Halk Savunma Birlikleri (YPG) sözcüsü Rêdur Xelîl, dün bir basın toplantısı yaparak, Türkiye destekli DAİŞ unsurlarının Girê Spî, Siluk ve Mebruka saldırılarına ilişkin kamuoyuna detaylı bilgi verdi. 

YPG sözcüsü son saldırıları "DAİŞ'in Kobanê'ye saldırısından sonraki en büyük saldırı" olarak tanımladı. Zira DAİŞ çeteleri 27 Şubat'ta aynı anda 30’a yakın askeri ve güvenlik noktasını hedefledi. Saldırıya yüzlerce 'intihar komandosu' katıldı. Rêdur Xelîl'e göre DAİŞ çeteleri YPG savaşçılarının Şedadê hamlesine katılmasını fırsat bilerek Girê Spî'yi işgal etmeyi planlıyordu ancak başarısız oldu. Rêdur Xelîl, "Güçlerimiz 24 saat içerisinde çetelerin bu saldırısını boşa çıkardı ve çetelere büyük darbeler vurdu" dedi.  


Türkiye olmasa DAİŞ saldıramazdı

YPG'ye göre DAİŞ çeteleri bu kapsamlı saldırıyı merkezi düzeyde planladı. Bunun için DAİŞ'in Halep, Rakka ve Deyr Zor vilayetlerinin yanı sıra "Türkiye vilayeti" de bu saldırının içinde yerini aldı. Basın toplantısında Rêdur Xelîl, Türk devletinin yardımı ve desteği olmadan sınırdan 35 km uzakta olan DAİŞ çetelerinin böylesi kapsamlı bir saldırı yapmasının mümkün olmadığına dikkat çekti. DAİŞ'lilere ait çok sayıda belge ve dokümanın YPG'nin eline geçtiğini söyleyen Xelîl, üç ayrı noktadan hedeflenen yerlerin Türk karakollarının tam karşısında olmasının da dikkat çekici olduğunu ekledi. 


Hedef kantonları parçalamaktı

Xelîl, geçen yaz Gîrê Spî'nin DAİŞ'ten alınmasıyla birleşen Kobanê ve Cizirê kantonlarını yeniden birbirinden koparmak amacıyla yapılan saldırıda esas gücün Türkiye'den Rojava'ya geçtiğinin de altını çizdi. 


Gîrê Spî neden önemli?

Rêdur Xelîl, Türk devletinin Gîrê Spî'nin yeniden DAİŞ'in işgalinde olmasını istediğini belirterek, gerekçelerini ise şöyle izah etti: "Gîrê Spî sınır kapısı Kobanê ve Cizirê arasında stratejik bir yerde. Türk devleti bu sınır kapısından DAİŞ çetelerinin çaldığı petrol ve buğdayı geçirerek aylık 30 milyon Dolar kar elde ediyordu. Ayrıca Türk devleti; silah, cephane ile savaşçı geçişlerini de buradan sağlıyordu."


Üç koldan saldırdılar

YPG sözcüsü, harita üzerinde DAİŞ çetelerinin 27 Şubat'ta Türkiye topraklarından Rojava'ya geçiş yaptığı üç ana güzergahı göstererek, "Türk devletinin desteği olmasa çetelerin sınır hattındaki Nestel, Cendavi ve Ayn el Arus köylerine ulaşması mümkün değil" dedi. 


Çeteler Nestel'e çatışmadan gelemezlerdi

Xelîl'e göre Türk ordusu bombardımanlarını aralıksız sürdürerek DAİŞ unsurlarına koridor açarak Rojava'ya sızmalarını sağladı.  Rêdur Xelîl, Rakka ile Nestel arasında 35 km olduğuna dikkat çekerek "DAİŞ'in bizimle çatışmadan bu hattı geçmesi imkansız. Çetelerin saldırdığı Ayn El Arus ile sınır arasında da tek bir köy yok. Türk tarafından olmazsa çetelerin 40 kilometre güneyden gelmesi asla mümkün değildir. Aynı şey Cendavi için de geçerlidir" diye konuştu. 


Türkiye bir savaşçının ölümüne neden oldu

YPG sözcüsü, Türk ordusunun DAİŞ'lileri sınırdan geçebilsin diye Nestel köyündeki asayiş güçlerine ateş açtığına vurgu yaparak, "Nestel’de Türk devletinin mermileri ile bir savaşçımız şehit oldu, asayiş üyeleri de yaralandı" bilgisini verdi. 


