Zeki AKIL
Türk devleti Kürtleri öldürmeye devam ediyor. Bu devletin en iyi bildiği iş Kürtleri öldürmektir. Özellikle cumhuriyetin başından günümüze kadar aralıksız bir Kürt katliamı, asimilasyonu ve inkarı vardır. Türk devletini yönetenler Kürtlerin varlığını kendilerinin yokluğu olarak görüyorlar. Kendilerinin var olması için Kürtler yok olmalılar. Bu onlar için temel bir yasa olmuş. Bu hastalıklı zihniyet değişmediği sürece katliamlar, yıkım ve jenosit devam eder.
Bilindiği gibi Sakine Cansız ve arkadaşları Paris’te katledildi. Bu katliamı önder Apo Dersim katliamının devamı olarak değerlendirdi. Bugün Zeki Şengali’nin katledilmesi de Êzîdî halkının katliamının devamıdır. Türk basını övünerek Zeki’nin katlını bir başarı olarak sunuyor. Doğrusu katliamlar, kirli işler onlara çok yakışıyor. Nasıl olsa vicdanlarını ve insani erdemlerini yitirmişler. Devletin kirli işlerinin öncüsü veya perdeleyicisi olmakta bir sakınca görmemişlerdir.
Türk devleti bu insanlık suçlarını tek başına işleyecek güçte değildir. Onlara yardım eden, suç ortaklığı yapan birilerini her zaman bulmuşlardır. Şimdi de Irak başbakanı Türk katillerine onay verdiği için Şengal’e saldırabildiler. Erdoğan çoktandır Şengal’ı tehdit ediyordu. Ancak Irak kendisine az çok direniyor ve yol açmıyordu. Ebadi, Ankara’ya davet edildi, kirli pazarlıklar sonucu anlaşma sağlandıktan hemen sonra Şengal vuruldu. Erdoğan DAİŞ’in Şengal’de yarım bıraktığını tamamlamak istiyor.
Erdoğan önderliğindeki Türk devleti tüm olanaklarını ve aklını Kürtleri yok etme üzerine seferber etmiş durumda. Baskın seçime gitmeleri de bunun içindi. Şimdi Türkiye’yi MHP zihniyeti yönetiyor. Rusya ile savaşın eşiğine geldiler. Sonra Rusya’ya tarihlerinin en büyük tavizlerini vererek Efrîn işgaline onay aldılar. Yıllarca NATO ve ABD’ye dayanarak Kürtlere karşı savaştılar. Şimdi ABD ile hırlaşmalarının nedeni de Kürtlerdir. „ABD, Suriye’de Kürtlerin tasfiyesine katılmalı, statü sahibi olmalarına engel olmalı, bunu yapmazsa ben NATO’dan da çıkarım, ABD ile düşmanlık da yaparım,“ diyor. Kürtler dışında Türk devletinin ABD ve AB ile bir çelişkisi yoktur.
ABD ve AB’nin PKK’yi terörist ilan etmesi ve kendisine karşı sürekli Türkiye’yi desteklemesi yetmiyor. Türk yöneticileri benim gibi ırkçı ve faşist temelde yaklaşıp yok edilmeleri için savaşın, diyor. Rojava’yı Efrîn gibi yapalım diye dayatıyor. ABD, DAİŞ’e karşı Rojava güçleriyle ortak mücadele ettiği için ABD’yi düşman kategorisine koymuş durumdalar. Ya biz ya onlar diye dayatıp durdular. İstediklerini alamayınca da ABD karşıtlığını her kademede yükseltiyorlar. Aynı şeyi komşu ülkelere de yapıyorlar.
Ebadi, PKK’ye minnet duyduklarını söyledi. Kendileri vatandaşları olan Êzîdîleri koruyamadılar. PKK gerilla güçlerini gönderip katliamın önüne geçti. Ayrıca gerilla güçleri Êzîdîlerin katliamını engellediği gibi güvenliklerini de sağlamayı üstlendi. Çünkü Irak hükümeti bölgeyi DAİŞ’e terk etmişti. KDP de kaçmış, Êzîdîler ortada kalmıştı. Şimdi Ebadi Türklerle anlaşıp Êzîdîleri ve yöneticilerini öldürtüyor. Şengal resmi olarak Irak devletinin bir parçasıdır. Êzîdîler de Irak’ın vatandaşlarıdırlar. Başka bir devlet gelip Irak’ın topraklarını uçaklarla bombalıyor ve Irak hükümetinden hiç ses çıkmıyor. Bu normal bir durum olabilir mi? Hayır. Irak’ın gücü Türk devletine yetmez veya zorbalığını durduramazsa, en azından uluslararası alana taşırabilir, kınar, protesto eder vb. Ama Irak hükümeti suskunluğa gömüldü. Çünkü suç ortağıdır. Daha Ebadi Bağdat’a varmadan Türkler Şengal’İ vurdu.
Ortadoğu’da politika çok kıvrak ve kirli oyunlar üzerinden yürüyor. Derin bir kriz var. Türk devleti de bu bataklıktan yararlanıp Kürtleri darbelemeyi ve ırkçı-tekçi yapısını korumayı esas almış. Kürtleri baş düşman olarak belirlemişler. Kürtler de bunu bilerek yönlerini belirlemeye ve kendilerini direnerek, savaşarak korumalıdırlar.