Eşbaşkanları ve milletvekilleri rehin tutulan HDP Grubu’nda bu hafta da HDP Sözcüsü Osman Baydemir konuştu. TBMM TV HDP Grup Toplantısı’nda sesi kısarak sadece görüntü verdi. Bir süre sonra ses verildi. Baydemir, Türk iktidarını eleştirerek, “Bunlar geçmişten hiç ders çıkarmadı, halen Enver Paşa politikasında ısrar ediyorlar” dedi. 

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, partisinin Grup toplantısında yaptığı konuşmada, AKP’nin biat etmeyi dayattığını ve biat etmeyenlerin de zindana gönderilmek suretiyle susturulmaya çalışıldığını belirtti. Baydemir, “Peki bu ülkenin kurumları ne yapıyor. AYM’ye bakıyoruz, 188 gündür eşbaşkanlarımız ve parti sözcülerimiz şahsında kendi içtihadını çiğniyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, milletvekillerimiz ve grup başkanvekilerimiz içeride olduğu müddetçe içeride ve dışarıda hukukun h’sinden, demokrasinin d’sinden bahsedemezsiniz. Sizler biat edebilirsiniz ama milyonlar biat etmeyecektir” diye konuştu. 


Yaptıklarının hesabını verecekler

Bir gecede KHK çıkarıldığını, anne ve babaların birlikte işinden olduğunu belirten Baydemir, “Haklarında tek bir soruşturma ve isnat yok. 657 sayılı yasaya baktığımızda her memurun kendisini savunma hakkı vardır. Tek bir savunma hakkı verilmiyor. İnsanların rızkına el koyuyorlar. Şirk düzeni, zulüm düzeni ilelebet değildir. Bu zulüm düzenine verilecek tek bir yanıt var. Bu acıyı bu topluma yaşatanlar misliyle tadacaklar” dedi. 

Mutlaka yaşananların hesabını soracaklarını dile getiren Baydemir, şimdiye kadar 135 bin kamu emekçisinin ihraç edildiğini ve bunların neden ihraç edildiklerini bilmediklerini tekrarladı.


Kimsenin susma lüksü yok

“Bunlar aileleri ve çocukları ile birlikte cezalandırılıyorlar. Hani suçların şahsiliği. Bunlar bir kez mağdur oldular 5 ay cezaevinde yattılar milyonlarca kişiyi mağdur ettiler” diyen Baydemir, 300’den fazla barış için akademisyenin işinden atıldığını söyledi. Akademisyenlerin “çocuklar ölmesin, savaş olmasın” diye bildirgeye imza attıklarının altını çizen Baydemir, “Bu zulme maruz kalan ve olasılığı olan 80 milyonun kendisidir. Bir kez daha gelin biate, zulme ve ona sessiz kalanlara hayır diyelim. Çünkü susma sustukça sıra sana gelecek. Sıranın sana gelmemesi için artık hayırlarda buluşmanın kol kola girmenin zamanı gelmiştir” diye konuştu.


AKPM kararı sizin eseriniz

Bu rejimin sürdürülmesi için medyanın susturulduğunu, gazetecilerin tutuklandığını belirten Baydemir, Freedom House raporuna göre Türkiye’nin özgür olmayan ülkeler kategorisine alındığını, AKPM’nin Türkiye’yi denetim sürecine aldığını hatırlattı. Bu kararın baskı politikalarının, Kürt coğrafyasına dayatılan yıkımın, milletvekillerinin tutuklanmasının ve yapılan uyarılara kulak tıkanmasının sonucu olduğunu dile getirdi. 

