
Tutuklu DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, kadınların artık isyan ve itiraz eden konumdan inşa eden sürece evirilmesi gerektiğini belirterek, “Tıpkı Rojava devrimindeki kadınların yaptığı gibi. Erkek egemen modernist sistemlere karşı eşitlikçi, özgürlükçü sistemi kurmanın zamanı gelmiştir” dedi.
Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, Türkiye, Ortadoğu ve dünyada kadınlara yönelik saldırıları, bu saldırılara karşı kadınların örgütlediği mücadele, müftülüklere verilen nikâh kıyma yetkisi ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan Semra Turan’ın sorularını yanıtladı.
Eşitlikçi, özgürlükçü bir sistem kurmanın zamanı
Kapitalist modernite sistem krizi tüm insanlığı olduğu gibi kadının nefes alabileceği, kendini var edebileceği, yaşamını özgürce idame edeceği bir alan bırakmadığını ifade eden Tuncel, Rojava Devrimi örneğinde olduğu gibi sisteme karşı demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü sistemi örgütlemesi gerektiğini söyledi. Tuncel, “Bana göre artık kadınların isyan eden, itiraz eden konumdan inşa eden sürece evirilmesi gerekmektedir. Tıpkı Rojava devrimindeki kadınların yaptığı gibi. Erkek egemen modernist sistemlere karşı eşitlikçi, özgürlükçü sistemi kurmanın zamanı gelmiştir“ dedi.
Hala sıkıntılar var
Kürt kadınların savaşı, çatışmayı, zorunlu göçü ve şiddeti bir kader olarak görmekten ziyade karşısında mücadele etmeyi seçtiklerinin altını çizen Tuncel, ancak hala kadın özgürlükçü çizginin toplumsallaştırılması konusunda ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi. Tuncel bunun aşılması konusundaki görüşlerini “Dört parçada yaşamak zorunda olan kadınların kendi aralarında kadın dayanışmasını güçlendirmesi, ulusal birliği kadın cephesinde sağlayarak bunun tüm topluma yaymak için öncülük etmesidir. Ayrıca parçalı bir kadın özgürlük politikası değil bütün parçalardaki kadınların ortaklaşması, dayanışması Ortadoğu ve dünya kadınları ile kadın özgürlük çizgisi temelinde yan yana gelmesi gerekmektedir. Kadınlar olarak farklı coğrafyalarda, farklı ülkelerde yaşıyor olsak da benzer sorunlar yaşıyoruz. O nedenle dünya kadınların gücünün birleşmesi, kadın iradesini güçlendirecek, mücadelemizi daha görünür ve etkin kılacaktır“ şeklinde dile getirdi.
Dayanışma bugün daha önemli
AKP zemininde de özgür kadına yer olmadığına, cinsiyetçi, milliyetçi, militarist bir toplum yaratılmaya çalışıldığına dikkat çeken Tuncel, Türkiye kadın hareketi içerisinde yer alan sosyalist, feminist, aktivist kadınların tüm tartışma ve çelişkileri bir tarafa bırakarak kadının varlığına ve özgürlüğüne yönelik saldırılara karşı dayanışmasını büyütmesinin her zamankinden daha önemli olduğunu söyledi.
HABER MERKEZİ
Cezaevinde baskılara karşı duyarlılık çağrısı
DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, cezaevindeki zor ve baskı politikalarına da dikkat çekti ve duyarlılık çağrısı yaptı.
Tuncel, “OHAL rejiminin zor ve baskı politikaları cezaevlerinde daha yoğun hissedilmektedir. Bir yandan toplama kampına çevrilen cezaevleri diğer yandan hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılması nedeniyle yaşanan hak ihlalleri, özellikle yeni açılan cezaevlerinde uygulanmaya konulmaktadır. Elazığ, Van, Tarsus ve Alanya gibi cezaevlerinde yansıyan hak ihlalleri ve buna karşı politik tutsakların direnişi, yaşanan şiddetli zulmü teşhir etmesi açısından oldukça önemlidir. Ancak sadece cezaevlerinin ses vermesi yeterli değildir. Dışarıda aileleri başta olmak üzere, toplumun bu hukuksuzluğa ve şiddete dur demesi cezaevlerinde bulunanların seslerini duyurması, hak ihlallerinin tecrit politikalarının teşhir edilmesi açısından önemli. Önümüzdeki süreç bu anlamda ‘tek tip elbise’, ‘tek tip insan yaratma’ için baskı ve şiddetin yaygınlaştırılacağı bir süreç olacaktır. Cezaevlerinde bulunanların bu uygulamalara karşı eş zamanlı olarak birlikte mücadele etmesi önemlidir. Bu vesileyle tüm halkımız cezaevlerin yaşananlara karşı duyarlı olmaya çağırıyorum” dedi.