
Çözüm anahtarı Öcalan’da
Mezopotamya’nın Kürtlerin yanı sıra, Ermenilerin, Asurilerin, Keldanilerin, ilk Hristiyan grupların isyanlarına tanık olduğunu dile getiren Türkali, Osmanlı zamanından beri bölge halklarının birbirine kırdırılmaya çalışıldığını söyledi. Osmanlı döneminde Kürtlerin kandırıldığına vurgu yapan Türkali, “Abdülhamit döneminde ona, ‘Bavê Kurda (Kürtlerin Babası)’ denirdi. Ancak o Kürtlerin babası falan değildi. Kurnaz bir hükümdardı. Ermenileri bastırmak için Kürtleri kullandı. Hamidiye Alayları’nı kurarak Kürt halkına ve Ermenilere zulüm etti” dedi. “Bölgenin sükuna kavuşması için bu gerçeğin doğru saptanması lazımdı“ diyen Türkali, şöyle devam etti: “Abdullah Öcalan’ın yaptığı en büyük iş bu gerçeği görmesi ve halkına da bunu göstermesidir. Hükümet, askerlerin de baskısıyla ya da kendisi de askerlere baskı yaparak, Kürt hareketini bastırmak için epey marifet gösterdi; ama hiçbir şey yapamadı. Sonra anlaşıldı ki çözüm anahtarı Abdullah Öcalan’da. Dağdaki adamlar bunu diyor, Avrupa’daki Kürt bunu diyor, aydınlar ve halk da bunu diyor.”
Çaresiz barışacaklar
Milyonlarca Kürt’ün, “Benim yolum Öcalan’ın yoludur” diyerek özgürlüğüne kavuşması için imza vererek Kürt sorununun çözümü için şartların bir bakıma hazır olduğu mesajı verdiğini belirterek, “Dünya şartları da buna uygun düşüyor. Ama Hükümetin sinsi bir takım oyunları işin nereye varacağına dair bize kolay kolay güvence vermiyor” diye konuştu. Devletin barış yapmaktan başka çaresinin olmadığını vurgulayan Türkali, “Sonunda barış yapacaklar, çünkü çaresizler. Mesela Kürt hareketi içinde çok akıllı ve Öcalan’ın çizdiği çizgide yürüyen çok yetenekli insanlar var” dedi.
‘Çözüm Öcalan çizgisinde’
Kürt sorununun demokratik temelde çözümünün Türkiye halkları açısından önemine dikkat çeken Türkali, “Bu işin çözümü Öcalan’ın çizdiği iç çizgi formülüdür. Bunun değerini bilmek lazım. Türkiye çok kültürlü ve çok halklı bir ülkedir. Mao vaktiyle, ‘Bırakın yüz çiçek açsın’ diyordu. Bizde çeşit çeşit çiçek var. Bunların ne zararı var. Bırakın bütün halklar birbirini severek yaşasın” diye belirtti. Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’ın, “PKK benim muhatabım değildir” söylemlerini, “politik oyunlardır” diyerek şu sözlerle eleştirdi: “PKK benim muhatabım değil diyor; ama dağdaki adam ‘ben ancak Öcalan’ın sözüyle hareket ederim’ dediği anda PKK, Recep Tayyip Erdoğan’ın muhatabıdır. Ben bunlara önem vermiyorum. Bunlar diplomatik ayak oyunlarıdır.”
EVDİYE ERGÜRBÜZ/ROJDA KORKMAZ / DİHA/İSTANBUL