Ülkede hem kültürel kimliklerinden hem de cinsiyet kimliğinden dolayı sırf kadın oldukları için bir takım ayrımcılıklara maruz kaldıklarına dikkat çeken Doğan, “Bunları fark etmemiz bazılarımız için çok zaman alıyor. Bazılarımız ise çok önyargılı davranıyor. Bütün kadınlarla birlikte ön yargıları kırmak, birbirimizi anlayabilmek, yaşadığımız sıkıntıların ortak olduğunu birbirimize anlatabilmek için böyle bir çalışma başlattık” diye konuştu. Barış dilini hakim kılmak için eşitlik perspektifini başuçlarına koyarak yola çıktıklarını vurgulayan Doğan, “Bu projeyle aynı çatı altında yaşayan halklardan kadınların biraradalığını hatırlatacağız. Tarihsel birlikteliğin bir gereği olarak, yazılı ve sözlü kültürün nasıl oluştuğu ve çok sesliliğin bir gereği olarak barış dilinin kurulmasını esas alacağız” diye belirtti.
Senaryo yarışması düzenlenecek
Türkiye’de 150’ye yakın halkın yaşadığını ifade eden Doğan, “Söz konusu halklardan sadece Lazlar, Kürtler, Çerkezler, Araplar, Boşnaklar, Romanlar ve Tatarları programımıza dahil ettik. Bu halklardan kadınlar yaşadıkları ayrımcılıkları birbirine anlatacak. Birbirleriyle hikayelerini paylaşacak. Biz bu proje ile onlara aracı olmayı esas aldık” dedi. Bunun için medyayı etkili bir şekilde kullanmayı amaçladıklarını ifade eden Doğan, bu konuda bir senaryo yarışması da düzenlediklerini vurgulayarak, “Uçan Süpürge kadınların ortak toplumsal cinsiyet sorunlarını, birer dakikalık televizyon spotlarıyla görünür kılmak için bir senaryo yarışması düzenleyecek. Amatör ve profesyonel herkese açık olan ‘Ayrımcılığa Karşı Filmler/TV Spotları için Senaryo Yarışması’nda finale kalan senaryolardan 5’i film olarak çekilecek. Bu spotlar yerel ve bölgesel kanallar başta olmak üzere televizyonlarda yayınlanacak” dedi.
Projenin temel derdi
Proje ile birlikte kadınların hem kendi sözlerini söyleyeceklerini, hem de farklı kültürlerin birbirini anlamaya başlayacaklarını aktaran Doğan, “Çünkü kadınların dili barış dilidir. Her zaman bu barışı, kardeşliği, dostluğu başka hangi kavramlar varsa sarıldığımız, onları en çok yaşatmak isteyen, onları en çok ihtiyacı olanlar kadınlardır” dedi. Senaryo yarışmasından çok umutlu olduğunu ifade eden Doğan, “Kadınlar projeyle seslerini birbirine değdirmek için kalemlerini oynatacak. Biz ancak birbirimizin hikayelerini yazarak, kendi kimliğimiz içindeki sıkışmışlığımızı orada ortaya koyacağız. Belki bir Çerkez kadın o zaman bir Kürt kadınının yaşadığı sorunlardan haberdar olacak ve onu anlayacak. Bir Arap kadın farkındalığını geliştirecek. Onunla empati kuracak. Bu projenin temel derdi budur” değerlendirmesini yaptı.
Projelerini bu nedenle çok önemsediklerini ve bütün ülkede yaygınlaştırmayı esas aldıklarını söyleyen Doğan, şunları ifade etti: “Elimizden geldiğince herkesin senaryolarını bekliyoruz. Senaryolarımız bir dakikalıktır. Kısa olabilir, ama içi dolu az ve öz senaryolar olmasını bekliyoruz. Son başvuru tarihi ise 1 Ağustos 2013’tür.”
GÜLSEN ASLAN/DİHA/ANKARA