Suruç’un Etmanik köyü sınırında Kobanê’ye destek vermek üzere nöbet eylemine başlayan Kuzey Kürdistanlılar ile Rojava’ya dönmek isteyen Kobanêlilerin bekleyişi dün de sürdü. Amed, Ağrı, Batman, Yüksekova ile birlikte birçok il ve ilçeden yüzlerce araçla sabah saatlerinde sınıra doğru ulaşmak isteyen binlerce kişi, Suruç’a bağlı Aligör girişinde engellenerek, polis saldırısına uğradı. Araçlarına el konulan kitle, polis barikatını yürüyerek aşarak, alternatif yollarla Kobanê sınırına ulaştı.

Önceki gün aralıksız yaşanan saldırılarda, Polis DİHA muhabirleri ve özgür basın çalışanı gazetecilerin de bulunduğu bölgeye kısa mesafeden hedef gözeterek gaz bombası ile ateş ederek, gazetecilerin çekim yapmasını da engelledi. Polis saldırısı sonucu gazeteci Turabi Kişin ayağına isabet eden gaz bombası kapsülü ile yaralandı.

Rojavalıların geçişine izin verilmedi

Türk askerleri saldırılar nedeniyle Urfa’ya gelmek zorunda kalan ancak direnişe katılmak üzere yeniden Kobanê’ye dönmek isteyen Kobanêlilerin geçişine dün de izin vermeyerek, geri dönmek isteyen yüzlerce Rojavalıyı Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletti.
Gerçek mermiyle saldırı
Kobanê sınırında bulunan Etmanik Köyü sınır hattı boyunca polis ve asker yığınağı dün de devam etti. Yığınak ardından Kobanê sınırında bekleyen halka peş peşe saldırılar gerçekleşti. Edmanik Köyü’nde çadır kuran halka hiçbir uyarı yapılmadan asker ve polisler tarafından gerçek mermi, gaz bombası ve tazyikli suyla saldırıldı. Asker ve polislerin gerçek mermilerle açtığı ateş sonucu bir araçta yangın çıktı. Yangının aracın yanındaki otomobillere sıçrama tehlikesi olmasına rağmen asker ve polisler yangınının söndürülmesine izin vermedi.
Öte yandan saldırılarda kullanılan gaz bombalarının ise son kullanma tarihi üzerinden altı ay geçtiği ortaya çıktı.

Halk hedef alındı

Saldırılar sürerken Türk devlet güçleri, zırhlı araçlarla asfalt yolda seyir halinde araçları sıkıştırarak kaza yapmalarını sağlamaya çalıştı. Öte yandan gaz bombalarından arabalarıyla kaçmaya çalışanları yaklaşık bir kilometre kovalayan polisler, araçların içine gaz bombaları attı. Suruç Ovası’nda geniş alana yayılan ve 4 saat boyunca kesintisiz süren saldırıya gençler de havai fişek ve taşlarla karşılık verdi. Çatışmaların yer yer şiddetli bir şekilde sürdüğü köyde, devlet güçleri yanlız yakaladıkları bazı göstericileri zırhlı araçlara alarak feci şekilde dövdü.

Gazeteci darp edildi



Sabah saatlerinde bir adet tankın da yerleştirildiği alanda, polisler zırhlı araçlarla halkın arasına dalarak yaralanmalara sebebiyet verdi. Alanda bulunan yabancı bir basın mensubu da polis ve jandarmaların şiddetine maruz kaldı. Alanda akrep tipi zırhlı aracın içerisinde darp edilen ve ismi öğrenilemeyen basın mensubu, ardından gözaltına alındı. Bu esnada alanda bulunan ve isimleri öğrenilemeyen iki yurttaş da gözaltına alındı. 


2’si ağır çok sayıda yaralı

Polisin dün gerçek mermiler ve tazyikli su ve gaz bombalarıyla yaptığı saldırılarda da çok sayıda kişi yaralandı. Kalbine isabet eden gaz kapsülüyle yaralanan Hayrettin Kaçak ve ayağına isabet eden gaz kapsülüyle yaralanan Cihan Akdemir isimli iki kişi hastaneye kaldırıldı. Olay esnasında Hürriyet gazetesinin muhabiri de ayağına gelen gaz bombasıyla yaralandı.


Sarıyıldız: Buradan gitmeyeceğiz
Saldırıların yoğunlaşması üzerine HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da içinde bulunduğu bir heyet askeri yetkililerle görüştü. Askeri yetkiliye “Kobanê’de bir katliam provası yapılırken bu halktan sakin olmasını beklemek doğru olmaz” diyen Sarıyıldız, “Bu halk burada Kobanê’ye destek olmak için toplanmış ve bu saldırılara karşı yılmayacak. Hepimizi öldürseniz de, buradan gitmeyeceğiz’’ dedi.

Vali telefona çıkmadı

HDP milletvekillerinin saldırılar nedeniyle Urfa Valisi İzzettin Küçük’le görüşme talebi de kabul edilmedi. HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Rojava halkı ile kendileri arasında tampon kurulmaya çalışıldığına dikkat çekerek, bu saldırıların bahsedilen tampon bölge için bir hazırlık mı yapılıyor sorusunu akılara getirdiğini söyledi Ayhan, “Arkadaşlarımızın İçişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede kesinlikle Rojava halkıyla ilişkilenmemiz istenmiyor. Bizim AFAD ile birlikte çalışma isteğimiz geri çevriliyor” diye konuştu. Ayhan, tüm engellemelere rağmen Rojava halkıyla dayanışma içinde olacaklarını dile getirdi.

