DAİŞ çetesine karşı yıllardır amansız bir savaş yürüten YPG/YPJ, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’un da desteğiyle Rojava dışında da ilerlerken Türk devleti ise artık bünyesindeki çetelerle yetinmeyerek direkt saldırılarını sürdürüyor. ABD, Türk devletinin bütün provokatif girişimlerine ve ittifaka dahil olma pazarlığına rağmen YPG ile birlikte çalışmayı sürdüreceğini; YPG’nin dinamosu olduğu QSD’ye silah yardımını da sürdüreceğini açıkladı.

YPG Basın Merkezi, dün yaptığı yazılı açıklamayla Türk devleti, DAİŞ, El Nusra ve Ehrar El Şam’ın saldırılarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

*  Türk ordusu, 13 Kasım günü 22.00 ile 23.00 saatleri arasında Kobanê’nin batı sınır hattında bulunan Siftek köyü yakınlarına saldırı düzenledi. Saldırı sonucunda bir sivil şehadete ulaştı.

*  El Nusra çetesi, 13 Kasım günü saat 22.30’da Kürtlerin yaşadığı ve YPG’nin denetiminde bulunan Halep’in Şêx Meqsûd Mahallesi’ne sızma girişiminde bulundu. Müdahale eden YPG savaşçıları, 2 El Nusra çetesi üyesini öldürdü.

* DAİŞ çetesi, 14 Kasım günü 14.00-15.00 ve 18.00-19.00 saatleri arasında Kobanê‘nin batasındaki Qereqozax köprüsü yakınlarındaki mevziilere; 12.00 ile 15.00 saatleri arasında da Şêxlera Jorîn kasabasına havan toplarıyla saldırdı.

* DAİŞ çetesi, 14 kasım günü saat 15.00’da ve 18.00 ile 19.00 saatleri arasında Sirîn kasabası yakınlarında bulunan Girê Sor mıntıkasına ağır silahlarla saldırdı. YPG/YPJ savaşçıları, misliyle karşılık verdi.

* DAİŞ çetesi, 15 Kasım günü saat 11.00’de Kobanê’nin batısında bulunan Qereqozax köyüne yönelik katuşa roketleriyle; 13.00 ile 14.00 saatleri arasında da Sirîn kasabasının yakınlarında bulunan Mirveh köyüne ağır silahlarla saldırılar düzenledi. Buna karşılık Cerablus’un güneyindeki çete mevziilerine yönelik bir operasyon düzenleyen YPG/YPJ savaşçıları, bir askeri aracı içindekilerle birlikte imha etti.

* Türk ordusu, 15 Kasım günü 20.15 ile 21.00 saatleri arasında Girê Sipî sınır hattındaki tüm projektörleri kapatarak, kasabanın batısında bulunan Zeytinlik noktasına yönelik A4 ağır silahlarıyla bir saldırı düzenledi.

* DAİŞ çetesi, 16 Kasım günü saat 02.30’da Kobanê’ye bağlı Sirîn kasabasının batısında bulunan Meraser köyüne taciz saldırısında bulundu.


ABD’den ikinci silah sevkıyatı

Türk devletinin çeteler karşısındaki pozisyonu ve YPG’nin sahadaki mücadelesini bilen ABD, Türkiye’nin Kürt fobisini anladığını söylemekle birlikte YPG’nin öncülük ettiği QSD’ye ikinci silah sevkiyatını da yaptı. 

Reuters’a konuşan Amerikalı yetkili daha önce havadan hafif silahlar gönderen ABD’nin, bu defa karadan daha kapsamlı bir yardım yaptığını ifade etti. Teslimat, geçen Cumartesi günü gerçekleşti. Sevkiyatın, ABD askeri tarafından yapılmadığını belirten yetkili, silahların kim tarafından teslim edildiğine dair net bir bilgi vermedi.

Türkiye, 11 Ekim’deki 50 tonluk sevkiyatın ardından ABD’ye, YPG’ye silah verilmemesi yönünde baskı yapmıştı.


Türkiye’nin tezleri kabul görmüyor

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes de ABD’nin PKK ve YPG ile ilgili tutumuna dair konuştu. “Türk hükümetine şu iki konuda açık olduk: Onların PKK’ya yönelik kaygılarını paylaşıyoruz. Biz de PKK’yı terör örgütü olarak görüyoruz” diyen Rhodes şöyle devam etti: “İkinci olarak da YPG, diğer Sünni Arap muhaliflerle birlikte çalışıyor ve DAİŞ’i Rakka’ya baskı yapacak şekilde geri itiyor. Biz sadece Kürt güçlerden bahsetmiyoruz, o alanda desteklemeyi istediğimiz Sünni Arap güçler de var. Türklerle neleri yapıp neleri yapmadığımız noktasında diyaloğa devam edeceğiz. Geçmişte Türklerin mesela bazı Irak Kürtleriyle iyi ilişkileri vardı, dolayısıyla işbirliği için bir alan var.”


‘Güvenli bölge’ye ret

Antalya’daki G20 Liderler Zirvesi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rhodes, sahadaki güçlerin geliştirilmesi için bu güçlerin desteklenmesinin de DAİŞ’e karşı çabaların bir parçası olduğunu ifade etti. Güvenli bölge konusuna dair soruya Rhodes, “Suriye sınırında güvenli bölge fikrinin, kaynakların doğru aktarılacağı bir şey olduğuna inanmıyoruz” yanıtını verdi.


Çetelere eleman akışı

Rhodes, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yabancı savaşçıların akışını engellemede daha fazla yapılabilecekler ele alındı.”

ABD Başkanı Barack Obama da Erdoğan ile görüşmesinin ardından Erdoğan’dan öncelikle sınırlarını DAİŞ‘e kapatmasını istediğini şu sözlerle ifade etmişti: “Türkiye ile Suriye sınırında DAİŞ tehdidiyle nasıl başa çıkabileceğimizi görüştük”

Böylece Erdoğan, G-20 Zirvesi’nde de Kürt karşıtı politikalarını sürdürdü, ancak tampon bölge ve Cerablus’a operasyon gibi taleplerine karşılık bulamadığı gibi “DAİŞ’e karşı sınırınızı koruyun” telkini aldı.