
‘Barışı kadınlar yoğuracak’
Nöbet devir teslimi sırasında açıklama yapan ve Avesta Kadın kurumu adına eyleme katılan Gula Dêrsimi, Öcalan’a reva görülen esarete son vermek için nöbet eyleminde yer aldıklarını belirtti. Kürt kadınları olarak Öcalan özgürleşinceye değin mücadele edeceklerini ifade eden Dêrsimi, “Eğer gerçekten barış isteniyorsa gerek asker annelerinin, gerekse gerilla annelerinin savaş çığırtkanlarına karşı evlatlarını kaybetmemek için kendilerini siper etmesi gerekiyor” dedi. Barışın yolunun ana sevgisi ve şefkatinden geçtiğini dile getiren Dêrsimi, tüm kadınları barış yoğurmaya davet etti.
‘Savaşa da barışa da hazırız’
Kürtçe öğretmeni Siraç Merdini ise 14 yıllık esaret sürecine son vermek için nöbet eyleminde yer aldıklarını belirterek, komplo sürecinde Avrupa devletlerinin etkin olduklarını, Yunanistan ve İtalya’nın o dönemki tutumlarından açıkça gördüklerini dile getirdi. Merdini, nöbet eyleminin Avrupa devletlerine “Siz esaret altına aldınız biz özgürleştireceğiz” mesajı taşıdığını söyledi. Barış görüşmelerinden umutlu olduklarını sözlerine ekleyen Merdini, samimiyetsiz yaklaşılması durumunda Kürt halkının barışa olduğu kadar savaşa da hazır olduğunu vurguladı.
Siraç Merdini, anadilde savunma hakkının yasallaşmasının sanki AKP tarafından bahşedilen bir lütufmuş gibi yansıtılmaya çalışıldığını ifade ederek şunları söyledi: “Kürt halkı olarak direnerek özellikle de son 3 yıldır KCK davaları ile dilimizi ‘bilinmeyen’, ‘anlaşılmayan’ bir dil olmaktan çıkarıp resmen kabul ettirdik. O davada yargılanan siyasi soykırım mağdurları anadilde savunma hakkını elde edebilmek için yıllarca savunma vermeden uzun yıllar boyunca hatta ömür boyunca tutsaklığı göze aldı.”
Merdini, bu fedakarlıklar doğrultusunda her Kürdistanlının evini bir Kürtçe dil okuluna dönüştürmesi gerektiğini vurgulayarak, gelecek kuşaklara Kürtçe öğretme çağrısında bulundu.
Gençler imza kampanyasına aktif katılmalı
Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) adına nöbet eylemine katılan Ahmet Riha ise Öcalan’ın gençliğe özel bir misyon biçtiğini vurguladı. Riha, Öcalan’ın sadece Kürt Halk Önderi olmaktan ziyade dünya halkları için model sayılacak çözümlemeler ortaya koyan bir fikir insanı olduğunu belirtti. Öcalan’ın ortaya koyduğu fikirlerin bugün akademik düzeyde araştırma ve tartışma konusu olduğunu ifade eden Riha, üniversite ortamında bu çözümlemeleri paylaştıkları insanlarda Kürt halkına, demokratik konfederalizm tezine ve Öcalan’a dair merak uyandığını ve bu kişilerin kendilerinden kaynak talep ettiklerini belirtti.
Ahmet Riha devamla şunları söyledi: “Antalyalı bir Türk öğrenci, üniversitede ‘Kürt sorunu, Demokratik Konfederalizm ve Abdullah Öcalan’ın Tezleri’ üzerine bilimsel bir çalışma yapıyor. Bu çalışmalar bilimsel çalışmalar olarak kabul ediliyor. Artık sadece Kürt gençlerinden değil farklı etnik kökenlerden insanların inceleme ve araştırma talebiyle karşılaşıyoruz. Kürt gençlerine bir çağrım olacak; Öcalan’a Özgürlük İmza Kampanyası’na aktif biçimde katılın.”
‘Önderliksiz kimlik kabul edilemez’
Viyana Halk Meclisi’ni temsilen nöbet eyleminde yer alan Şemseddin Özen de, nöbet eyleminde yer almalarının kendileri için bir onur olduğunu söyledi. Özen, Kürdistan ve Ortadoğu halklarının özgürleşmesi için Abdullah Öcalan’ın esaret koşullarının sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Özen, Öcalan’ın özgürlüğünün yalnız Kürt halkı için değil Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasında yaşayan tüm halkların barış koşullarında, kardeşlik temelinde yaşaması anlamını taşıdığını vurguladı.
Açıklamaların ardından nöbet eylemcileri, tüm Kürdsitanlıları 16 Şubat’ta Strasbourg’da yapılacak olan büyük yürüyüş ve kitlesel mitinge davet etti.
BARAN BOZKURT/STRASBOURG