DİHA/URFA




Çeteler tedavi ediliyor

Kobanê’ye saldırıda ağır yaralanan Ammar Alo isimli DAİŞ üyesi, Urfa’nın Akçakale Sınır Kapısı‘ndan getirilerek Urfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Çete üyesi tedavi altına alınırken polislerde çete üyesinin kapısında ve hastane çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. 
Öte yandan yaralanan diğer çete üyelerinin de Urfa’da çeşitli hastanelere sevk edildiği ve hazırlanmış özel odalarda tedavi edildiği belirtildi.



ÖDP’li Taş: İnsanlık için direniyor


ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş, Kobanê-Suruç sınırında bulunan direniş çadırını ziyaret etti. Taş, “Burada insanlık için bir direniş var. Zor durumda olan IŞİD’çiler. Kendileri Kobanê’yi kuşattı ama insanlık onları kuşatıyor” dedi. DAİŞ ile Türkiye arasındaki ilişkiye de dikkat çeken Taş, AKP’nin IŞİD’e “bizim çocuklar” muamelesi yaptığını ifade ederek, “El altından IŞİD’in önünü açan politikaları baştan beri izliyor.  49 rehine karşılığında aynı zamanda Kobanê’ye saldırı yürütme konusunda IŞİD cesaretlendirildi, IŞİD’e dokunulmayacağı vaat edildi’’ diye konuştu. Taş, amacın tampon bölge oluşturmak olduğunu belirterek, “Göç ve IŞİD saldırılarını gerekçe göstererek aynı zamanda bir tampon bölge ile daha kalıcı bir stratejinin uygulanmasına geçiş gibi bir takım politikalara da yaslanıyor.”



Kobanê’yi savunmak görevimiz


Kobanê direnişine destek için sınır hattındaki eyleme Kürdistan’ın dört bir yanından katılımlar gerçekleştirilirken, eyleme katılamayanlar da bulundukları illerde eylem ve açıklamalarla desteklerini beyan ediyor.
Şırnak’taki sivil toplum örgütleri ortak bir açıklamayla DAİŞ saldırılarını kınadı. Cumhuriyet Meydanı’nındaki açıklamayı Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi yaptı. DAİŞ terör örgütünün hedefinin, Irak ve Suriye’deki Kürt kazanımları olduğunu belirten Elçi, “Geçmişte farklı adlar, farklı kimliklerle Kürtleri katledenler bugün de DAİŞ terör örgütü adı altında çeşitli devletlerden aldıkları güç ve destekle Kürt halkına karşı en ağır ve barbarca suçları işlemektedir” dedi. Çetelerin hedefinin İslamiyet, şeriat ya da özgürlük değil, sadece Kürt kazanımları olduğunu kaydeden Elçi, “Hiçbir evrensel değere tabi olmayan bu vahşi grup, Şengal’de katliamlarıyla onbinleri göçe zorlamışken, şimdi de bütün gücüyle Kobanê bölgesine saldırılarını yoğunlaştırmış, bu saldırılar nedeniyle binlercesi yaşam alanlarını terk etmek durumunda kalmıştır. Bu vahşi saldırılara karşı Kobanê halkıyla dayanışma içinde olmak, insani sorumluluğun gereği olduğu gibi, Kobanê’deki sivil Kürt halkını korumak, devletlerin ve uluslararası toplumun da ahlaki ve hukuki bir sorumluluğudur” dedi.
Batman Barış Anneleri Meclisi üyeleri de DAİŞ saldırılarına karşı başlatılan direnişe destek çağrısı yaptı.
Erzurum’da, Eftelya Kültür ve Sanat Derneği öncülüğünde “Diren Kobanê Erzurum Seninle” sloganıyla Kobanê halkı için yürütülen kampanya çerçevesinde bir TIR malzeme Urfa’ya doğru yola çıkarıldı.
DAİŞ saldırıları önceki gece de yürüyüşlerle protesto edildi. Antep’te Kobanê’ye yönelik saldırıları protesto etmek için DBP Şahinbey ilçe binası önünde toplanan binlerce kişi, Vatan Mahallesi’ne yürüdü. Eyleme DBP’nin yanı sıra EMEP, HDP, ESP de destek verdi.
Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde bir araya gelen gençler ise yolu trafiğe kapattı. Yüzlerce gencin “Kobenê direnişini selamlıyoruz” ve “Düşmeyecek düşmeyecek Kobenê düşmeyecek” sloganları eşliğinde yaptığı yürüyüşe polis saldırdı. Gençlerin karşılık vermesiyle çıkan çatışma geç saatlere kadar sürdü.
Siirt’in Barış, Ulus, Algül, Doğan ve Çal mahallerinde bir araya gelen gençler de Kobanê kantonuna yönelik saldırıları yürüyüşler ile protesto etti.
DAİŞ saldırıları Şırnak’ın Cizre ilçesinde de meşaleli yürüyüşle protesto edildi.