
Kürt Araştırmaları ve Öğrencileri Örgütü (KSSO) tarafından İngiltere’nin başkenti Londra’da “Türkiye: Açık Hapishane” başlıklı bir seminer düzenlendi.
Seminere Prof. Dr. Mary Davis ve Prof. Dr. Khatchatur Pilikian gibi isimlerin yanısıra İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Marmara Bölge Temsilcisi Rıza Dalkılıç telefon bağlantısıyla katıldı. Uzmanlık alanı ‘Sendika Örgütlülüğü’ ve ‘İşçi Sınıfı Tarihi’ olan Prof. Dr. Davis, daha önce de Kürtlere ilişkin birçok etkinlikte yer almıştı. Davis, konuşmasına Leyla Zana ile başından geçenleri anlatarak başladı. Bir dizi temas için 2008’de Londra’da bulunan Leyla Zana için organize ettiği konferansta Türk istihbarat servisinin bulunduğunu ve konferans esnasında söylediklerinden ötürü Zana’nın terörle mücadele adı altında hakkında dava açıldığını hatırlattı. Terör konseptinin aslında bir tanımı olmadığının altını çizen Davis, “Devlet politik düşünceni sevmiyorsa, sen devletin gözünde bir teröristsindir. Devletin gözünde terörist olanlar, halkın gözünde özgürlük savaşçısı olabilir. Bugün burada Türk İstihbarat Servisi bulunuyor olabilir, umurumda değil. İstediğimi söyleme özgürlüğüne sahibim, ama Kürtler değil. 2008’de Zana’nın başına gelenler de bunu açıkça gösteriyor” ifadesinde bulundu. Binlerce kişinin tutuklanmasının arkasında yatan tek nedenin mevcut hükümetin Kürtleri sevmemesi olduğunu belirten Davis, AB ve Amerika’nın Kürt meselesine ilişkin duyarsızlığı da sert bir dille eleştirdi.
‘Son 3 yılda 7 binden fazla kişi tutuklandı’
Davis’in ardından seminer, Ermeni asıllı Prof. Dr. Khatchatur Pilikian’ın konuşmasıyla devam etti. Akademik kimliğinin yanısıra ayrıca opera sanatçısı olan Pilikian, Ermeni Soykırımı’ndan bugüne kadar Türkiye’de yaşanan faili meçhullere, katliamlara ve toplu tutuklanmalara kısaca değindi. Khatchatur Pilikian, Cumhuriyet’in kurulduğu dönemdeki Atatürk’ün baskıcı ve yasakçı politikasının, bugüne kadar hiç değişmeden devam ettiğini belirtti. Türk yasalarının politik aktivizmi terörizmle karıştırdığını ifade eden Pilikian, Türkiye’deki insan haklarının iyileştirilmesinde en büyük engelin Kürt meselesi olduğunu dile getirdi. Pilikian’ın ardından telefonla seminere bağlanan İHD Genel Başkan Yardımcısı Rıza Dalkılıç, son 3 yılda 7 binden fazla kişinin tutuklanmasıyla ifade ve düşünce özgürlüğü açısından Türkiye’nin büyük bir hızla gerilediğini söyledi. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin (DGM) kalkmasına rağmen, Türk Ceza Mahkemeleri’nin hukuksuz işleyişlerine devam ettiğini belirten Dalkılıç, Türkiye’de mevcut ifade ve düşüne özgürlüğü sorunsalını anlamak için mevcut sistemi anlamak gerektiğinin altını çizdi. Hukukun 1980 askeri darbe sonrası yapılan anayasayla yürüdüğünü ifade eden Dalkılıç, mevcut anayasanın Sünni ve Türk olmayan birçok kesimi kapsamadığı ifadesine bulundu. Tutuklu bulunanlar arasında acil müdahale gerektirecek hastaların da olduğunu belirten Dalkılıç, son olarak toplu mezarların da bir an önce açılıp kimlik tespitinin yapılması gerektiğini bildirdi.
ÖZLEM GALİP/LONDRA