
Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama yönetimlerinde Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nda üst düzey danışmanlık ve dış politika uzmanlığı yapmış olan David L. Phillips, Cerablus’taki işgali ‘Erdoğan’ın Waterloo Muharebesi’ diye niteledi. Phillips, Türkiye’nin Cerablus’ta IŞİD’le anlaştığını, birçok IŞİD militanının ÖSO üyesi kılığına girdiğini vurguladı.
Phillips’in Huffington Post gazetesinde yayımlanan, ‘Erdoğan’ın Waterloo Muharabesi: Türkiye Suriye’yi istila ve işgal etti’ başlıklı makalesinin tercümesinin özeti şöyle:
Başkan Yardımcısı Joe Biden geçen hafta Ankara’ya Türkiye-ABD ilişkilerini onarmak göreviyle gitti. Kente vardığında, Türkiye Özel Kuvvetleri’nin, tanklarının ve ÖSO savaşçılarının Suriye’yi işgal etmekte olduğu, Türkiye sınırına yakın Cerablus’u hedef almakta olduğu haberini aldı.
Cerablus’a hiç bomba atılmadı
Biden Türkiye’nin operasyonuna destek verdi. Aynı zamanda, ABD’nin hava koruması sağladığını da öne sürdü. Fakat görgü tanıkları, Cerablus’a esasında hiç bomba atılmadığını söylüyor.
Türkiye’nin operasyonu Suriye’nin egemenliğini ihlal ediyor. Türkiye’ye destek vermek, ABD’yi Türkiye’nin toprak gaspında suç ortağı haline getirir. Türkiye, varlığını meşrulaştırmak için Suriye içindeki bu toprak parçasına mültecileri yerleştirecektir.
Türkiye, Cenevre barış sürecinde masada Rusya ve ABD’yle eşit söz hakkı arayışında.
Erdoğan, terör örgütü saydığı YPG’yle ABD arasındaki işbirliğinden hiç hoşlanmıyor. Obama yönetimi Türkiye’nin niyetleri konusunda son derece dikkatli olmalı. Operasyonun amacının IŞİD’le savaşma olmadığı aşikâr.
DAİŞ ile anlaşma yapıldı
Türkiye destekli İslamcılar, sözümona Cerablus savaşında IŞİD’le hiç temas etmedi. Ankara işgalden önce IŞİD’le bir anlaşma yaptı. IŞİD güçleri direnmek yerine üniformalarını basitçe ÖSO’nunkiyle değiştirdi. Cerablus IŞİD’den, neredeyse tek kurşun atılmadan ‘kurtarıldı’.
Erdoğan ve IŞİD’in bir anlaşma yapmış olması şaşırtıcı değil. Resmi inkârlara rağmen, Türkiye’nin Suriye’deki İslamcılara 2014’ten başlayarak silah, para ve lojistik destek verdiğine dair dağlar kadar kanıt var. Türkiye ayrıca petrolünü naklederek ve uluslararası piyasalarda satarak IŞİD’i sağlamlaştırdı. Her ay Türkiye’den Suriye’ye hâlâ yaklaşık 500 İslamcı savaşçı geçiyor.
Türkiye, Kürtlerin kontrolündeki bölgenin derinlerine girecek şekilde, Cerablus’tan Mare’ye uzanan 90 kilometre uzunluğunda ve 40 kilometre derinliğinde bir güvenli bölgeye dair planlarını açıkladı.
Esasında Türkiye YPG’nin, Rojava’yı bir gerçeklik haline getirecek yekpare bir Kürt bölgesi kurmasını engellemeye çalışıyor. Erdoğan, Rojava’nın varlığının Türkiye’deki Kürtlerin daha fazla otonomi taleplerini ateşlemesinden korkuyor.
Kürt düşmanlığı sır değil
Erdoğan’ın Kürtlere yönelik düşmanlığı bir sır değil. Türkiye’nin IŞİD’le savaşma iddiasını bırakıp operasyonda YPG’ye odaklanması öngörülebilir bir durumdu. Obama yönetimi de ne olduğunu biliyor. Üst düzey bir Pentagon yetkilisi CNN’e şöyle diyordu: “Kürtler oraya gitmek isteyene kadar Cerablus Türklerin hiç umurunda değildi.”
