Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle basın mensuplarıyla bir araya gelen Gültan Kışanak, 1990’lı yıllarda en çok gazeteci cinayeti işlenen ülke ünvanının bugün en çok gazeteci hapseden ülke ünvanına dönüştüğünü söyledi.

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adayları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile merkez ilçe eşbaşkan adayları Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilere karanfil vererek günlerini kutlayan Eşbaşkan adayları çalışmalarında başarı dileklerinde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Fırat Anlı, bu coğrafyada gazeteciliğin son derece güç koşullarda yapıldığını belirtti. Anlı, “Tüm basın emekçilerine güç ve iktidar odaklarına ya da sermaye gruplarına muhalefet ettikleri, yurttaşın haber alma hakkını yerine getirme çabasından dolayı bedel ödemeyeceği günler diliyorum” dedi.

Demokrasiyle paralel bir öykü

Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Gültan Kışanak da Türkiye'de basının öyküsünün demokrasi serüveniyle paralel bir öykü olduğunu söyledi. "Bir ülkede demokrasinin kalitesini basının içinde bulunduğu duruma bakarak anlayabiliriz" diyen Kışanak, "Demokratik standartlar ne kadar gelişkindir, hak ve özgürlükler ne kadar güvence altındadır. Bunun en temel göstergesi basın özgürlüğüdür ve ne yazık ki bu konuda iyi şeyler söyleyebilecek durumda değiliz" şeklinde konuştu. Kışanak, “Türkiye 1990’lı yıllarda en fazla gazetecinin öldürüldüğü ülkeydi. 2000’li yıllarda ise en çok tutuklu gazetecinin bulunduğu ülke özelliğini taşıyor” diye belirti. Gazetecilerin yaptığı haberlerden dolayı tutuklu olduğunu, geçmişteki gazeteci cinayetlerinin de hala aydınlatılmadığına dikkat çeken Kışanak sözlerini şöyle sürdürdü:  "Bu ülkede paralel devlet tartışılıyor. Hukuk dışı yapılanma var deniliyor. Siz geçmişinize bakmazsanız, hukuk dışı yapılanmaların işlediği cinayetleri araştırmaz, yargıda bunun hesabını verebilecekleri adalet ortamı yaratmazsanız, her dönem hukuk dışı yapılanmalar farklı formlarda kendini gösterecektir."

DİHA/AMED




BDP: Gazeteciler özgür kalmalı

BDP Basın Yayından Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Filiz Koçali yazılı bir açıklama yaptı. Koçali, 64 gazetecinin haksız ve hukuksuz bir biçimde gazetecilik mesleğinden dolayı tutuklu olduğunu hatırlatarak, "Gazeteciler başta olmak üzere muhalif düşünen herkesin cezaevine atılmasına neden olan TMK, TCK gibi yasaları çıkartarak bu ülkeyi yarı açık cezaevine dönüştüren ise hükümetin kendisi olmuştur" dedi. 13 Ocak'ta görülecek basın davasına da dikkat çeken Koçali, "Tek suçları gazetecilik olan basın emekçilerinin haksız ve hukuksuz tutukluluğuna biran önce son verilmeli ve gazeteciler özgür bırakılmalıdır" diye belirtti.

2013 tablosu

Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), Çalışan Gazeteciler Günü’nde, 2013 yılı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’nu düzenlediği bir basın toplantısıyla açıkladı. Rapordaki verilere göre, 2013 yılında gazetecilere yönelik ihlal başlıkları ve rakamları şöyle:
* Cezaevindeki gazeteci, yazar ve dağıtımcılar: 86
* Saldırıya uğrayan gazeteciler: 36
* Gazetecilere yönelik işkence-kötü muamele-darp: 150
* Gazetecilere yönelik tehdit ve fişleme iddiaları: 20
* Gözaltına alınanlar: 87
* Tutuklananlar: 16
* Haklarında soruşturma açılan gazeteciler: 13
* Haklarında dava açılan gazeteciler: 44
* Haklarında ceza verilen gazeteciler: 64
* Haber takibi engellenen gazeteciler: 38
* İşten çıkarılan gazeteciler: 73
* Baskına veya saldırıya uğrayan basın-yayın organları: 3
* Toplatılan ve yasaklanan yayınlar: 57
* Engellenen internet siteleri: 29
* Yayın sansürü–otosansür: 32

HDP: Türkiye için kara leke

HDP Eşbaşkan Yardımcısı Saruhan Oluç tarafından yapılan yazılı açıklamada, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün (RSF) 2013 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'na dikkat çekilerek, Türkiye'nin 179 ülke içerisinde bir önceki yıla kıyasla 6 basamak gerileyerek 154. sırada yer aldığına dikkat çekti. "Çalışan Gazeteciler Günü'nde onlarca gazetecinin tutuklu olması, Türkiye'nin büyük ayıbıdır ve basın tarihi için kara bir lekedir" denilen açıklamada, "Tek suçları gazetecelik olan basın emekçilerinin tutukluluğuna bir an önce son verilmelidir" çağrısı yapıldı.