Baydemir, “Bu tabloyu yaratanların sebep olduğu yer yani şer cephesinin olduğu yer alçaklığın da ötesinde çukurun kendisidir. Bu politikalar mutlak süratle sahibine kaybettirecektir” diye konuştu. Erdoğan’ın AKPM’nin kararını tanımadığı yönündeki sözlerini hatırlatan Baydemir, “Sayın Cumhurbaşkanı bu karar AKPM’nin kararı değildir, senin politikalarının sonucudur. Bunları ortadan kaldırmadığın sürece bu ülke kaybettirecektir. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğünü yok etmek insanlığı yok etmektir” dedi. Baydemir bu kararın aynı zamanda bir fırsat olduğunu belirterek bu fırsatın değerlendirilmesi çağrısı yaptı. 


Kürt düşmanlığı kazandırmadı

Baydemir, bu tabloyu saklamak için Kürt düşmanlığının devamı olarak Şengal ve Rojava’ya saldırıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Kürt düşmanlığı yapmak şimdiye kadar kimseye kazandırmadı size de kazandırmayacaktır. Şengal ve Rojava’ya saldırmak demek DAİŞ’in elini güçlendirmektir. Ana muhalefetten biri çıkmış diyor ki operasyon gecikmiş diyor. Geciken operasyon değil, bu operasyonlar 35 yıldır sürüyor. Geciken sizin anlama kapasitenizdir. Bütün yönetememe hallerini, beytülmala el koymalarını gölgelemek için bu savaşı sürdürüyorlar. Rojava’nın, Güney halkının Türkiye’ye miskali zerre tehdidi yoktur. Bu ülkeye tek bir tehdit var o da Enver Paşa politikasında ısrardır.” 

Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin birlikte yaşadığı Rojava’ya yönelik saldırının aynı zamanda çoğulculuğa yönelik bir saldırı olduğunu belirten Baydemir, Türkiye’de “savaşa evet diyen ile buna hayır diyen” iki cephe bulunduğunu söyledi. Baydemir, “Şer cephesinin bu ülkeye gözyaşı ve şehirlere yıkım dışında vereceği bir şey yoktur” dedi. 


4 çeşit AKP’li

Baydemir, AKP’nin 4’e bölündüğünü belirterek, şöyle devam etti: “Bunlardan biri var bunları biliyorsunuz bunlar paracılar. Bunlar olasılıkları alkışlarlar. İkinci kesim bylokçular ve FETÖ’cülerdir. En çok bağıranlardır. Şimdi sıra onlardadır. Bir diğer kesim korku imparatorluğuna teslim olanlardır. Son kesim gidişattan rahatsız olanlardır. Bizim çağrımız onlaradır. Biz gerçek muhalefet olarak, gerçeklere ayna tutmaya ve eleştirmeye devam edeceğiz. Ortak paydalarda buluşmanın, savaşa, yolsuzluğa, KHK rejimine dur demenin vaktidir. Her KHK bu ülkeyi en az 10 yıl geriye götürüyor. 


Kürtlere çağrı

Daha sonra salondaki kadınlara seslenen Baydemir, konuşmasını Kürtçe sürdürdü. Baydemir, Ortadoğu’daki halkların ne hakkı varsa Kürtlerin de o hakkı olduğunu belirterek, “Şengal’de verilen mücadele barbarizme karşı verilen bir mücadeledir. Benim çağrım Kürt halkınadır. Bütün dünya bilsin ki Kürtler arasında hiçbir ayrılık yok. Bazı gruplar arasında sorun var. Bütün Kürtlere çağrıdır, grubunuzdan partinizden önce Kürt halkını düşünün. Gelin birlik olalım, biz birlik olursak bize barış elini uzatmak zorunda kalacaklar. Birlik olmazsa bu fermanları yaşarız. Ama inşallah bu yüzyıl Kürt halkının yüzyılıdır. Kürtler özgürleşirse bütün Ortadoğu halkı özgürleşecektir.” 

Erdoğan’ın bir kez daha AKPi’ye üye olduğunu belirten Baydemir, “İyi de kurban sen ne zaman partiden ayrılmıştın ki. İlk günden beri zaten partiyi sen yönetiyorsun” dedi. 


 ANKARA