahipsiz olmadığını söyledi.
HDK Mardin İl Meclisi toplantısında konuşan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, “Bizim için en acil olan durum, canlarını zindanlarda ölüme yatırmış; adalet, eşitlik, özgürlük ve kimliğine, diline sahip çıkmayı esas alan direnişçilerdir. Kürdistan'ın gündemi, 40. gününe giren açlık grevidir” dedi. Açlık grevlerine girenleri sahiplenmenin “namus borcu” olduğunu vurgulayan Türk, “Halkımızın geleceği için ölüme yatanları, her ilde, her yerde, her alanda, her meydanda sahiplenmek gerekiyor” diye konuştu.


Amed’deki 225 STK’den uyarı
Amed’de bulunan 225 STK de cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla önceki gün Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde ortak basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamayı yapan Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, Suriye’deki çatışmalara yönelik ateşkes çağrısında bulunan hükümetin cezaevlerinde yaşanan insanlık dramı için de aynı duyarlılığı göstermeye davet etti: “Cumhurbaşkanı ve hükümetten bayram öncesinde gerekli adımları atmalarını bekliyoruz. Ölümler başlamadan hemen şimdi gecikmeksizin tutsakların taleplerinin de dikkate alınarak görüşmelere başlanması ve hiçbir insan yaşamını yitirmeden açlık grevlerinin sonlandırılması sağlanmalıdır.” 


ÇHD: Talepleri kabul edilsin


Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, tutsakların taleplerinin kabul edilmesini istedi. Dün yapılan yazılı açıklamada, "Tutsakların sağlık durumlarının ağırlaşmasından ve yaşamsal anlamda kritik evreye gelinmesinden AKP iktidarı sorumlu olacaktır" denildi. 



Siirt'te analar ve Belediye Başkanı Selim Sadak, İstanbul'da ise MKM çalışanı Mehmet Akyüz açlık grevine girdi.
Siirt Barış Anneleri İnisiyatifi de dün 3 günlük açlık grevi başladı. BDP İl binasında çocukları için eyleme geçen analardan Hediye Özer, "Bizler Barış Anneleri olarak Kürdistan'ın 4 bir yanını direnişe sahip çıkmaya çağırıyoruz" dedi.


Başbakan neyi bekliyor?


Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak da bir günlük açlık grevi eylemiyle destek verdi. Kısa sürede oluşturulacak bir heyetin Öcalan ile görüşmeleri başlatması ve böylece ateşkesin sağlanmasını isteyen Sadak, bunun Türkiye’nin yararına olacağını söyledi. Sadak, “Başbakan neyi bekliyor. Ölümlerin yaşanması halinde Başbakan ve Cumhurbaşkanı meşruiyetlerini kaybedeceklerdir” dedi.


MKM çalışanı da eylemde

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) çalışanı Mehmet Akyüz dışarıda da eyleme destek olunması gerektiğini belirterek açlık grevine başladı. Eylemini MKM’de sürdüren Akyüz, eyleminin insani ve vicdani olarak, inandığı değer uğruna ciddi bir duruş sergileyenlerin yanında olduğunu belirtme çabası olduğunu söyledi.