
Düşmanlıkta sınır yok
Tahliye talepleriyle ilgili karar veren mahkeme, sanıkların üzerine atılı ‘silahlı terör örgütün üye olmak, devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak, örgüt yöneticisi olmak, örgüt adına suç işlemek’ suçlarının vahametinin toplumda meydana getirdiği etki, ele geçirilen deliller, delillere göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların bulunduğunu savundu. Kararda, ‘PKK/KCK terör örgütünün hala faaliyetini devam ettirmesi ve bu faaliyetler kapsamında, suç işlediği iddia edilen sanıkların delilleri yok etme, gizleme, değiştirme, tanıklar üzerinde baskı kurma, sanıkların kaçma, saklanma ve terör örgütünün dağ kadrosuna katılma şüphesinin varlığının bulunması, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri sürenin makul ve ölçülü olmasını‘ gerekçe göstererek reddine karar verdi. Kararda, yargılama ve tutukluluk durumunun uzamasına, sanıkların mahkemeyi protesto etme, duruşmalara katılmama eylemleriyle sebebiyet verdikleri ileri sürüldü.
Ergenekoncular da darbe yapabilir!
ANF’ye konuşan ve kararı skandal olarak niteleyen Avukat Cihan Aydın, tahliye taleplerini içeren dilekçeleri geri çevirmelerine rağmen mahkemenin karar vermesini hukuka aykırı bulduklarını belirtti. Av. Aydın, “Yasada tutuklama koşul ve nedenleri bellidir. Yargı, yasayı da aşarak hukukta yer almayan gerekçelerle kararlar veriyor. Yasada ‘Dağa çıkabilirler’ diye bir gerekçe yok. Dolayısıyla bugün bakıldığında İstanbul’da Ergenekon sanıkları darbe suçlamasıyla yargılanıyor. Oradaki mahkemede bu sanıkların tahliye olmaları halinde ‘yeniden hükümeti devirebilir, darbe yapabilirler’ gerekçesiyle tahliye vermeyebilirdi. KCK davasında müvekkillerimiz hakkında verilen karar hukuki değil siyasidir” dedi.
MEHMET DEMİR/ANF/AMED