FEHMİ KATAR / BERLİN 


Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen dünyanın en büyük turizm fuarı ITB’yi gezdiğimizde (Internationale Tourismus-Börse/Uluslararası Turizm Fuarı) turizm alanında bu yılın en büyük kaybedeninin Türkiye olduğu net bir şekilde görüyoruz. 

ITB, çokça dillendirildiği gibi dünyanın en büyük turizm fuarı.   550 bin metrekarelik alanda kurulu fuara harcanan masraf milyon euroları buluyor. Bu devasa fuarda bir standı ziyaret etmek bile eğer şansının yaver giderse bir saati buluyor. 

Türkiye standına girdiğimizde hiç abartısız çalışanların yüzde 80’ninin cep telefonlarıyla meşgul olduğunu görüyoruz. Haksız da sayılmazlar çünkü tek tük ziyaretçileri var. Salonda Polonya ve Ürdün standının dışında tüm standlarda Türk bayrağının olduğunu görüyoruz. Normalde bu büyüklükte standdı genelde bir kaç ülke paylaşıyor. Türk makamları geçen yıldan bu yana geriye giden turist sayısının önüne geçebilmek için tek başına 3 bin metrekarelik bir salonu kiralamış. Koskoca fuarda Türk menşeili görgüsüzlük adeta "Ben buradayım" diye haykırıyor. Türkiye koskoca yer kiralasa de durum tümüyle kendi aleyhine dönmüş görünüyor. Erdoğan Türkiyesine duyulan tepkiden dolayı ziyaretçiler Türk standına uğramadan doğrudan başka salonlara geçiyor.  

Erken rezervasyonlarda yüzde 58 düşüş

Bütün planını geçen yıl kaçan milyonlarca Alman turisti tekrar getirme üzerine kuran Türk makamlarının bu hedeflerini tutturamayacağı görülüyor. Fuara gelen Türk Dışişleri Bakanı burada Almanların en çok sinir olduğu naziklikle suçlamalarına devam edince, istisnasız tüm Alman medyasında haber konusu oldu. Haberlerin hepsinde de Alman Turizm Derneği Başkanı Norbert Fiebig'in 2017’de Türkiye’ye olan erken rezervasyonların geçen yıla göre yüzde 58 azaldığı, hatta bazı istatistiki verilerin bu rakamı yüzde 85 olarak gösterdiği yönündeki görüşü vardı. Bu atmosfer içinde fuarda Türk standları son yılların en az ziyaretçisini ağırladı. 

'Almancılar' yine ekmek kapısı '

Türk standlarına uğrayan turist sayısını görevlilerden öğrenmeye çalışıyorum. Yakamda basın kartını görünce istisnasız hepsinin refleksi, "İlginin iyi olduğu, geçen yıllara benzer olduğu" yönünde oluyor. Belli ki, bu konuda uyarılmışlar. Bu defa ise bir müşteri gibi davranıyorum.  

Gözüme bir Kapalı Çarşı’da bir esnafı andıran, gelene geçene broşür vermeye çalışan 40 yaşlarında bir adamı kestiriyorum ve yanına gidiyorum. Kısaca hoş, beş edip durumu sorunca, bana önce "İyi. Her zamanki gibi" diyip başından atmaya çalışıyor. Sonra ama benim yeterince 'Türk' olduğuma kanaat getirince de çıkarıyor ağzındaki baklayı: "Alman turistlerden umudu kestik. Bütün amacımız artık buradaki Türk turistleri çekmek. 

Bunun üzerine bilindik "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" tekerlemesini söylüyor. Bir an aklıma, Erdoğan’ın bir KHK ile Avrupa’da tüm Türkiyelilere, Türkiye’de tatil yapma zorunluluğu getirmesi geliyor. Böyle bir şey Türkiye’de olan biteni gözönüne  getirdiğimizde hiç de şaşırtıcı görünmüyor. 

Akdeniz ülkelerinin keyfi yerinde 

 Yönümü, Almanların Türkiye’ye alternatif olarak gördüğü Akdeniz ülkelerinin standlarına çeviriyorum. İtalya, İspanya, Yunanistan, Portekiz hatta Mısır… Hepsinin keyfi yerinde. Salonlarda ilgi oldukça yüksek. İtalya'nın Sardinya adalarının tanıtımı yapan stand görevlisi ilgi konusundaki sorumu gülerek yanıtlıyor: "Sardinya, Alman turistlerinin her zaman ilgi odağıydı. İlgi, bu yıl hissedilir şekilde artabilir."

Türkiye yerine Yunanistan

 Yunanistan'daki bir otel zincirinin standına gidiyoruz. Stand görevlisi ilk olarak Türkiye - Yunanistan karşılaştırması yapmaktan kaçınıyor. Yunanistan'ın her zaman turistlerin ilgisini çeken bir yer olduğunu söylüyor. Kürt gazetesinin muhabiri olduğumu öğrenince ise yüzü gülüyor. Bana, çok yakın bir arkadaşının da Kürt olduğunu söyleyip, ismini yazmamam şartı ile şunları söyledi: "Almanlarda bireylerinin kararları her zaman devlet politikasıyla paraleldir. Daha önce yaşadığımız krizde, Almanya ile yaşanan sorunlardan dolayı bize gelen Alman turistlerin sayısında da düşüs yaşandı. Şimdi Türkiye ile Almanya arasındaki krizden dolayı da turistler Türkiye'ye gitmek yerine bize geliyor. Bunu, bu yıl yapılan erken rezervasyonlarda da görebiliyoruz."

Ucuz ilan da çare olmuyor 

Yavaş yavaş fuardan çıkışa ilerlerken Facebook'tan takip ettiğim dünyadaki en ucuz tatil olanaklarını takipçilerine sunan "Urlaubspiraten" isimli grubun, Türkiye'ye çok ucuz tatil yeri duyurusuna ilişiyor gözüm. Duyurunun altındaki yorumlarda bir ikisi dışında gruba tepki vardı. Yorumcular, Türkiye’deki baskılar ve politik gelişmeleri anlatıp, Türkiye’ye gitmeyecekleri belirtilmiş. Bir gün sonra "Urlaubspiraten" sayfasına girip o duyuruyu arayınca da bir daha bulamadım. Sanırım tepkiler üzerine sayfa yöneticileri kaldırdı.

Türkiye'ye turizm boykotu 

Fuarın çıkışında karşılaştığım orta yaşlı çiftin Türkiye’de tatil yapıp yapmayacağına ilişkin verdiği cevap ise sanırım her şeyi özetliyor: "Um Gottes willen. Nein -Allah korusun.Hayır"

Ayrıca Almanya Sol Parti ve Yeşiller Partisi’nin de içinde olduğu Türkiye’ye turizm boykotu kampanyasının kısa sürede binlerce kişi tarafından destek görmesi, Almanya Federal Meclis Başkanı’nın Türkiye’de tatil yapmayacağını söylemesi ve diğer gelişmeler Türkiye’nin Alman turistleri konusunda bu yıl da nal toplayacağını gösteriyor.