KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı dün yaptığı yazılı açıklamada, DAİŞ faşist çetelerinin iki yıldır saldırıp direnişini kıramadıkları Kobanê’ye yeniden üç cepheden saldırdıklarını hatırlattı. DAİŞ çetelerinin, her yenilgiden sonra Kobanê’ye saldırılarının arttırıldığına da dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında şunlara yer verdi: “DAİŞ bu saldırıları yaparken Türk devletinin tutumundan da cesaret almaktadır. Kobanê’nin üç taraftan kuşatılmasını Türkiye de Kuzeyden tamamlamaktadır. Türkiye sadece Kuzey’den kuşatmayla yetinmiyor, DAİŞ’e silah ve lojistik destek vermeye de devam ediyor. Kobanê saldırısında DAİŞ’e ortaklık ediyor. DAİŞ katliamlarına suç ortaklığı yapıyor.”

Kobanê’nin II. Dünya Savaşı’nda faşizme karşı savaşta kader belirleyici direniş olan Stalingrad direnişine benzer anlamda bir direnişi bugün DAİŞ faşizmine karşı gerçekleştirdiğini anımsatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kobanê, Rojava Devrimi’nin direniş sembolü olduğu gibi, Kuzey Kürdistan devriminin de parçasıdır. Kobanê Suruç’tur, Suruç Kobanê’dir. Kobanê direnişi Rojava Devrimi’nin savunmasını yaptığı gibi, Kuzey Kürdistan devriminin de savunmasını yapmaktadır. Dört taraftan kuşatılmış Kobanê, esas olarak da Kuzey Kürdistan’ın bir parçasıdır. Bu açıdan tüm Kuzey Kürdistanlılar Kobanê direnişine sahip çıkmalı, Kuzey Kürdistanlı gençler de Kobanê’ye gidip büyük tarihi, onurlu direnişe katılmalıdır” dedi.

Desteği durdurun

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kobanê’nin Türkiye ile olan tüm sınırını halk tutulmalı, Türkiye’nin çetelere verdiği desteği durdurmalıdır. Türk devletinin çetelere verdiği desteği durduracak tek güç halkın direnişidir. Tüm Kuzey Kürdistan halkı ayağa kalkmalı, Kobanê’de DAİŞ faşizmine geçit vermemelidir. ‘Faşizme geçit yok’ sloganı tam da Kobanê’de dillendirilmeli ve pratikleştirilmelidir. Tüm devrimciler, demokratlar, vicdanlı insanlar Kobanê’de faşizme karşı omuz omuza savaşmalıdır.”

Çetelere geçit vermeyin
Kürt Kadın Özgürlük Hareketi (KJK) Koordinasyonu da yaptığı yazılı açıklamada, DAİŞ’in Kobanê’ye saldırılarının aynı zamanda Ortadoğu’daki siyasi haritada yeri bulunan bütün güçler açısından bir turnusol kağıdı niteliğinde olduğuna dikkat çekti. KJK Koordinasyonu şöyle devam etti: “Bu çetelerin bir kez daha kendine gelemeyecek biçimde püskürtülebilmesi için Kobanê direnişinin topyekun yürütülmesi şarttır. Rojava’nın damarlarını kesmeyi amaçlayan bu saldırı dalgasına karşı Kürdistan’ın bütün damarları seferber olmalıdır. Bütün direniş damarları Kobanê’ye akmalıdır. Bu da destekçi konumundan çıkıp devrimin ve direnişin aktif öznesi, sahibi olmayı gerektirmektedir. Bilinmelidir ki saldırıların bir amacı, Rojava’nın insansızlaştırılmasıdır. Buna karşın ise Kobanê’yi büyütmeli, direnişin merkezine akmalı, çetelere hiçbir şekilde geçit verilmemelidir.”
“Kim ki DAİŞ gerçeğine karşı pozisyon belirlemişse bugün sadece sözü ile değil, eylemi ile Kobanê’nin yanında durmalıdır” denilen açıklama, “Özellikle Kuzey Kürdistan ve Güney Kürdistan halkımıza seferberlik ve ulusal birlik ruhuyla çetelere geçit vermeme çağrısı yapıyoruz” şeklinde bitirildi.

Gençlik ön cepheye

Komalên Ciwan Koordinasyonu yazılı bir açıklama yaparak, Kuzey Kürdistan’daki anadilde eğitim hakkı ve Rojava’daki Kobanê direnişine ilişkin Kürt gençlerine çağrıda bulundu: “Kürdistan’ın savunmasından her Kürt genci kendini sorumlu görmelidir. Dönem, öz savunmayı geliştirmek, bir bütün Kürdistan’da dilini, kültürünü, toprağını, halkını ve devrim değerlerini savunma dönemidir. Bu nedenle Kürdistan gençliği her zamankinden daha fazla fedai ruhla Kürdistan’ın savunmasına yürümelidir. Bu onurlu direnişte ön cephedeki yerini almalıdır.”

KCD-E’: Sessiz kalmayın
Avrupa Demokratik Toplum Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanlığı ise yaptığı yazılı basın açıklamasında Avrupa’daki Kürdistanlıların DAİŞ’in Rojava ve Güney Kürdistan’da gerçekleştirdiği vahşete sessiz kalmamasını istedi.
Güney Kürdistan’da ilerleyemeyen DAİŞ’in yine Türkiye desteğiyle Rojava’ya yöneldiğine dikkat çeken KCD-E,  Avrupa’da Kürt halkının ve dostlarının önemli bir dönemde tarihsel bir misyonu olduğu hatırlatılan açıklamada, Avrupa ve uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek için sokaklara çıkıp tepkilerini ortaya koymaları istendi. Açıklama “Gün Kobanê ve bir bütün Kürdistanı  sahiplenme günüdür. Gün barbarlığa karşı  sokağa, eyleme çıkma günüdür. Kürt halkının destansı direnişi Avrupa’daki halkımızın eylemselliğiyle dünyaya duyurulmalıdır” ifadeleriyle sona erdi.