Türkiye’nin 9. cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi’nde solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle öldü. 1965-1993 yılları arasında da 7 farklı hükümette toplam 12 yıl başbakanlık yapan, 1993-2000 arası cumhurbaşkanı olan Demirel 91 yaşındaydı. Demirel’in ölümü ardından 3 günlük ‘ulusal yas’ ilan edilirken, cenazesi devlet töreninin ardından 19 Haziran Cuma günü doğum yeri olan Isparta’da/İslamköy’de toprağa verilecek. 


360 kişi kaybedildi

Demirel’in başbakan olduğu 20 Kasım 1991-16 Mayıs 1993 ile cumhurbaşkanı olduğu 16 Mayıs 1993-16 Mayıs 2000 yılları arasındaki ‘kara bilanço’ hayli kabarık. Demirel’in başbakanlığı dönemde 31 kişi, cumhurbaşkanlığı döneminde ise 329 kişi gözaltında kaybedildi. Hakikat Adalet Hafıza Merkezi zorla kaybedilenler veri tabanında ( www.zorlakaybedilenler.org ) Demirel başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemde kaybedilen 360 kişinin isimlerine ulaşmak mümkün. Kamuoyunun yakından tanıdığı Ferhat Tepe, Fikri Özgen, Hasan Ocak, Fehmi Tosun, Nazım Babaoğlu, Rıdvan Karakoç, Demirel’in ülke yönetiminde söz sahibi olduğu dönemde kaybedilenlerden sadece birkaçı. 


Hesap vermeden gitti

9 Ocak 2010’da Galatasaray Meydanı’nda buluşan kayıp yakınları başbakanlık koltuğunda oturan Demirel’in kayıplardaki rolüne işaret etmiş ve yargılanmasını istemişti: “Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ‘Polisin elini soğutmayın’ buyurdu. Ve bütün hükümetleri döneminde gerçekten de polisin eli hiç soğumadı. ‘Kayıplar cebimde değil ki vereyim’ sözünün sahibi Demirel’i yargılayın.”


Askere havale etti

Türkiye’nin karanlık sayfalarına icraatlarıyla imza atan Demirel, Kürt sorununda inkar yolunu seçti, imha ve katliam politikasının sürdürücüsü oldu. 1992 yılında önce ‘Kürt realitesini tanıyoruz’ diyen Demirel’in cumhurbaşkanlığı dönemi, çatışmaların en şiddetli olduğu yıllar oldu. Kürt sorununu askere havale eden Demirel şöyle demişti: “Ben ‘Kürt realitesi’ derken, Kürt diye bir insan vardır, bunu kabul ediyoruz dedim. Üst kimlik olarak Türk’sünüz. Kürt realitesi yerine ‘Kürt sorunu’ dediğiniz zaman başka yerlere gidersiniz. Millet sorunu, siyasi bir sorun kabul etmiş olursunuz.” 

Demirel, Çankaya Köşkü’nde 1997 yılında dönemin HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak’ı kabul ettiğinde ise “Türkiye’de bir Kürt sorunu vardır beyanınızı kabul etmiyorum. Türkiye’nin terör meselesi vardır, baş mesele budur” demişti. 


Buldan: İsyanım buna

Demirel döneminde Kürt işverenlerin de yer aldığı ‘öldürülmesi gerekenler listesi’ oluşturdu. Bunlardan birisi de Kürt işveren Savaş Buldan’dı. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Demirel’in ardından şu açıklamayı yaptı: “Süleyman Demirel de hesap vermeden gidenlerden. Süleyman Demirel ‘Savaş Buldan ölüm listesinin başında olmalı’ demişti. Hesap vermeden gitti. İsyanım bunadır.”


İdamlarına onay verdi

 Demirel, 1968 kuşağının öğrenci liderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamı için ‘evet’ oyu veren 276 milletvekilinden biriydi. 


Maraş, Çorum, Sivas

Demirel, 1979 yılındaki Maraş Katliamı’nın ardından, “Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz, böyle bir şey söylemiyorum, devlet cinayet işleyenin yakasına yapışmak zorundadır” demişti. 57 kişinin öldüğü Çorum Katliamı’nı kendisine soran bir gazeteciye, “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın” karşılığını vermişti. Sivas Katliamı’nın ardından, “Devlet güçleriyle halk karşı karşıya getirilmemelidir” derken, olayın münferit olduğunu savunmuştu. Demirel, “Olay münferittir. Ağır tahrik var” demişti. 


 HABER MERKEZİ