Türk devleti, Mexmûr, Şengal ve Medya Savunma Alanları’nı 30 civarında savaş uçağı ile İHA ve SİHA eşliğinde gece yarısı bir saat boyunca bombardıman altına aldığı Mexmûr, Şengal ve Medya Savunma Alanları’ndan beklediği sonucu alamadı. HPG, Medya Savunma Alanları’nda kayıplarının olmadığını; YBŞ, 6 noktalarının da vurulduğu ve sadece dört arkadaşlarının yaralandığını açıkladı. Mexmûr ve Şengal halkı ise Türk devletinin asla başaramayacağını vurguladı. Türk devletinin 15 Haziran gecesi ’81 hedefi imha ettik’ diye duyurduğu kapsamlı hava saldırısında dün itibarıyla herhangi bir şehadet açıklanmadı. YBŞ, dört arkadaşlarının yaralı olduğunu paylaştı. Türk saldırganlığı başta Mexmûr ve Şengal olmak üzere Güney ve Batı Kürdistan’ın onlarca kentinde protesto edildi. YBŞ Komutanlığı yaptığı yazılı açıklamada, saldırılarda 6 noktalarının hedef alındığını, dört 4 arkadaşlarının yaralandığını bildirdi. Türk devletinin Nisan 2017’de de kapsamlı saldırdığını hatırlatan YBŞ Komutanlığı, bunların sadece askeri amaçlı olmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Kültürel soykırımı amaçlıyor. Bu saldırılarla Şengal’i boşaltmak, dönmek isteyenlerin de önünü almak istiyorlar. Bu çerçevede MİT ve işbirlikçileri 2014’te halkımıza yönelik saldırıları yeniden canlandırmak ve soykırım amacına ulaşmak istiyor.” Türk devletinin bir yandan bölgenin demografisini değiştirmek istediğine işaret eden Komutanlık, "YBŞ-YJŞ, Şengal ve Irak’ın savunmasını yapıyor. 2014 fermanına karşı olduğu gibi özerk bir Şengal ve demokratik bir Irak için direneceğiz. Bu direniş faşist devletin Osmanlı hayallerini engelleyecek” dedi. Masada oluşturulan güç değiliz Türk devletinin hiçbir zaman emperyalist ve sömürgeci hayallerini hayata geçiremeyeceğini vurgulayan Komutanlık, şunları ifade etti: "YBŞ, Êzîdî halkının fedai gücüdür. YBŞ savaşın en ağır zamanlarında kendisini inşa eden bir öz güçtür. Biz masalarda oluşturulan bir güç değiliz. Savaşta direnişçi duruşumuzu ispatladık. Bu nedenle YBŞ-YJŞ’nin her savaşçısı ideoloji sahibi ve profesyonel bir savaşçıdır. Kimse YBŞ’nin bu imha saldırıları karşısında kırılacağını hayal etmemeli. Şengal, Êzîdî’dir ve öyle kalacak Şengal, Êzîdîlerin toprağıdır ve hep böyle kalacaktır. Şengal’den Şêxan’a, Avrupa’dan Rusya’ya halkımızı her alanı direniş alanına çevirmeye çağırıyoruz.” İşgalcilere karşı direniş Şengal’de saldırılara karşı alanlara çıkan halk, Irak hükümetine saldırılara karşı ‘tavrını netleştirmesi’ çağrısı yaptı. Çeşitli kurum ve hareketlerin temsilcilerinin de katıldığı eylemde çok sayıda Êzîdî şahsiyet de yerini aldı. Sinûnê nahiye belediyesi önünde toplanan halk adına basın açıklaması yapılırken, konuşmalarda da işgale karşı direnileceği vurgulandı. Şengal Özerk Yönetimi adına konuşan Faris Herbo, Türk devleti ve yandaşı çetelerin amaçlarına ulaşamadığını vurguladı. Herbo, “Her ne kadar dün vahşice Şengal’e ve Êzîdî toplumunun değerlerine saldırdılarsa da tüm YBŞ’li yoldaşlar ve Êzidxan’ın evlatları zarar görmedi” dedi. Mültecilerin kaldığı kamp Xwedêda Çûkê adlı kent yöneticisi ise Türk devletinin yerleşim alanlarını ve mültecilerin kaldığı Şengal Dağı’ndaki bir kampı hedef aldığını söyledi. Xwedêda Çûkê, “Êzîdî halkımız DAİŞ çetesinin barbarlığından korunmak için Şengal Dağı’na sığınmıştı. İkinci kez Türk devletinin saldırılarına maruz kalıyorlar” diye konuştu. Konuşmaların ardından kitle, YBŞ ve YJŞ flamalarıyla Irak güvenlik birimlerinin bulunduğu binaya doğru yürüyüşe geçti. Talepler, Iraklı yetkililere iletildi. Mexmûr halkı yürüdü Saldırılara karşı bir diğer kitlesel eylem ise Mexmûr’da düzenlendi. Belediye binası önünde başlayan eylemde PKK, PAJK ve KCK flamaları da taşındı. Sloganlar eşliğinde yapılan yürüyüş sonunda Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği önüne gelindi. Burada saldırılara ilişkin hazırlanan basın açıklaması yapıldı. Güneyliler de protesto etti Güney Kürdistan’ın birçok kentinde de protesto gösterileri yapıldı. Ranya, Silêmanî, Çemçemal, Helepçe ve Hewlêr’de yapılan eylemlerde Türk devlet saldırganlığı kınandı, Federe Hükümeti’n sessizliğine tepki gösterildi. Hewlêr ve Helepçe’de eylemler Asayiş güçlerinin saldırısına uğradı, toplam 55 kişi gözaltına alındı. Dört parti kınadı Güney Kürdistan’daki partilerden Tevgera Azadî’nın yanı sıra Goran Meclis Grubu ile Hizba Zehmetkêşana Kurdistan, Hizba Komunist ve Tevgera Demokratîk ya gelê Kurdistan da yaptıkları yazılı açıklamalarla saldırıyı kınadı. HABER MERKEZİ

