Sınır hattında olası saldırılara karşı bedenlerini kalkan yapan Girê Spî halkı, eylemleri, tavırları ve sloganlarıyla hiçbir gücün iradelerini kıramayacağını vurguluyor.
Girê Spî’nin Türkiye sınır hattında bulunan El Minbetih Mahallesi’ne girildiğinde yüzlerce kişinin hep bir ağızdan attığı Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük işgal tehditlerini kınayan sloganlar duyuluyor. Eylem noktasından Türk devletinin son üç haftadır sınıra yığdığı askeri güçler, zırhlı araçlar, topçu atışı için oluşturulan rampalar ve bölgede hendek kazan iş makineleri görülüyor.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan basına yaptığı açıklamalar ile Girê Spî ve Til Rifat’ı işgal etmekle tehdit etmişti. Türk devlet yetkililerinin bu tehditleri her geçen gün artarak devam etti. Sınır hattındaki canlı kalkan eylemi de Türk devletinin bu tehditlerine karşı başlatıldı. Girê Spî’de yaşayan Arap, Kürt, Ermeni ve Türkmenler her gün sınır hattında kurulan çadıra geliyor ve Türk devletinin tehdit ve olası saldırılarına karşı bedenlerini kalkan yapıyor. Eylemciler, Türk devleti başta olmak üzere tüm dünyaya bedeli her ne olursa olsun işgale boyun eğmeyeceklerinin mesajını veriyor.
Canlı kalkan eylemi, 18 Temmuz günü başladı. Girê Spî’deki eylemden bir gün önce de Kobanê’nin sınır hattındaki iki farklı noktasında aynı amaçla eylem başlatıldı. Direnişte ısrar eden halkın kurduğu çadırda, özgürlük mücadelesi şehitleri ve Türk devleti ile DAİŞ’in katlettiği çocukların fotoğrafları asılı. Çadırda, Girê Spî’den kadın, çocuk, erkek, genç ve yaşlılara kadar herkesi görmek mümkün.
Çadırın bir köşesinde bölgedeki Arap ve Kürt aşiret kanaat önderlerinin kurduğu sohbet ortamı göze çarpıyor. Bu sohbette siyasi gelişmeler derinlemesine değerlendirilirken, tüm aşiret ve toplumsal yapıların işgale karşı direneceği vurgulanıyor.
Eylem çadırında sabah saatlerinden itibaren yoğun ziyaretler gerçekleşiyor. Minbic, Kobanê, Tebqa, Reqa, Dêrazor ve Eyn Îsa’dan gelen heyetler, işgal tehditlerine karşı tavırlarını ortaya koyuyor.
Osmanlı işgalciliğine izin yok
Eylem bölgedeki basın kuruluşları tarafından yakından takip edilse de halkın direnişteki ısrarı Türk devleti tarafından karanlıkta tutulmak isteniliyor. Eylem çadırına gelen siyasetçi, kanaat önderi, aydın ve kurum temsilcilerinin basına yaptığı açıklamalarda hep bir ortak nokta var: “Osmanlı işgalciliğinin yeniden canlandırılmasına izin vermeyeceğiz.”
Eylem noktasında öğlene doğru hava sıcaklığı 40 dereceye kadar ulaşıyor. Ancak aşırı sıcaklar halkın direnişteki ısrarını sekteye uğratmıyor. Eyleme giydikleri yöresel elbiseleri ile katılan farklı halk ve inançlardan insanları, Kuzey-Doğu Suriye’deki halk ve inanç mozaiğini de ortaya koyuyor.
Asla terk etmeyeceğiz
Geceden sabah saatlerine kadar eylem alanından ayrılmayan Emîra Elî, işgale boyun eğmeyeceklerini herkese göstermek istediklerini belirterek, “Topraklarımızı asla terk etmeyeceğiz. Bu toprakların asıl sahibi bizleriz ve Türk devletinin işgal etmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Halkların ortak bir yaşam sürdürdüğüne dikkat çeken Husam El Tirkmenî isimli genç ise “Türk devletinin aramıza fitne yaymasına müsaade etmeyeceğiz. Girê Spîli gençler, topraklarının tek karışını terk etmeyecek” şeklinde konuştu.
Eylemde akşam saatlerinden itibaren kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Eylemdeki her kişi kendi kültürünü yansıtan şarkı, şiir okuyor, folklor oyunlarını sergiliyor.
Toplumsal Savunma Güçleri ise eylem alanı çevresinde 24 saat boyunca güvenlik önlemleri alıyor.