
'Soykırımdır'
"Bu katliamı tarif etmek mümkün değildir" diyen Türk, "Bu katliamı soykırım olarak değerlendirmek bence hiç de yanlış değildir" dedi. Türk, "Çünkü soykırımı tarif ettiğiniz zaman, masum insanların hedef alındığı, uçaklarla, kimyasal silahlarla, bombalarla yapılan bir katliamı farklı türlü değerlendirmek mümkün olmayacaktır. Bir anne oğlunun cenazesinin tanıyamıyor, ayakkabısına sarılıyor. Bu vahşetin bu şekilde devam etmesi Türkiye'de birlikte yaşama umutlarını ortadan kaldıran bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Çünkü bir güven ortamı oluşmadı, barışçıl bir sürecin kardeşleşmeyi gerçekleştirecek bir inancı ortadan kaldırıldığı bir süreç olarak görmek gerek" şeklinde konuştu.
'Kürt halkına gözdağı verilmek isteniyor'
Diyarbakır'da 2 HPG'linin infaz edildiği iddialarını da değerlendiren Türk, Roboski Katliamı ve 2 HPG'li olayının aynı düşünülmesi gerektiğini belirterek, "Bunları yan yana getirdiğiniz zaman. Kürt halkını bir bütün olarak hedef haline getirildiği ve Kürt halkına bir gözdağı verilmek istendiği, terbiye edilmek istendiğinin bir ifadesidir" şeklinde konuştu. 1938 Dersim olayında da devletin politikasının dize getirmek, terbiye etmek ve susturmak politikası olduğunu dile getiren Türk, "O günden bugüne siyasetin Kürtlere bakışı değişmediğini görüyoruz. Oysaki bir halkın kendini ifade edebilmesi, özgür, eşit bir yaşama kavuşması için verilen mücadeleyi susturmanın artık bu yöntemlerle mümkün olmayacağını yöneticilerin, devletin, hükümetin bunu görmesi lazım" dedi.
'Medya insanlık ve hukuk adına görevini yapmadı'
Yaşanan katliam karşısında medyanın sessiz kaldığını da ifade eden Türk, "İcranın başında kimse sorumluluk onlarındır. Halk emri veren icraatı yapandan hesabı sorar. 12 saat geçmesine rağmen medya suskunluk içindeydi. 35 insanımız yaşamını yitirmiş hala bir iddia şeklinde geçti. Bu yaşanan katliam karşısında medya insanlık ve hukuk adına görevini yapmadı. Zulme karşı sorumluluğu olan medya bu görevini yerine getirmedi. Halkın buna büyük tepkisi var. Bunu doğru okumak gerek" dedi.
'Soruşturma tepkileri azaltmaya dönük bir oyundur'
Roboski katliamı ile ilgili başlatılan soruşturmaya ilişkin basın mensuplarının sorusunu yanıtlayan Türk, "Vahşetten sonra bakın araştırıyoruz, suskun kalmadık şeklinde kamuoyunu yanıltmaya tepkileri azaltmaya dönük bir oyun olarak değerlendiriyoruz. Çünkü biz bunları çok yaşadık. Çok gördük. Geçmişte de çok acılı olaylar yaşandı ve sözde savcılar araştırıyor ama sonuç olarak devleti aklamaya yönelik bir siyaset olarak değerlendiriyoruz" ifadesinde bulundu.
Basın mensuplarının İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in istifası tartışmalarını sorması üzerine Türk, "İçişleri Bakanı'nı tüm Türkiye tanıyor ve aslında bu ülkede değil bakanlık, bu ülkede muhtarlık yapacak ehliyete sahip değil. Meseleyi sadece İçişleri Bakanı'na yükleyip kimse kendini aklamasın. Bu ortak bir karar ve ortak bir sorumluluktur. İçişleri Bakanı bu göreve verildiğinde kapasitesinin ne olduğunu, bu devlet de bu hükümet de çok iyi biliyordu. İçişleri Bakanı ile değil devletin mantığıyla uğraşmak gerekir" yanıtını verdi.
'Halk somut adım istiyor'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Kürtlerin bütün anayasal ve kültürel hakları verilecek" şeklinde açıklamasını da değerlendiren Türk, "Umuda yolculuk yapıyoruz. Umudumuzu kaybetmek istemiyoruz. Halk artık o kadar çok şey işitti ve yaşadı ki, bu sözle tatmin olmayacak. Bu halk somut adımlar istiyor" dedi.
DİHA/AMED