Rojava işgalciyi protesto etti

Türk devlet saldırganlığına karşı alanlara çıkan Kuzey-Doğu Suriye halkı,  “Türk ve DAİŞ işgaline hayır”, “Bu toprakların sahibi biziz” ve “İşgalci Erdoğan yargılanmalı” dedi. Qamişlo’da Doğu Kavşağı’nda bir araya gelen Kürt, Arap ve Süryani binlerce kişi, Soni Kavşağı’na kadar yürüdü. Burada konuşma yapan PYD Eşbaşkanı Ayşe Hiso, “Türk devleti DAİŞ’i bitiren halktan intikam almak istiyor. Saldırılara sessiz kalan herkes Türk devleti ve DAİŞ çetelerinin ortağıdır” dedi. Girkê Legê ilçesindeki yürüyüş ise Şehit Xebat Meydanı’ndan başladı. Yürüyüşte Kürt siyasi parti ve kurum bayraklarının yanı sıra şehit posterleri ile işgal saldırılarının kınandığı pankartlar taşındı. Til Hemîs ilçesinde ise İlçe Meclisi önünde bir araya gelen kitle, Türk devletinin işgal saldırılarına karşı Şehitler Meydanı’na  kadar yürüdü. Burada da bir miting yapıldı. Kobanê’de Özgür Kadın Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi, Kobanê-Pirsûs (Suruç) arasındaki sınır kapısına doğru yürüdü. PYD Yürütme Meclisi Üyesi Ahmed Şêxo, Avrupalı devletler ile uluslararası kamuoyunun sessizlikleriyle Türk devletinin katliam saldırılarına ortak olduğunu söyledi. Kongreya Star Koordinasyonu Üyesi Felek Yusif ise Türk devletinin tarih boyunca gerçekleştirdiği katliamları hatırlattı ve saldırılara karşı direniş vurgusu yaptı. Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nde de Kongreya Star öncülüğünde alanlara çıkan binler, Türk devletinin saldırılarını kınadı. Serêkaniyê ve Girê Spî halkları, Waşukani Kampı’nda yürüyüş gerçekleştirdi. Girê Spî Kantonu Eğitim Komitesi Üyesi Mihemed Mehmûd, Türk devletinin barış talebinde bulunan herkese saldırdığına dikkat çekti. Dêrik’te Azadî Meydanı’nda toplanan çok sayıda kişi, Şehitler Meydanı’na kadar yürüyüp burada miting düzenledi. Dêrik Meclisi Eşbaşkanı Sahib Osman, hiçbir saldırının Kürt halkının iradesini kıramayacağını vurgulayarak, Kürt halkının saldırılar karşısında birlik olması gerektiğini ifade etti. Dirbêsiyê’de binlerce kişi, ilçenin batısındaki Şehitler Meydanı’nda bir araya gelerek, işgalci Türk devletinin saldırıları düzenledikleri yürüyüşle protesto etti. Hesekê’de binlerce kişi, Nasra Mahallesi’nde toplanıp yürüyüşe başladı. Kelasê Mahallesi’ne kadar devam eden yürüyüşün ardından yapılan konuşmalarda, saldırılara karşı durulacağı mesajı verildi. Efrîn ve Şehbalı binlerce kişi, Avrîn Hastanesi önünden Fafîn ilçesindeki Berxwedan Kampı’na kadar yürüdü.

Arap Birliği’nden tepki

Arap Birliği Genel Sekreterliği, Türk devletinin saldırılarını kınadı. Arap Birliği Genel Sekreterliği Basın Dairesi, son hava saldırılarını yaptığı açıklamayla kınadı. Açıklamada, "Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Türkiye'nin PKK unsurlarını takip etme bahanesiyle Kuzey Irak'ta yürüttüğü askeri operasyonu kınadı ve Türk askeri işgalinin Irak'ın egemenliğine yapılan bir ihlal olduğunu teyit etti" ifadelerine yer verildi. Türkiye'nin saldırıları Bağdat'taki yönetimle koordine etmeden gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, Ankara'nın bu şekilde 'uluslararası hukuku ve eşit derecede komşu Arap ülkeleriyle olan ilişkileri küçümsediğini' ortaya koyduğu vurgulandı.Açıklamada, "Türkiye'nin hem Suriye, hem de Libya ve Irak olmak üzere Arap ülkelerine yönelik askeri müdahalesi, tüm Arap ülkelerinde endişelere, inkara ve kınamalara yol açıyor ve Türkiye'nin yayılmacı hırslarını yansıtıyor" denildi. Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise Türkiye'nin hava saldırısını, ülke egemenliğini ihlal ettiği gerekçesiyle kınadı.