METİN YOKSU/MA/İSTANBUL


Türkiye’nin 2018 bütçesini "batık" olarak tanımlayan, karakterini de “sermaye yanlısı” olarak ifade eden iktisatçı Mustafa Sönmez, "Bu bütçe borcu borçla kapatmaya çalışan bir bütçe" dedi. 

Meclis Plan Bütçe Komisyonu’na sunulan 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı Meclis'te görüşülmeye başlandı. Bütçeyi “savaş bütçesi” olarak tanımlayan eleştirel iktisatçı Mustafa Sönmez, bütçenin tamamı için "batık” dedi. 

Cari ve bütçe açığına dikkat çeken Sönmez, çifte açığın bulunduğu bir ülkede de dış yatırımcıların güven vermediğini ifade etti. Sönmez, dış yatırımcıların denk bütçe talep ettiğini, 2018 yılının da borcu borç ile kapatan bir bütçe olacağını kaydetti. Bütçe açığının önceki yıllara oranlar arttığını vurgulayan Sönmez, açığın önümüzdeki yıl artarak devam edeceği öngörüsünde bulundu. 2018 bütçesinin bir diğer farkının faiz harcamaları olduğuna işaret eden Sönmez, borçlanmaya bağlı olarak faiz giderlerinin arttığını, faiz harcamalarının nedeni ile de yatırıma pay kalmadığını söyledi. 

 

Militarizme bol kepçe

AKP'nin 7 Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidar olamamasının ardından özellikle Kürt siyasetine dönük yürüttüğü savaş ile birlikte adım adım askeri harcamaların arttığına vurgu yapan Sönmez, bütçe dışı fonlardan kaynaklı askeri harcamalarının tam olarak görülmediğini ve harcamanın daha fazla olduğunu de dile getirdi. 

 

Polis askeri solladı

 Merkezi bütçede dikkat çeken bir yanın da polis harcamalarının askeri harcamaları geride bıraktığını savunan Sönmez, şöyle devam etti: "Bu daha önce bir eğilimdi. Şimdi ise merkezi bütçede polis harcamaları askeri harcamaları geçmiştir. Bunun böyle olması sır değildir. 2015 yılında AKP tek başına iktidar olamayınca polis ve asker harcamalarının arttırıldığını görüyoruz. 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek özellikle de Kürt siyasetine dönük saldırı, OHAL'in gereği olarak bütçede zaten verilen ağırlığı biraz daha da arttırdı. OHAL devam ettikçe merkezi bütçe veya şeffaf olmayan kaynaklardan beslenmeye devam ederek harcamalar artacak." 


Sermayeyi üzmüyor

 Sağlık politikaları ile övünen ve sık sık CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu sosyal güvenlik kurumunu batırmakla eleştiren AKP’nin de SGK açığı vermeye başladığını ifade eden Sönmez, şunları dile getirdi: "Bütçe açıkları nedeni ile 128 milyar lira SGK'ye transfer edilecek. Her yıl bu tarz aktarımlar yapılır. Ama bu yıl ise daha fazla bir aktarım söz konusudur." 

İşverenlere istihdam sağlamaları için SGK'den prim teşvikleri vb. yapıldığını belirten Sönmez, 128 milyarın TL’nin içinde yüzde 20 gibi bir prim teşvik payının olduğunu kaydetti. Sayıştay denetimlerine bakıldığında ise (Sosyal Güvenlik Kurumu) SGK primlerinin de önemli bir bölümünün işverenlerden tahsil edilemediğinin altını çizen Sönmez, şöyle devam etti: "SGK primlerinin önemli bir kısmı tahsil edilemiyor. İşverenler borçları tahakkuk etmiş. İşverenler hem vergi de hem pirim de ödeyemiyoruz diyorlar. Şimdi ödemezsek ileride af çıkar beklentisi ile ödenmiyor. Bundan dolayı da ciddi bir devlet batağı var. Hazinenin alacaklardan dolayı kaybı oluyor. Sattığınız bir malın üç ay içinde KDV'si yattırılması gerekir. Devletin işverenlerden 57 milyar lira alacağı bulunuyor. Bu şekilde kalemleri alt alta koyduğumuz da 430 milyar TL toplanacak ödeme bulunuyor. AKP'de sermaye kesimine göz yumuyor. Bunun sadece yüzde 15'i tahsil edilmiş olsaydı bütçe açık vermeyecekti."

 

Adaletsizliğe tüy dikiyor 

Her bütçenin sınıfsal bir karakter taşıdığını hatırlatan Sönmez, bu bütçenin emekçilere değil sermayeye hizmet ettiği değerlendirmesinde bulundu. Bütçe yükünün emekçilerin sırtında olduğunu vurgulayan Sönmez, 18 milyon ücretli çalışanın 14 milyonun kayıtlı olduğunu ve ödenen vergilerin ise toplam vergilerin yüzde 70'inin çalışanlardan alınmasının, bütçenin sermayeye hizmetin en büyük kanıtı olarak gösterdi. Bütçenin gelirinde ve giderinde ciddi sınıfsal ayrımlar olduğunu sözlerine ekleyen Sönmez, şunları ifade etti: "Eğitime, sağlığa ayrılan paylar ile asker, polis harcamalarının bile harcama ve gelirde çok ciddi sınıfsal ayrımlar olduğunun göstergesidir. İktidar batık bütçenin oluşturulmasında sermeyedarların bu borcu yapmasına göz yumuş. Her bütçe geliri yeniden bölüştürürken, adaletsizliğe yeniden tüy dikiyor." 

Sönmez, aynı zamanda mega proje olarak adlandırılan 3. Havaalanı, 3. Köprü, Şehir Hastaneleri gibi Hazine garantili yatırımların maliyeti çalışanlara yüklendiğini hatırlattı.