
Türkiye’nin savaş uçakları eşliğiyle inişe zorladığı Suriye uçağında yasadışı birşey bulunmadığı belirtildi. Suriye yönetimi Türkiye’yi ‘korsanlıkla’ suçladı.
Türkiye, Suriye ile savaşa karşı olan kamuoyunu desteğini almak için şov yapmaya devam ediyor. Ancak bu şovları eline yüzüne bulaştıran Türkiye, ilişkileri germekten başka birşey yapmıyor.
Batı Kürdistan’da Kürtlerin yönetimi ele almasıyla Türkiye’nin Suriye politikası savaş yönüne döndü. ABD’den müdahale için izni alamayan Türkiye, Akçakale’ye bombalar düşmesi sonucu yine savaş naraları attı. Alelacele meclisten tezkere geçiren Türk yönetimi, Suriye’de boş alanları bombalayarak kamuoyuna ‘savaşa hazırız’ mesajı verdi. Ancak beklediği desteği alamayan Ankara yönetimi boş durmuyor. Şimdi de Rusya’dan Suriye’ye giden bir sivil uçağı ‘silah taşıyor’ iddasıyla savaş uçakları eşliğinde inişe zorladı. Oysaki Suriye’ye silah ambargosu yok ve Rusya, Şam yönetimine silah tedarik eden ülke konumunda.
Önceki gün akşam saatlerinde gerçekleşen olayda Türk basını, uçaktaki yükle ilgili çelişkili bilgiler verdi. Dışişleri Bakanlığındaki kaynaklara dayandırılan haberlerde uçakta ‘füze yapımında kullanılan parçalar’ ve ‘silah yapımında kullanılan nesneler’ bulunduğu ileri sürüldü. Daha sonra sözkonusu malzemelerin askeri haberleşme cihazları olduğu duyruldu.
Türk Dışişleri Bakanlığı da uçakta bulunan nesnelerle ilgili bir açıklama yapmayacaklarını duyurdu.
‘Uçakta birşey bulunmadı’
Ancak Rusya ve Suriye yönetimi, Türkiye’nin keyfi olarak uçağı savaş uçaklarıyla inişe zorlamasına tepki gösterdi.
Rusya yönetimi, inişe zorlanan uçakta Rus vatandaşları bulunduğunu belirterek „vatandaşlarımızın hayatı tehlikeye girmiştir. Açıklama bekliyoruz“ dedi.
Rusya Federal Gümrük Servisi’nden (FTS) bir yetkili, uçağın askeri bir havaalanında kalktıktan sonra Moskova’ya indiğini ve uçakta kereste bulunduğu ileri sürdü.
Interfax haber ajansına bilgi veren bir başka Rus kaynak da Suriye uçağında Rus silahı bulunmadığını söyledi. Bir Rus silah ihracat kurumu mensubu olan ve adının açıklanmasını istemeyen kaynak, „Uçakta silah, sistem parçası ya da askeri ekipman parçası bulunmuyordu, bulunamazdı„ dedi. Sözkonusu kaynak, „Suriye’ye silah göndermek istesek herhalde bunu sivil bir uçakla yapmazdık. Kaldı ki, Rusya ile Suriye arasındaki askeri-teknik işbirliği kesilmiş değil“ dedi.
Şam yönetiminin tepkisi daha sertti. Uçakta muhimmat bulunmadığını savunan Suriye, Türkiye’yi ‘korsanlık’ yapmakla suçladı.
Suriye Arap Havayolları Başkanı Ghaida Abdullatif gazetecilere yaptığı açıklamada, „Uçak hiçbir yasadışı malzeme taşımıyordu. Uçak arandı... Taşınması yasak olmayan ve elektrik malzemesinden oluşan kayıtlı sivil paketlerin bulunduğu açıkça görüldü“ dedi.
Suriye Ulaştırma Bakanı Mahmud Said’ ise ülkesine ait yolcu uçağının alıkonulması nedeniyle Türkiye’yi „hava korsanlığı“ ile suçladı.
Lübnan’ın El Manar televizyonunda yer alan haberde Said’in, „Bu girişim sivil havacılık anlaşmalarıyla çelişen bir hava korsanlığıdır“ dediği belirtildi.
Türk yetkililer, uçağın askeri ekipman taşıdığı şüphesiyle indirilerek arandığını bildirmişlerdi.