Evlerdeki kurşunlar incelense yeterli

YPG sözcüsü, uzmanların darp almış evleri incelemesi durumunda kurşunların Türkiye yönünden geldiğini de tespit edeceklerini ekledi. Xelîl, ayrıca saldırılarla eş zamanlı Rojava’ya girmeye çalışan 15 kadar Türk askerinin de uluslararası koalisyon uçaklarından dolayı geri çekilmek zorunda kaldığı bilgisini de verdi. 


Türkiye'nin derdi çeteleri

Rêdur Xelîl, "Türk devleti zora giren DAİŞ çetelerine destek olmak için bize saldırıyor. Bu şekilde bizi uğraştırmayı, zayıf düşürmeyi ve çeteleri güçlendirmeyi hedefliyor" ifadelerini kullandı. 


Erdoğan'a sordu: Bilgiyi nerden alıyorsun?

YPG sözcüsü "Aldığım bilgilere göre DAİŞ, Tel Abyad’ın yüzde 70’ini ele geçirdi' diyen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ise "Bu bilgileri nerden alıyorsun?" diye sordu. Ayrıca "Erdoğan'ın sözleri DAİŞ ile işbirliği yapan Türk devletinin en üst düzeyde saldırının içinde yer aldığını gösteriyor" diye de ekledi.


Türkiye ateşkesi bitirmek istiyor

Rêdur Xelîl'e göre Türk devletinin saldırıları uluslararası güçlerin Suriye’deki ateşkesini fiilen bitirme çabasından başka bi rşey değil. Zira Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, daha ateşkes başlamadan 'bizi bağlamaz' demişti, Erdoğan ise El Nusra'nın kapsam dışında tutulmasına tepki göstermişti. 


DAİŞ'e karşı operasyonlar sürüyor

YPG sözcüsü Xelîl, DAİŞ ve benzeri çete örgütlerin olduğu her yere operasyonların süreceğini belirterek, "Şu an itibariyle Girê Spî'nin güneyinde YPG güçleri tarafından büyük bir operasyon yürütülüyor"  dedi. 



 HABER MERKEZİ






Akçakale’de organize edildi


Girê Spî'ye (Tel Abyad) yapılan saldırının Akçakale'deki AFAD çadır kentinde organize edildiği ortaya çıktı. 

Dicle Haber Ajansı'na konuşan Akçakale'deki AFAD çadır kentinde çalışan bir tanığın anlatımları saldırıların burada planlandığını ortaya koydu. 

Personelin verdiği bilgilere göre; çete mensupları günler öncesinde gruplar halinde burada toplantılar yaparak, saldırının planını yaptı. Aynı çalışana göre AKP'li Akçakale Belediyesi de saldırı hazırlığında olan çete mensuplarına koli koli erzak taşıdı. 

İşten atılma korkusu ve güvenlik nedeniyle adını vermek istemeyen tanık, çadır kentte gördüklerini ve duyduklarını şu şekilde aktardı: "Çadır kentte Ürdün, Mısır, Yemen Cezayir, Irakve Suriye gibi birçok ülkeden gelen DAİŞ'li var. Toplantıya katılanların birçoğu farklı ülkelerdendi. Zaten bu yüzden direkt kendilerini belli ediyorlardı. Hepsinin toplama olduğunu anlaşılıyordu. Arapça bildiğim için onların (DAİŞ'liler) konuşmalarından bir saldırı planladıklarını anladım. Hatta bazıları saldırı sırasında birbirlerini tanımaları için aynı tarz saç sakal tıraşı olmaları gerektiğini söylüyordu. Bu kişiler sınır hattında da evleri olduğunu ve oradaki 'cihatçılara' da bilgileri aktaralım diyordu. Çadır kentteki toplantılar Tel Abyad'a saldırısından birkaç gün önce sıklaşmaya başladı. Burada toplantı aldıkları sıralarda da sık sık belediye çalışanları da onları kontrol ediyordu. Bir ara koliler içerisinde bir şeyler getirdiler. Erzak olduğunu düşünüyorum. Ama içerisinde tam olarak ne olduğunu bilmiyorum." 


 URFA