‘Tunceli Müzesi’: Yeni bir travma

Toplum/Yaşam Haberleri —

30 Aralık 2020 Çarşamba - 22:30

  • Dersim Soykırımı'nın yönetildiği askeri kışlanın müzeye dönüştürülmesine tepki gösteren Dersimli sanatçılar, toplumun hafızasına yeni bir travmanın eklendiğini söyledi. 

AYŞE SÜRME
MA/DERSİM 

Dersim kent merkezinde 1935-1937 yıllarında askeri kışla olarak kullanılan bina, müzeye dönüştürülerek, "Tunceli Müzesi" adı verildi. Söz konusu bina, 1938 Dersim Soykırımı'nın yönetildiği ve işkencelerin yapıldığı noktalardan biri olarak anılıyor. Alman mimarisi tarzında inşa edilen kışla binası, 1938 soykırım sırasında askeri üs olarak kullanıldı. 1990’lı yıllarda binayı memurlar, lojman olarak kullanıyordu.
2014 yılında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, kentte yaptığı bir konuşma sırasında, "Dersim’de eski kışla müzeye dönüştürülecek ve adı da Dersim Müzesi olacak. Bunun için 10 milyon TL ödeneğin talimatını verdik" dedi.  
Dersimliler, açılan müzenin 1938’deki Dersim Soykırımı'nın devlet ideolojisini taşıdığı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Yine müzenin katliamın gerçek yüzünü yansıtan değil, geçmişten günümüze devletin resmi ideolojisini taşıdığı belirtiliyor. 
 
Devletin müdahalesi 
Sanatçı Metin Kahraman, dönemin Dersim Belediyesi Başkanı Edibe Şahin ve sanatçıların katılımıyla askeri kışlanın avlusunda festival gerçekleştirdiklerini dile getirdi ve ekledi: “Kışlayı temizledik, kendi imkânlarımızla boyadık. Türkiye’de 40 tane ressamın tablosunu bir araya getirdik. Tiyatrolar sahnelendi, konserler yapıldı. Zamanla belki de belediyenin inisiyatifine geçebilecek bir yerdi. Daha sonra devletin müdahalesiyle Kültür Bakanlığı’nın inisiyatifine verildi. O günden sonra da bu proje, sağından solundan kırpılarak başka bir hale getirildi. Eğer bu konuda erken davranmış olunsaydı belediyeye kalmış olacaktı. O zaman 'Tunceli Müzesi 38' hafıza müzesi olarak çok amaçlı kullanılabilinirdi. Fakat 1938’in hafıza müzesi, kayıplarımızı yansıtan müze olması şarttır” şeklinde konuştu.
 
Soykırımcı zihniyet
 “Tunceli Müzesi’’ adı altında açılan askeri kışlanın Dersim soykırımının derin izlerini taşıdığını dile getiren sanatçı Ferhat Tunç, o tarihten bu yana Dersim'in, tarihsel, kültürel ve inanç değerlerini yok sayma anlayışıyla dizayn edildiğini söyledi. Müzenin soykırımcı zihniyetinin temsili olduğunu vurgulayan Tunç, “İçinde kanlı tarihimizin kararlarının verildiği kışla binası, utanç merkezi olmalıydı. Hitler Almanya’sına hayranlığının bir eseri olarak, Almanlar tarafından tasarlanmış bina Dersim’e bir meydan okuma anlayışıyla inşa edilmiştir. Tarihsel hakikatler ile yüzleşmek adına bina hafıza merkezi işlev görebilirdi” diye konuştu.

Yeni bir travma 
Kent ve arkeoloji müzelerinin önemine dikkati çeken Erdoğan Emir ise, “Toplumun hafızası ile dalga geçer gibi müzeye çevirirseniz yarattığınız acıları kutsamış olursunuz.  O acıları yeniden toplum nezdinde hak olarak görürsünüz. Toplumun hafızasında yaratmış olduğunuz travmaya yeni bir travma eklemiş olursunuz. Unutmamak gerekir; hayat, yaşananları unutmayan bir hafızaya sahip” diye konuştu.
 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.