Türk devleti Hatay’da ne yapıyor, neye hazırlanıyor?
Buna paralel olarak Efrîn kantonu etrafında El Nusra hareketliliği de görülüyor. TC, Arap menşeili olmasına rağmen uluslararası bir içerikte oluşturulan ve Ortadoğulaştırılarak piyasaya sürülen örgütlerle paralel çalışıyor. AKP kendi içinde bir operasyonla paralel yapı dediği kimi kesimleri etkisizleştirirken, yeni paralel yapılanmalar oluşturuyor. Bu defaki paralel de ilkinden farklı değil. İslami tandanslı yapılarla paralel örgütlenmek AKP’yi bir uçurumun eşiğine ve tarihi bir yenilgiye yakınlaştırmaktadır.
AKP, Kobanê’de her türlü moral-maddi desteği DAİŞ çetelerine vermiştir. Tüm bu desteklere rağmen DAİŞ, Kobanê’de beklemediği bir direnişle karşılaşmış ve yenilmiştir. DAİŞ -ve AKP- bu yenilgiyi hazmedemediğinden sürekli bir uluslar arası takviye yapılmaktadır. AKP’nin DAİŞ’e desteği de, Toprak Mahsulleri Ofisi binasını resmi ya da gayri resmi olarak DAİŞ’e açmakla birlikte, Kobanêli halka ve bu halka destek veren Kuzey Kürdistan halkına yaklaşımla devam etmektedir.
Türk askerleri 25 yaşındaki Eso Salih adlı Kobanêli bir genci panzerle kovaladı, motosikletiyle ilerleyen gencin üzerine panzerle giden askerler ezmek suretiyle bu genci ağır yaraladı. Bu cümleleri yazmak çok kırıcı ve iç kıyıcı bir durum. Yazarken dahi insan olgusundan uzaklaştığını düşünüyor insan. Bir kuru yaprak değil, bir çöp parçası değil, basılıp ezilecek bir nesne hiç değil insan. Ama Türkiye cumhuriyetinin uygulamaları Kürtlerin nasıl nesneleştirildiğinin örnekleriyle doludur. Kürt düşmanlığı, inkar ve imha siyaseti bir kez daha uygulanmıştır. Türkiye cumhuriyetinin Kobanê’ye, Kobanêli halka, Kobanê’de varlık-yokluk savaşı veren Kürt gençlerine yaklaşımı bu olayda bir kez daha somutlaşmıştır. Türk hakim zihniyetine göre, Kürtler varlıklarıyla, bedenleriyle, gençlikleriyle, kültürleriyle panzerler altında olmalıdır.
Buna rağmen halkın Kobanê kuşatması karşısındaki direnişi sürüyor. Pirsus’ta eylemler ara vermiyor. İnsan zinciri oluşmuş ve kuşatma bitene kadar bu zincir kırılmayacak. Kuzey Kürdistan halkı, Kobanê direnişine destek veriyor ve Türk devletinin saldırısına karşı koymakta ısrarını bir kez daha gösteriyor.
TC, panzerleriyle Kobanêli gençleri ezmeye devam ediyor. Devlet binalarından da DAİŞ çeteleri Kobanê’ye saldırıyor. Bu gerçeklik özgür basın tarafından tüm kamuoyuna iletildi. DAİŞ’lilerin Türk askerleriyle selamlaşması, sınırdan rahat geçişleri, alışverişleri daha önce görüntülenmişti. Ama bu defa DAİŞ’liler TC’nin bir devlet binasından Kobanê’ye saldırdı. Bu saldırısıyla Türk devleti DAİŞ kimliğiyle Kobanê’ye saldırısını görünür kıldı.
Yaralı DAİŞ elemanları özel hastanelerde korunarak tedavi edilirken Kuzey Kürdistan’da siyasi soykırım operasyonları sürüyor. Ve tutuklananların çoğunluğu 18 yaşını geçmemiş gençler. Demokratik ulus anlayışıyla kendi toplumunun Kürdistan’ın tüm parçalarındaki insanlarını savunmak, tutuklamayla karşılık buluyor. Buna karşılık Kobanê’ye destek eylemleri sürmelidir.
Kobanê’den sonra Hatay merkezli gelişen hazırlıklar karşısında mevcut ve yeni saldırı planlarından çıkarılacak sonuçlar vardır.
HDP’nin ve tüm legal siyasal örgütlenmeler Efrîn-Kobanê’ye yakın bölgeler olan Maraş, Antep, Hatay, Adıyaman, Urfa illerimizde yeterli düzeyde örgütlenmemektedir. Buralarda her türden devletçi, çeteci güçlerin örgütlenmesine açık kapı bırakılmaktadır. Toplumsal zemin bunu engelleyecek düzeyde örgütlenmemiştir. Bu illerimiz neredeyse tümden çetelerin savaşa hazırlandığı bir alan haline gelmiştir. Tüm altyapı ve hazırlık çalışmalarının burada yapıldığı az çok biliniyordu ve bu hala da sürmektedir. Hatay üzerinden Efrîn’in tehdit edilmesi karşısında ilk elden yapılması gereken bu illerimizde güçlü bir örgütlenmeyi şimdiden başlatmak, toplumu bilinçlendirmek, bu bölgenin bir savaş meydanı haline gelmesini engellemek, Kobanê kuşatması karşısında kuzey halkının verdiği tepkinin kat kat fazlasına hazırlanmak ve Efrîn kuşatması olduğunda toplumun demokratik ulus ısrarını ve zaferini tüm egemenlere göstermektir.