AKP hükümetinin Rojava’ya yönelik düşmanca tutumu ve saldırıları devrimin ilanından bu yana sürüyor.

AKP iktidarındaki Türkiye, Rojava Devrimi’nin doğduğu 19 Temmuz 2012 tarihinden bu yana Rojava’ya düşmanlık yapıyor.  DAİŞ, El Nusra ve Ehrar El Şam ile ilişkilerini hiç kesmedi. Serêkaniyê, Kobanê, Girê Spî kapılarını ve sınırlarını çetelere sonuna kadar açık tutan AKP hükümeti, YPG/YPJ güçlerinin özgürleştirdiği her kapı ve sınırı ise “geçilmez” hale getirdi. YPG’nin elinde esir bulunan DAİŞ üyesi Savaş Yıldız’ın da anlatımlarında işaret ettiği gibi 27 Şubat 2016 tarihli Girê Spî, Eyn Îsa, Siluk ve Mebruka saldırıları DAİŞ-AKP ittifakının bir operasyonu oldu. Girê Spî’de ortaya çıkan halkların demokratik özerk iradesini tanımayan AKP, 24 Ekim 2015 tarihinden bu yana ise saldırılarını kesintisiz sürdürüyor. 


2012’den bu yana

Devrim sonrası Dilok’ta (Antep), Kürtler adına hareket ettiğini iddia eden ENKS’ye bağlı gruplarının da bulunduğu çeteler ile ilişkilenerek Efrîn, Halep ve Kobanê’ye kadar uzanan geniş bir hatta saldırılara başlayan AKP’nin, ilk saldırısı 8 Kasım 2012’de Serêkaniyê’ye yönelik gelişti. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adıyla kentteki Kürtleri yok etmek isteyen AKP, Kent Meclisi Eşbaşkanı Abit Xelil ve yanındaki YPG/YPJ savaşçılarını katletti. 



Kapıyı kapatıp duvar ördü

Sonrasında Ceylanpınar üzerinden El Nusra çetesi eliyle kentteki Kürtlere dönük topyekün saldırı başlatıldı. Kente dönük saldırılarda yaralanan çete üyeleri için sınır kapısını açıp Ceylanpınar’da tedavi eden AKP, açık tuttuğu kapıdan yine lojistik destek sağladı. Verilen bu desteğe rağmen kentin özgürleştirilmesine engel olamayan AKP, çetelerden arındırılan kente açılan kapıyı kapatıp duvar ördü.


Hendek kazdı, işgal etti

Dêrîk’in sınırdaki Endîwer köyünden Efrîn’e kadar birçok yerde Rojava toprakları içinde hendekler kazıp duvar ören AKP, Efrîn’de binlerce zeytin ağacını keserek Rojava’nın bazı topraklarını işgal etti. Sınıra yakın bölgelerde tarlası olan Rojavalı çiftçilerin tarlalarını ekip mahsullerini toplamasına da  engel olundu.


Onlarca topçu saldırısı

Türk ordusu, AKP’nin talimatıyla Kobanê Kantonu’na bağlı Girê Spî kentindeki YPG ve Burkan El-Firat güçlerinin mevzilerine kentin özgürleştirildiği 15 Haziran 2015’ten sonra onlarca kez ağır silahlarla saldırılar düzenledi. Yine YPG’nin ve Ceyş El Suwar’ın, Kobanê ve Efrîn’deki mevzilerine de onlarca kez topçu saldırıları düzenledi. 


Sınırda 47 sivili katletti

Türk askerleri son 18 ayda sınırda 47 Rojavalı sivili katletti. Rojava Özgür Basın Birliği’nin (YRA) Mart ayında hazırladığı rapora göre, Türkiye sınırında Ekim 2014’ten 27 Şubat 2016’ya kadar 36 Rojavalı sivil katledildi. Mart ayından bu yana ise TSK tarafından sınıra yönelik yapılan saldırılarda 11 kişi daha katledildi. Yine sınır hattında yakalanan 30 Rojavalı’ya işkence edilirken, çok sayıda Rojavalı kadın ise Türk askerinin taciz ve tecavüzüne maruz kaldı. 