Özel temsilci Brett McGurk de, Türkiye’nin PYD’yi hedef almasını ‘kabul edilemez’ ve ‘derin endişe kaynağı’ sözleriyle niteledi.
‘Ekim surprizi’ terimi, ABD’de tam başkanlık seçimi öncesinde meydana gelen, yabancı bir düşmanın işi olan olayları nitelemek için kullanılır. Bu kez Ekim sürprizi Ağustos ayında, Türkiye’nin Suriye istilasıyla geldi.
Obama manipülasyona karşı gardını almalı. Türkiye’nin istilasına ve işgaline askeri ve diplomatik destek vermek, Obama’nın halefinin de sinirini bozacak bir ikileme yol açıyor. Suriye Erdoğan’ın Waterloo savaşı olacak. ABD hükümeti Türkiye’nin batan gemisine bağlanmamalı. n HABER MERKEZİ
Obama-Erdoğan görüşmesi
Beyaz Saray, ABD Başkanı Barack Obama ile TÜRK Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin’de düzenlenecek G20 Zirvesi’nde görüşeceğini bildirdi.
Günlük basın toplantısında Obama’nın G20’ye katılımına ilişkin bilgi veren Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes, iki liderin G20 Zirvesi için gidecekleri Çin’de 4 Eylül’de bir araya geleceğini söyledi.
Rhodes, Obama ile Erdoğan arasındaki görüşmede 15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrası durum, IŞİD ile mücadele, mülteci krizi ile Suriye konusunun ele alınacağını belirtti. IŞİD karşıtı mücadelenin geniş olarak ele alınacağını kaydeden Rhodes, bunun iki ülkenin ortak mücadelesi olduğunu vurguladı.
Mesajımız açık
Rhodes, Cerablus’ta düzenlenen harekat hakkında “ABD’nin Türkiye’nin yanında yer alıp almadığının” sorulması üzerine, spesifik olarak şu anda Cerablus konusunda da çalıştıklarını ifade etti. Rhodes, şöyle devam etti:
“ABD, Türkiye’nin Cerablus’u IŞİD’ten temizlemesi çabalarına destek sunmuştur ve vermiştir. Aynı zamanda Türkiye’nin sınırını güvenlik altına almasını da destekliyoruz. Desteklemediğimiz çabalar ise güneye doğru hareket edilmesi ve destek verdiğimiz muhalifler olan Suriye Demokratik Güçlerine karşı çarpışması. Türkiye’ye mesajımız açık oldu. Cerablus’un IŞİD militanlarından temizlenmesi amacını destekledik. Bu da bir süredir Türkiye ile konuştuğumuz bir konu. Suriye Demokratik Güçlerine karşı düzenlenecek daha fazla eylem DAİŞ’e karşı birleşik bir cephe çabalarımızı güçleştirecektir.”
Rhodes, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile de iletişim halinde olduklarını belirterek, Türkiye ile karşı karşıya gelmesini istemediklerini söyledi.
Rhodes, Çin’deki görüşmede bütün bu konuların ele alınacağını aktardı.
Hollande Türkiye’yi uyardı
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, “Türkiye’nin Suriye’deki faaliyetleri çatışmaların tırmanmasına yol açabilir” dedi.
Reuters’in haberine göre, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Türkiye’nin Rojava’daki askeri faaliyetlerinin ülkedeki gerginliği artırma riski barındırdığını söyledi. Suriye’ye yapılan “çoklu ve çelişkili askeri müdahalelerin Suriye’yi yerle bir eden savaşı daha da alevlendirme riski taşıdığına” dikkat çekti.
Fransa Cumhurbaşkanı, “Fransa’nın da destek verdiği ABD liderliğindeki koalisyonun bir parçası olarak IŞİD’le mücadele eden YPG ve PYD güçlerine karşı Türkiye tarafından yapılan eylemleri” de eleştirdi.
