
Tekçi ve cinsiyetçi zihniyetin egemen olduğu Türkiye'de, mülteci ve kadın kimliğinin yanısıra Ermeni kimliğiyle yaşamanın zorlukları var. Suriye'de yaşanan savaştan dolayı 2012 yılında ülkesini terkedip Türkiye'ye sığınan 21 yaşındaki Claudia Brounsuzian da bunlardan biri. Bir kadın, bir Ermeni ve bir mülteci olarak sayısız zorluk yaşayan, yedi dil bildiği halde ötekileştirilerek işe alınmayan, gittiği her yerde tacizlere maruz kalan Brounsuzian, azim ve mücadele ile ayakta duruyor. Brounsuzian, Sığınmacı olarak geldiği İzmir'de Suriyeli Mülteciler Derneği'nin yönetim kurulunda yer alıyor.
Brounsuzian'ın 2012'nin Eylül ayında ağabeyi ve babası faşist dinci çeteler tarafından katledilmiş. Doğup büyüdüğü Suriye'den Türkiye'ye kaçış hikayesini şöyle anlatıyor: "Babam ve ağabeyimi kaybettikten sonra annemle baş başa kaldık. Kimsemiz yoktu. Suriye'de çıkan savaşı duyan Mersinli arkadaşım beni aradı ve evine davet etti. Başka çaremiz olmadığı için Türkiye'ye kaçarcasına geldik. Elimizdeki tüm parayı Mersin'e gitmek için harcadık. Yolda kara çarşaf giymek zorunda kaldım; Hıristiyan olduğumuzu gizleyip Müslümanmışız gibi davrandık. Bu bize çok acı verdi. Tek isteğimiz; ülkemizdeki savaşın bitmesi ve evimize geri dönmek."
Saldırıya maruz kaldı
5 ay kadar kaldığı Mersin'in Taşucu ilçesinde bir iş bulduğunu, burada emek sömürüsünden tacize kadar birçok kötü muameleye maruz kaldığını anlatan Brounsuzian, şunları söyledi: "Türkiye'de tecavüzün ve kadın istismarının çok yüksek olduğuna dair bilgim vardı. Çalıştığım emlakçıda ayda sadece 400 lira vereceklerdi. Tamamen köle gibi çalıştırıyorlardı. Tüm aşağılamalara rağmen paraya ihtiyacım olduğu için sustum. Bir gün ofisi temizlerken, adamın biri zorla içeriye girmeye çalıştı ve ben direndiğim için başarılı olamadı. İşveren kadın bu durum üzerine yanıma geldi ve onun yerine beni azarlamaya başladı. Meğer o adamı kendisi yanıma göndermiş!"
'Birçok kadın istismarcısıyla karşılaştım'
Fuhuşa sürüklenmeye çalışıldığını iddia eden Brounsuzian, şöyle devam etti: "İşveren kadın 'benim kölemsin, sana para veriyorum, ne istersem yapacaksın, yoksa seni kovarım' dedi ve ahlaksızca tekliflerde bulunmaya devam etti. Ben de bu durumu ispat etmek için kadının konuşmasını gizlice kaydettim. Bunun gibi birçok kadın istismarcısıyla karşılaştım. Bu olaydan sonra insanlardan uzaklaşmaya başladım ve içime kapandım. Biri benimle konuşmaya geldiğinde tedirgin oluyordum. Türkiye'de kadın olmak çok zor."
Eğitimine devam edemedi
Brounsuzian, Mersin'de yaşadıklarının ardından Kıbrıs'a gitmiş. Suriye'de yarım bıraktığı üniversite öğrenimine burada devam etmek istese de günde 12 saat çalıştığı için okula gidememiş.
Ardından Ermeni ve Rumların İzmir'de yaşamış olmaları sebebiyle insanlarının daha hoşgörülü olabileceklerini düşünerek buraya göç etmiş, ancak bir kez daha hayal kırıklığına uğramış.
7 dil bilip işsiz kalmak
İzmir'e geldikten 3 ay sonra bir firmada işe başladığını anlatan Brounsuzian, hayata tutunma çabasını şöyle anlattı: "Kadın olmak, hele hele Suriyeli bir Ermeni olmak apayrı bir zorluk yaşattı bana. Kapılar hep yüzüme kapandı. İş görüşmelerine gidiyordum; yedi dil bilmem ilgilerini çekiyordu ama Suriyeli ve Ermeni olduğumu öğrendiklerinde 'biz sizi ararız' deyip gönderiyorlardı. Tacizlere, ayrımcılığa maruz kaldım, iş bulamadım, aylarca annemle parkta uyuduk. Bir şey yapamayacağımı görmek beni çok yıprattı. Şerefinle para kazanmaya çalışıyorsun, ama olmuyor. İnsanlar önyargıyla yaklaşıyor. Kadın olduğun için senden faydalanmaya çalışıyor.
Zorluklarla boğuşmasını bildi
Brounsuzian, zorlukların üstesinden gelemeyince intihara kalkıştığını, ancak son anda bir insanın yetişip vazgeçirdiğini anlattı. Geçirdiği bu zorlu süreç ardından ise değişik insanlarla tanışmaya başladığını ve hayatının yoluna girmeye başladığını belirten Brounsuzian, "Şu anda içimde güç hissediyorum. Kendime güvenimi tekrar kazandım. Annem kolay atlatamadı bu süreci, ona destek olmam lazım" diye konuştu.
Brounsuzian, şu an İzmir'de Suriyeli Mülteciler Derneği'nin yönetim kurulunda yer alıyor. Başkan yardımcısı olarak görev yürüttüğü dernekte özgüveninin daha da yükseldiğini belirtti.
Brounsuzian, son olarak Dokuz Eylül Üniversitesi'nde hukuk eğitimine devam etmek için kayıt yaptırmak istediğini de ekledi.
JINHA/İZMİR