AKP organizasyonlu katliamlar

2013 yılında Halep’e bağlı çoğunluğu Kürt olan Til Eran ve Til Hasil kasabalarında Ceyşe El İslam ve El Nusra çetelerinin gerçekleştirdiği katliamlarda da AKP’nin parmağı olduğu ortaya çıktı. Katliamdan birkaç gün önce çete grupları MİT mensuplarıyla Dîlok’ta gizli bir toplantı düzenlemiş ve anlaşma imzalamıştı. MİT ile El Nusra arasında Kürt karşıtlığı temelinde varılan bu anlaşmanın belgeleri ise Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) yansımıştı. 


Girê Spî ve Kobanê katliamları

TSK’nin doğrudan desteğiyle DAİŞ, Girê Spî ve Kobanê’de iki katliam gerçekleşti. DAİŞ çetelerinin, 25 Haziran 2015’te Kobanê’ye yönelik katliam saldırısında Berxbotan köyünde 23, Kobanê’de ise 210 sivil katledildi. Saldırılar ve sonrasındaki çatışmalarda 23 YPG’li, 14 Asayiş üyesi şehit düştü.

27 Şubat 2016’da AKP/DAİŞ’in Girê Spî’yi işgal amaçlı saldırısında Hemam Tirkmen, Siluk ve Eyn Arus’ta aralarında çocukların da bulunduğu 30’un üzerinde sivil katledildi. Yaşanan çatışmalarda 43 YPG, Asayiş ve Öz Savunma askeri de şehit düştü. 

Türk ordusunun 13 Şubat’ta Efrîn Kantonu’na yönelik başlattığı bombardıman ve saldırılarda 2 YPG savaşçısı ile bir Öz Savunma askeri şehit düştü.


Saldırılar hiç eksilmedi

TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi Ferhad Dêrik, Rojava Devrimi’nin başından bu yana başta Türk devleti olmak üzere Suriye sorununu derinleştirmeye çalışan dış güçlerin çeteler eliyle Rojava Devrimi’ne ağır saldırılar gerçekleştirdiğini ifade etti. Dêrik, “Şêxmeqsûd, Girê Spî ve son olarak da Qamişlo’ya yönelik TSK, BAAS, çete saldırıları oluyor. Serêkaniyê, Rimêlan, Efrîn, Cizîrê ve Kobanê’ye yönelik ağır saldırılar yapıldı. Girê Spî çetelerin elinden alındıktan sonra 2015 Ekim ayından bu yana defalarca saldırı gerçekleştirildi” hatırlatmasında bulundu. 


Federalizme karşı tarihi ittifak

Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi’nin ilanından sonra kurulan Meclis ile Rojava’nın dört bir taraftan saldırıya maruz kaldığını dile getiren Dêrik, “Başta Kürtler olmak üzere Rojava halklarının düşmanları birleşerek sistemli saldırılar düzenlemeye başladılar. Türkiye, İran, Suriye rejimleri ve bugün onların siyaseti ile paralel olan PDK/Barzani, Suriye içinde ENKS eliyle saldırılar gerçekleştiriyor. Bu ağır saldırılar demokratik federal sisteme karşı tahammülsüzlük ve tasfiye girişimleridir. Suriye halklarının sahiplendiği federalizmin savaşı bitireceğini anladılar” diye konuştu. 


Qamişlo bilançosu


Türkiye’den Qamişlo’ya yönelik saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 2 sivil yaşamını yitirdi, 8 sivil de yaralandı. 