‘Savaşa yönelik bir adım’
Türkiye yönetimi, Suriye ve Rusya’nın bu açıklamalarına karşı sessizliğe büründü. Sadece Suriye hava sahasını kullanacak olan Türkiye menşeli uçaklara „bu rotayı izlemeyin“ diyen Ankara yönetimi, uçakta bulunan malzemeleri kamuoyuna açıklama gereği duymaması şüpheleri iyice arttırdı.
Rus basını da uçakta bulunan yolcuların tartaklandığını ve zorla bir belge imzalatılmak istendiğini duyurdu. Russia Today’e açıklamalarda bulunan Suriye Havayolları uçağ kabin görevlilerinden Şerin Azis, “Uçakta bulunan dört kişi, iki mürettebat ve iki yolcu, [Türk yetkililerin] imzalamaya zorladığı belgeleri imzalamak istemedikleri için dövüldü” diye konuştu. Telefonla bağlantı kurulan Azis sözlerine “Bu belgelerin ne hakkında olduğunu bilmiyoruz. Kaptan pilotun akıbetinden endişe ediyoruz. Kaptan başka bir yere götürüldü ve acil durum inişi yapıldığını söyleyen kağıtları imzalamadığı takdirde tutuklanmakla tehdit edildi” diye sürdürdü.
Türkiye’nin bu tavrı uluslararası basının dikkatini çekti. Birçok basın kuruluşu, Ankara yönetiminin gerginliği arttırdığı yorumunda bulundu. Türkiye’nin iddalarının Rusya ve Suriyeyle gerginliği arttırdığını belirten New York Times gazetesi Rusya-Ankara arasındaki ayrılıkları iyice derinleştirdiğini yazdı.
Financial Times gazetesi de Ankara yönetiminin savaş istediğini ancak Türkiye’deki anket sonuçlarının, çoğunluğun Erdoğan’ın Suriye politikasını desteklemediğini ve savaşa karşı olduğunu gösterdiğini yazdı.Amerika’da yayınlanan Wall Street Journal da “Suriye’de çatışma iki cephede büyüyor” yorumunda bulundu.
Rus uzmanlar da Türkiye’nin Suriye uçağını inişe zorlamasının iç kamuoyuna yönelik bir girişim olduğunu savundu. Rusya’nın Ortadoğu uzmanlarından Said Gafurov, Moskova’da yayımlanan Kommersant gazetesine yaptığı açıklamada, „Uçağı inişe zorlamak iç politikaya yönelik bir girişim. Türk hükümeti Suriye’de zafer kazanacağı küçük bir savaş çıkarmak istiyor ama ordu buna karşı çıkıyor”dedi.
ANKARA/MOSKOVA
Suriye Türkiye’den elektrik almıyor!
Suriye yönetimi, kendisine yönelik düşmanca politika yürüten Türkiye’den elektrik almamaya karar verdi.
Suriye, elektrik ihtiyacının beşte birini Türkiye’den karşılıyordu. Ancak son zamanlarda Ankara yönetiminin izlediği politikalar sonucunda Şam yönetimi, elektrik ihtiyacını başka ülkelerden karşılamak için Türkiye ile olan anlaşmalarını iptal etti.
Suriye’nin elektrik anlaşmasını iptal ettiğini açıklayan Türk yönetimi, bunu bir ambargo olarak görmediklerini savundu. Anlaşmanın bozulmasını daha çok Suriye’deki kanlı iktidar savaşında tahrip olan hatlardan kaynaklandığı ileri sürüldü.
Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri’de düzenlenen Enerji Zirvesi’nde gazetecilerin sorusu üzerine, „Suriye’ye 15 aydır özel sektör marifetiyle 2,3 milyar kilowatt/saat civarında elektrik satışı yapıldı. Suriye kendi tercihleri olarak bir hafta önce ülkemizden elektrik alımını durdurdu“ dedi.
Suriye’ye elektrik ihracatı yapan Aksa Grubu şirketlerinden Aksa Elektrik’in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Aksa Doğalgaz’ın CEO’su Yaşar Arslan, da Suriye’nin Türkiye’den elektrik alımını hatların zarar görmesi ve ülkedeki iç talebin düşmesinden kaynaklandığını ileri sürdü.
Aksa Elektrik’in Suriye’ye 500 MW’lık elektrik satış sözleşmesi bulunuyordu ve bu sözleşmenin yenilenmesi için görüşmeler yapılıyordu.
ANKARA