Türkiye bizi ne kadar yoruyor?
Forum Haberleri —

Mitsotakis ile Erdoğan
- Türkiye’nin avantajı, ordusunun gerçek savaş deneyimine sahip olması; bizde ise –ne mutlu ki– bu eksik. Türkiye’nin dezavantajı ise çok sayıda açık cephesinin bulunması.
* TAKIS THEODOROPOULOS
Mitsotakis ile Erdoğan’ın son görüşmesinde neler konuşulduğunu bilmiyorum. Tahmin yürütebilirim ki; sözlerin gerisinde ikisinin de paylaştığı fakat hiçbirinin açıkça dile getirmek istemediği bir düşüncenin gölgesi dolaşıyordu: İki ülke, aralarındaki anlaşmazlıkları Trump’ın müdahalesine gerek kalmadan nasıl çözebilir?
Düşünüyorum da Yunanistan ile Türkiye zaten savaş hâlinde olmadığından Trump’ın “barış yapıcı” rolünü pekiştirmek için bir çatışma çıkarması ve sonra kendisi çözmesi onun için hiç de zor olmaz.
Kolektif psikolojimizin en tuhaf olgularından biri bu: Yunanistan ile Türkiye, Küçük Asya Felaketi’nden beri savaşmamış olsa da bilinçaltımızda ilişkilerimizi hâlâ bir savaş durumu gibi algılıyoruz. “Ama Kıbrıs yarası var” diyeceksiniz; haklısınız fakat Ege Denizi bir asırdır Yunan toprağıdır. Erdoğan ne derse desin; Mavi Vatan’dan, gri bölgelerden bahsetse de…
Özellikle bugün, iflasın ardından Yunanistan ilk kez hava ve denizde üstünlük sağladı. Türkiye’nin avantajı, ordusunun gerçek savaş deneyimine sahip olması; bizde ise –ne mutlu ki– bu eksik. Türkiye’nin dezavantajı ise çok sayıda açık cephesinin bulunması; oysa bütün gücümüz Ege’yi savunmaya yoğunlaşmış durumda.
Sağ cenahtaki aşırı milliyetçiliğin –korkarım– bir tür narsisizmi ele verdiğini düşünüyorum. Sürekli dile getirilen “Türk tehdidi”nin bizi rahat bırakmaması iki yönlü bir işlev görüyor: Birincisi, bizi dünyanın kaynamasına, gündeme katılmamıza yarıyor; dikkatleri üzerimize çekmenin bir yolu oluyor. İkincisi ise kusurlarımızı, eksikliklerimizi örtbas etmek için birinci sınıf bir bahane sağlıyor: “Türkiye bizi rahatsız etmeseydi neler yapardık!”
Yanlış anlaşılmasın. Bunları söylerken Türkiye’yle bir sorun olmadığını iddia etmiyorum; ister bugünkü İslamcı versiyonu olsun, ister önceki Kemalist hali. Sorun var ve biz bunu başarıyla karşıladık: İster Evros’taki göçmen akını sırasında, ister Ege’deki sonraki gerilimde… Uzman olmadığım hâlde şunu vurgulamak için söylüyorum: Komşuyla sorunlar yeni bir evreye geçti. Diplomatik başarılarımız ve silahlanmamız gösteriyor ki; artık “zayıf Yunanistan’ın adalarını, kayalıklarını kaybedeceği” yolundaki yakınma ve mağduriyet söylemine yer yok. Hiç olmazsa bu yenilgi psikolojisinin biriktirdiği ruhsal maliyeti ve toplumsal yorgunluğu düşünelim.
* www.kathimerini.gr