‘Sessizliğe Hayır’ haber takibi hamlesindeki basın emekçileri, Türk devletinin Nusaybin’den Qamışlo’ya dönük gerçekeleştirdiği saldırılar sonucu yaşanan can kaybı ve oluşan maddi zarara dair bir rapor hazırladı. Cizir Yasama Meclisi’ne sunulacak raporda, “14 Mart’tan bu yana Türk devlet güçlerinin Nusaybin ilçesinden Qamışlo’ya dönük top gülleri ile ağır ve orta silahlarla saldırıları devam etmektedir. Neredeyse her gün Türk devlet güçlerinin top ve mermileri Qamişlo’ya düşüyor. Kente düşen top ve mermiler sonucu yaşamını yitiren ve yaralanan siviller oldu. Türk devlet güçleri Rojava sınırının ihlal ederek tarlalarında çalışan sivilleri hedef alıyor. Saldırılar sonucunda yurttaşların ev ve işyerlerinde maddi hasar meydana geldi. Bölgedeki yurttaşlar saldırılar nedeniyle kaygı içerisinde yaşıyorlar” denildi. Saldırılar sonucu 2 sivilin yaşamını yitirdiği, 8 sivilin de yaralandığı belirtilen raporda ayrıntılara yer verildi.


HRW: Türkiye sınırda öldürüyor


İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) Türk askerinin Mart-Nisan 2016’da 1’i çocuk 5 kişiyi öldürdüğünü, 14 kişiyi de ağır yaraladığını bildirdi.

HRW dün yaptığı açıklamada Türk sınır birliklerinin Türkiye’ye geçmeye çalışan Suriyeli sığınmacılara ateş açtığını, şiddet uyguladığını, bunun sonucunda da ölümler ve ağır yaralanmalar yaşandığını belirtti. HRW’nin görüştüğü mağdurların, tanıkların ve yereldeki Suriyelilerin anlatımlarına göre 2016 yılının Mart ve Nisan aylarında sınırda görevli Türk askerlerinin Suriyeli göçmenlere ve kaçakçılara uyguladıkları şiddet, biri çocuk 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle, 14 kişinin de ağır yaralanmasıyla sonuçlandı. Rapora göre, sadece bir vakada Halep’ten kaçan ve içlerinde kadın ve çocukların yer aldığı bir gruba bağırışlara rağmen ateş edildi, 2 kişi katledildi.


Güvenli Türkiye!

İnsan Hakları İzleme Örgütü kıdemli mülteci araştırmacısı Gerry Simpson, “Türkiye’nin üst düzey resmi makamları Suriyeli mültecileri sınırları ve kolları açık halde karşıladıklarını iddia ederken, ülkenin sınırda görevli askerleri onları öldürüyor ve dövüyor. Çatışmalardan ve hedef gözetmeyen savaş halinden kaçan travma içindeki kadın, erkek ve çocuklara ateş açılması gerçekten de dehşet verici” dedi.

Türk hükümetine çağrıda bulunan Simpson, mültecilere karşı ‘aşırı boyutlara varan’ şiddet kullanımına son verilmesini ve saldırılara dair araştırma yapılmasını isterken, Suriye ve Rojava sınırlarının açılması çağrısı da yaptı.


AKP’nin roketleri Kilis’e iade


Ocak 18’den bu yana DAİŞ’in katyuşa saldırıları ile 22 kişinin yaşamını yitirdiği Kilis’te incelemelerde bulunan CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “DAİŞ‘i en çok biz vurduk” açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. 

DAİŞ çetelerinin en büyük destekçisinin Saray-AKP iktidarı olduğunu belirten Ertem, “Suriye savaşı başladığında Reyhanlı Apaydın Kampında IŞİD teröristlerini eğiten bu hükümetti. IŞİD’in Reyhanlı Beşaslan köyünden petrolü kaçak yollardan satmasını sağlayan yine bu hükümetti. Türkiye’de IŞİD’in ciddi anlamda ekonomik gelir elde etmesine neden oldu. Yetmedi Reyhanlı Bükülmez köyünden yüzlerce tır silah ve mühimmat sevkiyatı yaptı. IŞİD’i bu seviyeye kendileri getirdi” dedi. AKP tarafından DAİŞ çetelerine verilen silah ve mühimmatın Kilis halkına iade edildiğini belirten Ertem, roket saldırılarının sistematik bir hal aldığını ifade ederek, hükümetin yapması gereken şeyin atılan roketlerin gelmesini engellemek ve halkın can güvenliğini sağlamak olduğunu söyledi. 


ERDOÐAN ALTAN/DİHA/HABER MERKEZİ