- İran, savaşın tırmanması durumunda ABD'nin Güneydoğu Avrupa'daki askeri tesislerini hedef almayı değerlendiriyor. Ayrıca İran, Devrim Muhafızları’nın ordu ve bölgesel milisler üzerindeki yetkisini arttırdı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgede barış ve güvenliği tehdit eden gerilimler" nedeniyle İran'a yönelik süresiz ticaret ambargosu kararı aldığını duyurdu. Açıklamada, "İran ile tüm ticaret, ticari alışveriş ve mali işlemler bir sonraki duyuruya kadar durdurulmuştur" ifadelerine yer verildi.
Karar, BAE Savunma Bakanlığı'nın İran'dan fırlatıldığını belirttiği iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından tespit edildiğini açıklamasının ardından geldi.
BAE, füzelerin "deniz trafiğini hedef aldığını" belirterek, BAE’nin ve bölgedeki deniz ulaşımının güvenliğini tehdit eden girişimlere karşılık verileceğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakei ise BAE'nin suçlamasını "temelsiz" olarak nitelendirdi. Bakei, olayın "sahte bayrak operasyonu" olduğunu savundu.
Avrupa’daki üsler hedef!
Hürmüz hattında gerilim tırmanırken, Financial Times'ın İran yönetimine yakın iki kaynağa dayandırdığı habere göre Tahran, Washington'ın İran'ın kritik altyapılarına yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi durumunda çatışmayı bölge dışına taşıyabilecek bir misilleme planı üzerinde çalışıyor.
İran güçlerinin özellikle Güneydoğu Avrupa'daki Amerikan tesislerini değerlendirdiği belirtiliyor. Kaynaklara göre, Bulgaristan bu kapsamda olası hedeflerden biri. Bulgaristan geçen ay ABD uçaklarının yakıt ikmali için Bezmer Hava Üssü'nü kullanmasına onay vermişti. Kaynaklardan biri ise Kıbrıs'ın da yeni bir Amerikan saldırısı durumunda İran'ın olası hedefleri arasında yer aldığını söyledi.
İran'ın değerlendirdiği seçenekler yalnızca askeri tesislerle sınırlı değil. Kaynaklara göre Tahran, savaşın tırmanması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki denizaltı fiber optik kablolarına yönelik saldırı ihtimalini de masada tutuyor. Ancak İran'ın atacağı adımların doğrudan Washington'ın hamlelerine bağlı olacağı belirtiliyor.
‘Tehdit gerçek ancak sınırlı’
Londra merkezli Royal United Services Institute'ta araştırmacı olan Sidharth Kaushal, İran'ın Avrupa'ya yönelik füze tehdidinin "gerçek ancak sınırlı" olduğunu söyledi. Kaushal'a göre İran, Güney ve Güneydoğu Avrupa'daki Amerikan hedeflerine orta menzilli balistik füzeler gönderebilir ancak daha uzaktaki hedeflerde önemli hasar yaratması daha zor.
İran yönetimine yakın kaynaklardan biri, Trump'ın İran'ın kritik altyapılarına yönelik saldırı tehditlerini hayata geçirmesi halinde Tahran'ın çatışmayı daha da büyütmeye hazırlandığını söyledi.
Uzak mesafeleri hesaplıyor
Ayrıca İran'ın son dönemde bölgeden uzak hedeflere saldırma kapasitesini göstermeye çalıştığı da belirtildi. Kaynaklar, İran'ın geçen ay Hint Okyanusu'nda bulunan Diego Garcia'daki ABD ve İngiltere'ye ait askeri üsse yönelik saldırısını bu kapasitenin örneklerinden biri olarak gösterdi. İran'ın söz konusu hedefe yaklaşık 4 bin kilometre mesafeden saldırı düzenlediği ifade edildi.
İran'a yakın kaynaklardan biri, saldırının Avrupa'ya yönelik de bir mesaj taşıdığını savundu. Avrupa'nın füze saldırılarına maruz kalabileceğini ve bu nedenle savaşta nasıl bir tutum alması gerektiğini değerlendirmesi gerektiğini öne sürerek, İran'ın kritik altyapısına yönelik "çok büyük bir hatanın" savaşı Ortadoğu'nun dışına taşıyabileceğini söyledi.
Daha geniş bir savaş
Wall Street Journal (WSJ) iki gün önce İranlı ve Arap yetkililer ile bölgedeki istihbarat bulgularına dayandırdığı haberinde, Tahran’ın son iki ayda askeri ve güvenlik yapılanmasını daha saldırgan bir strateji doğrultusunda yeniden düzenlediğini yazmıştı.
İran, müzakere sürecinde Devrim Muhafızları’nın düzenli ordu üzerindeki kontrolünü artırdı, İran-Irak Savaşı ve geçmişteki protestolara yönelik müdahalelerde görev almış isimleri önemli makamlara getirdi. Ülke içindeki karşı istihbarat faaliyetleri genişletilirken füze ve İHA üretimi de hızlandırıldı.
Arap istihbarat birimlerinin İran ile Yemen ve Irak’taki müttefik grupları arasında geçtiği öne sürülen bazı mesajları ele geçirdiği belirtildi. WSJ’ye konuşan ve bu bulgular hakkında bilgi sahibi olan yetkililer, yazışmaların İran yönetimi içinde savaşın genişletilmesine yönelik stratejik bir değişime işaret ettiğini söyledi. İran’ın amacının, ABD ve bölgedeki müttefikleri açısından çatışmanın maliyetini artırmak olduğu ifade edildi.
Devrim Muhafızları’nın etkisi artırılıyor
Ülkenin askeri ve güvenlik kurumlarını daha uzun süreli bir çatışmaya hazırlamak amacıyla yönetim kademelerinde değişiklik yapıldı. İran-Irak Savaşı sırasında Devrim Muhafızları’nı yöneten Mohsen Rezaei, ülkenin en üst düzey karar organı olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin sekreterliğine ve Hamaney’in bu kurumdaki temsilciliğine getirildi.
2009’daki protestolara yönelik şiddeti yöneten Hossein Taeb ise Besic teşkilatının başına döndü. Taeb’e, İsrail istihbaratının İran içindeki faaliyetlerine karşı teşkilatı mahalle düzeyinde çalışan geniş bir istihbarat ağına dönüştürme görevi verildi.
Devrim Muhafızları ile düzenli ordunun denetimi Tuğgeneral Ali Abdollahi altında birleştirildi. Abdollahi, daha önce Basra Körfezi çevresinde Amerikan üslerine ev sahipliği yapan Arap ülkelerine saldırı düzenlenmesini savundu. Ahmad Vahidi de Devrim Muhafızları’nın başkomutanlığına resmen atandı. Atama kararında Vahidi’ye düşman güçlere karşı etkili saldırı operasyonları yürütme görevi verildiği belirtildi.
Kızıldeniz’de yeni cephe
WSJ’nin aktardığı istihbarat bulgularına göre Devrim Muhafızları, Haziran’daki mutabakatın ardından Irak, Yemen ve Lübnan’daki müttefik gruplarla olası saldırıların artırılmasını görüştü.
İranlı komutanların, Yemen’de Husilerin kontrolündeki bölgelere giderek Suudi Arabistan’a karşı Irak’taki İran destekli milislerle koordineli hareket edilmesini planladığı belirtildi. Kızıldeniz’e bakan noktalara füzeler, deniz silahları ve insansız hava aracı rampaları yerleştirildi.
Devrim Muhafızları’nın Husilere Suudi limanları ve enerji tesislerini de içeren hedef listeleri ile istihbarat sağladığı kaydedildi. TAHRAN