KDP yönetimindeki Federe Kürdistan’ın yargısı, Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı suikast, sabotaj ve katliamları organize eden MİT sorumlusu Osman Köse’yi öldürdükleri iddiasıyla rehin tutulan iki Kürt’e, Türkiye’de bile olmayan idam cezası verdi.
Hewlêr 2. Ceza Mahkemesi, MİT Federe Kürdistan Sorumlusu Osman Köse’yi öldüren Mazlum Dağ ve Muhammed Beşiksiz hakkında idam kararı verdi.
Hewlêr’deki Huqqabaz isimli restoranda, Türkiye’nin Hewlêr Başkonsolosluğu’nda görevli olduğu ileri sürülen ama MİT’in Federe Kürdistan şefi olduğu ortaya çıkan Osman Köse ve iki kişinin öldürülmesi ile ilgisi olduğu iddiasıyla gözaltına alınanıp tutuklananlar, önceki gün Erbil 2. Ceza Mahkemesi’nde duruşmaya çıkarıldı. Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani’ye bağlı Rûdaw TV’ye konuşan avukat Birzo Said, “Bugün Erbil 2. Ceza Mahkemesi Hokkabaz restorantında Türk diplomatın öldürüldüğü olaya ilişkin 6 kişiye ceza verdi. 2 kişi idam cezası, 1 kişi bir yıl hapis cezası, 3 kişi de 2’şer yıl hapis cezası aldı” dedi.
Konuyla ilgili Ruûdaw’ın bu haberi dışında bir açıklama yapılmadı. Yargılanan kişilerin aileleri de dün saat 14.40 itibarıyla herhangi bir açıklama yapmamıştı.
Diplomat değil MİT sorumlusu
Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde 17 Temmuz günü Empire City’de bulunan Huqqabaz isimli restoranda düzenlenen silahlı saldırıda Türkiye’nin Hewlêr Başkonsolosluğu’nda görevli olduğu ileri sürülen Ösman Köse ile iki kişi öldürülmüştü. Eylemin failleri oldukları iddiasıyla Kuzey Kürdistanlı Mazlum Dağ, Muhammed Beşiksiz ile bir kişi daha gözaltına alınmıştı. Dağ ve Beşiksiz ile üçüncü kişiye daha önceden hazırlanmış bir ifade imzalattırmak için işkence yapıldığı öğrenildi.
MİT şefi olduğu deşifre edildi
Önce konsolosluk görevlesi sonra konsolos yardımcısı olduğu belirtilen Köse’nin MİT’ten olduğu Al Monitor tarafından deşifre edilmişti. Al Monitor’a konuşan bir Türk yetkili, Köse’nin MİT’in İran masasına baktığını, ancak bir süredir de Federe Kürdistan’dan sorumlu olduğunu açıklamıştı.
MİT işkenceli sorguda
İsminin gizli tutulmasını isteyen bir Asayiş üyesi, Köse’nin normal bir görevli olarak gösterilmeye çalışıldığını, ancak MİT’in Güney Kürdistan Masası sorumlusu olduğunu teyit etmişti. Dağ, Beşiksiz ve beraber gözaltına alındıkları bir kişinin yoğun bir şekilde işkenceye maruz kaldığı bilgisini de paylaşan Asayiş üyesi, MİT ve Parastin tarafından ortak bir şekilde sorgulandıklarını söylemişti.
MİT’in operasyon şefiydi de
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı üyesi Dr. Bahoz Erdal da eylemden sonra yaptığı açıklamada, eylemcilerin gerilla değil, yurtsever gençler olduklarının anlaşıldığını belirterek, şunları ifade etmişti: “Bu olaya bağlı olarak bazı araştırmalar yaptık. Ulaştığımız sonuç şudur: Birincisi bu öldürülen şahıs (Osman Köse) diplomat değildir. MİT’in Güney Kürdistan sorumlusudur. Yani MİT’in bize karşı faaliyet sürdüren örgütlemesinin sorumlusudur. MİT bünyesinde bir bölüm var; amaçları ve görevleri özellikle yönetimimize karşı faaliyetler organize etmek ve yönetimimizi hedeflemektedir. Saldırı ve suikast planları ve istemi var. Bu öldürülen şahıs Hareketimizin yönetimine karşı suikast düzenlemek isteyen MİT’in Güney Kürdistan’daki biriminin sorumlusudur. Bu faaliyetlere liderlik yapan kişidir.
Xerîb’in şehadetinden sorumlu
Son olarak Helmet (Diyar Xerîb) arkadaşa yapılan saldırı sonucu Helmet ve iki arkadaşımızın şahadetinin sorumlusu da bu şahıstır. Saldırıyı planlayıp istihbari bilgileri servis ettikten sonra Helmet arkadaşın bulunduğu yere saldırı gerçekleşiyor ve burada Helmet arkadaş iki arkadaşla birlikte şehit oluyor. Yine Güney Kürdistan’daki birçok saldırıyı bu şahıs koordine etmekteydi. Ulaştığımız sonuçlardan biri budur.