Suriye konusunda Rusya ile işbirliği çağrısı da yapan Hollande, Ekim ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Fransa’ya davet edeceğini söyleyerek, Rusya’nın müzakerelerdeki aktörlerden biri olması gerektiğini kaydetti. Hollande, “en büyük önceliklerinin çatışmalara bir son verilip müzakerelere dönülmesi” olduğunun altını çizdi.
WSJ Cerablus hesaplarını yazdı
Wall Street Journal, Cerablus operasyonunun ‘anatomisini’ yazdı. Buna göre, plan ABD Başkanı Barack Obama’nın masasına bile gitmeden Ankara’dan ‘tek taraflı’ olarak devreye sokuldu.
Wall Street Journal gazetesi, Türkiye’nin Cerablus işgalinin ‘ABD’yi hazırlıksız yakaladığını’ yazdı. Haberde, ABD’nin işgal sonrası ‘yakın işbirliği’ vurgusu yapmasına rağmen, perde arkasında ‘üst düzey seviyelerde koordinasyonun koptuğu’ öne sürüldü. Her iki ülkeden üst düzey yetkililere dayandırılan haberde, Türkiye’nin ‘tek taraflı’ hareket ettiği savunuldu; “İki ülke, kamuoyu önünde yapılan açıklamaların işaret ettiği kadar ittifak içinde değildi” ifadesi kullanıldı.
Wall Street Journal’ın ‘Türkiye’nin IŞİD’e saldırısı ABD’yi hazırlıksız yakaladı’ başlıklı haberindeki iddialar şöyle:
* Ankara, Washington’daki yetkililere önceden uyarı yapmayarak ‘tetiği tek taraflı olarak‘ çekti. İddiaya göre, Beyaz Saray bu sırada esasında Amerikan Özel Kuvvetleri’nin de harekâta katılması yönünde gizli bir plan üzerinde çalışıyordu.
ABD önce Kürtleri çıkaracaktı
* Gazeteye konuşan Amerikalı yetkililer, Kürtlerin esasında ihtilaf bölgesinden harekât öncesi çıkarılmasının planlandığını ancak Türkiye’nin kararının perde arkasındaki bu çabayı boşa çıkardığını söyledi.
İddiaya göre, ABD’yle Türkiye’nin Suriye sınırında ortak bir operasyon düzenlemesine ilişkin görüşmeler 2015 ilkbaharına dayanıyor. Wall Street Journal, bu sürecin detaylarını ve yaşananları anlattıktan sonra Erdoğan’ın 9 Ağustos’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinin ardından Türkiye’den üst düzey bir askeri heyet operasyonu görüşmek üzere Rusya’ya gittiğini hatırlattı. Ruslar, Türk yetkililere, Türkiye’nin sınırı geçmesi halinde Moskova’nın Ankara’yı hedef almayacağı konusunda güvence verdi.
Minbic hızlandırdı
* Minbic’in DAİŞ’ten 13 Ağustos’ta tamamen kurtarılması sonrası Türkiye’nin planları hızlandı.
* 17 Ağustos’a gelindiğinde Türkiye’nin plana dahil olan çeteleri çağırmaya başladı. Buna göre, Türk güçleri bu ‘dost savaşçıları’ sınırdaki mevzilerine taşımaya başladı.
* Bu sırada, QSD bünyesindeki bazı güçler Minbic çevresinde yeni köyler almaya devam ediyor ve ABD’ye söz verdikleri gibi çekilmiyordu. Hatta bazıları, bir sonraki hedeflerinin Reqa yerine Cerablus olduğunu söylüyordu. Wall Street Journal’a konuşan Amerikalı yetkililer, kendilerinin desteklediği ana Kürt güçlerinin hiçbir zaman Cerablus tehdidinde bulunmadığını söyledi.
Gerekçe yaratıldı
* Antep’te bir düğüne yönelik intihar saldırısı Türkiye’ye operasyonu başlatmak için yeni bir gerekçe verdi.
* Gazeteye konuşan Türk ve Amerikalı yetkililer, Türkiye ordusunun özellikle darbe girişiminden sonra kararlı görünmeyi ve Erdoğan’a sadakat mesajı vermeyi istediğini yazdı.