İkinci önemli husus; Türk devleti ilk günlerde öldürülen şahsın kimliğini bile açıklamadı. Ama sonra mecbur kalıp açıkladılar. Ancak bu sefer yine bazı bilgileri sakladılar. Cenaze törenine bütün devlet yetkilileri katıldı. Yine MİT Başkanı katıldı cenaze törenine. Yani cenaze töreninden de anlaşılıyordu ki, sıradan biri değil. Hakikatleri ters yüz etmek istediler, diplomatmış gibi lanse etmek istediler.”
KDP’nin yaranma çabası
KDP Asayişi, MİT sorumlusuna eylemin ardından Hewlêr-Kerkük, Hewlêr- Süleymaniye ve Hewlêr -Mexmûr yollarını trafiğe kapatmıştı. Tüm yollar açıldı ancak Mexmûr yolu açılmadı. Hewlêr’de 18 Temmuz’da gece saat 01.30-02.00 arasında yapılan baskınlarda 16 genç kadın gözaltına alınıp Hewlêr Asayişi’ne götürülmüştü. Gözaltına alınanlardan 11’i, 18 Temmuz öğle saatlerinde serbest bırakılırken, 5 kişi ise daha sonra serbest bırakıldı.
Dağ ve Beşiksiz rehin
Aynı zamanda KDP ve YNK istihbaratları arasındaki ilişkileri koordine etmekle görevli Köse’nin ölümü ardından Türk devletine yaranma çabasını iyice abartan KDP, Mazlum Dağ’ın fotoğraflarını da Kürdistan Güvenlik Ajansı aracılığıyla yayınlamıştı.
Mexmûr hedef alındı
Hewlêr’e yığılarak mahalle, sokak aralarında bile kimlik kontrolü arama yapmaya başlayan Türk devleti, Mexmûr Kampı’nı bombaladı.
Şehit Rüstem Cudi (Mexmûr) Mülteci Kampı, Musul vilayetine bağlı Mexmûr ilçesindeki Qereçox Dağı’nın eteklerinde bulunuyor. Mexmûr Kampı, Musul’a 75, Hewlêr’e ise 60 kilometre uzaklıkta. Kampta, Türk devletinin 1994’teki baskılarından dolayı Başûr’a gelen yaklaşık 12 bin Bakurlu yaşıyor. Yönetim merkezleri, belediye, eğitim yerleri, sağlık merkezleri, savunma birlikleri kurulan kamp, Birleşmiş Milletler tarafından da satatüsü kabul ediliyor.
DAİŞ, 2014’te Şengal’den sonra Hewlêr ve Mexmûr’a yöneldi. DAİŞ’lileri gelmesiyle Irak ve Federe Hükümet, güçleri geri çekti. Birleşmiş Milletler kamptaki temsilciliğini kapatarak bölgeyi terk etti. Yaşanan korku yüzünden Hewlêr’deki binlerce yurttaş göç etti. Olası saldırılara karşı Mexmûr Kampı’nda bazı tedbirler alınmıştı. Kampta yaşayan yurttaşlar savunma birlikleri tarafından kampın dışına çıkarılmıştı. DAİŞ, 7 Ağustos’ta kampa saldırdı. Bunun üzerine Şengal’i korumak için gelen HPG gerillaları ve Kamp Savunma Birlikleri, büyük bir direniş gösterdi. Üç günlük direniş sonrası 10 Ağustos’ta kamp tamamen DAİŞ’lilerden temizlendi, ardından Mexmûr itemizlendi ve Hewlêr üzerindeki korku da kalkmış oldu.
Barzani gelip teşekkür etti
Mexmur ilçesi ve kampının özgürleştirilmesinden sonra dönemin Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, kampı ziyaret ederek HPG gerillaları ile görüştü. Gerillalar ve Pêşmergeler arasındaki diyaloga dikkat çeken Mesud Barzani, gerillalara ve Kamp Savunma Birliklerine teşekkür etti.
Kamp ve etrafı özgürleştirildikten sonra yurttaşlar evlerine döndü. Kamp çetelerden temizlenmesinin ardından bu sefer sık sık Türk devletinin hedefi haline geldi. 6 Aralık 2017’de, 13 Aralık 2018’de de saldırılar oldu.
7 aydır ambargo altında
MİT Federe Kürdistan sorumlusu Osman Köse’nin öldürülmesi sonrası Mexmûr tekrar hedef haline getirildi. Bir gün sonra Türk savaş uçakları kampı bombaladı. KDP de Mexmûr Kampı’nı ablukaya alıp ambargo uygulamaya başladı. Hewler’de hastane veya farklı kurumlarda çalışan çoğu kişi işten çıkarıldı. Hewlêr’e geçişlere izin verilmedi. 7 aydır devam eden ambargo ve abluka yüzünden Hewlêr’deki hastanelere dahi gidilemiyor.
HEWLÊR
İdamın infazı
Federe Kürdistan yasalarına göre idam cezasının, önce istinaf ve temyiz mahkemelerinde onaylanması gerekiyor. Onay sürecinin ardından karar, Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani’nin onayına sunulacak. Cezalar, Barzani’nin onaylaması halinde infaz edilebilecek.