* Çete elemanları toplanırken, Türkiye ordusu ülkedeki Amerikalı askeri yetkilileri planlarından haberdar etti. Amerikalı ve Türk yetkililere göre, bu brifingde Cerablus’a Türk komandolarının yanı sıra Amerikan Özel Kuvvetler güçlerinin de girmesi istendi. Amerikan komandoları hava saldırılarını ve sahadaki isyancıları koordine edecekti.
Pentagon ile Bayaz Saray analaşamadı
* Pentagon’dan en az 40 Amerikan komandosunu içeren bu plana onay geldi. Geçen haftanın başında, Beyaz Saray’la önerilen kara harekâtı hakkında görüşmeler başladı.
* Pentagon daha hızlı bir yanıt istiyordu; Amerikan askerlerini Suriye’de bir başka cephede sahaya sürmeye temkinli yaklaşan Beyaz Saray ise harekete geçirmeden bazı soruların yanıtlanmasını istedi. Yetkililere göre, Beyaz Saray özellikle de, bölgede El Kaide savaşçıları varken Amerikan Özel Kuvvetleri’nin nasıl korunacağı sorusuna yanıt istiyordu.
* Wall Street Journal’a konuşan askeri kaynaklar, Beyaz Saray’ın daha fazla bilgi talebinin esasında bir ret anlamına geldiğini, çünkü Türkiye’nin hızlı hareket etme isteğinin bilindiğini söyledi.
* Beyaz Saray yanıt beklerken, Pentagon Ankara’ya biraz vakit tanıması için baskı yaptı. Bu arada, Amerikalı yetkililer, Türk askerlerinin konuşlanacağı bölgelerdeki Kürt güçlerini çıkarmaya çalıştı.
* 23 Ağustos gecesi, Beyaz Saray Pentagon’a Amerikan Özel Kuvvetleri gönderme önerisi hakkında ertesi gün üst düzey bir toplantı yapmaya hazır olduğu bilgisini iletti. Fakat Türkiye operasyonu gece yarısı, Washington’daki yetkililere önceden uyarı yapmadan başlattı. Amerikan yönetiminden üst düzey bir yetkili, önerinin ABD Başkanı Barack Obama’nın masasına hiç ulaşmadığını söyledi.
* Gazeteye göre, “Türkiye harekâtı kamuoyu önünde ABD’yle ortakmış gibi sunsa da, Türk jetlerinin Cerablus’ta düzenlediği ilk hava saldırıları koalisyon şemsiyesi altında değil, tek taraflı olarak gerçekleştirildi.”
* Amerikalı yetkililer, Türk uçaklarının bu sırada Suriye’nin değil, Türkiye’nin hava sahası içinden hareket ettiğini söyledi.
* Bölgedeki Amerikalı yetkililer operasyonun kendileri olmadan başladığını fark edince, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joe Votel elindeki mevcut yetkileri kullanarak Türkiye’ye insansız hava araçları, F-16’lar ve F-10’larla sınırlı hava desteği verdi.
* Amerikan Özel Kuvvetleri de ön cephede yer almak yerine, Türkiye topraklarından Amerikan hava saldırılarını yönlendirdi.
ABD’nin endişesi
* Wall Street Journal habere şu cümlelerle son verdi: “Amerikalı yetkililer, IŞİD’in bu kenti elinde tutma kararlılığını yanlış değerlendirdiklerini kabul ediyor. Fakat şu an, bir NATO müttefikinin Suriye’ye saplanması ve istemeden de olsa IŞİD üzerindeki baskıyı azaltması tehlikesinden daha çok endişe duyuyorlar.”
Denge arayışı
Wall Street Journal, ABD’nin bunsan sonra Türkiye’yle Suriyeli Kürtler arasındaki denge çabalarına ilişkin de bilgiler verdi. Gazeteye konuşan yetkililere göre, ABD pazartesi günü (29 Ağustos), Suriye’nin güneyine ilerleyen Türk güçlerine hava koruması verilmeyeceği bilgisini TSK’daki mevkidaşlarına iletti.
Gazeteye konuşan yetkililer, ABD’nin Kürtleri de uyardığını söyledi. Buna göre, Kürtlere verilecek hava desteği Fırat’ın doğusuna geçmeleri şartıyla verilecek.