Türk devleti işgal ettiği Efrîn’i inşa ettiği duvarla topraklarına katmak istiyor. Bu durumun uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirten Kürt siyasetçi ve hukukçular, Türk devletinin tüm işgal ve ilhak projelerinin başarısızlıkla sonuçlanacağını dile getirdi.
Birleşmiş Milletler (BM), uluslararası güçler ve Suriye’nin ortaya koyduğu sessizlik Türk devletine, Efrîn’de işgal ettiği topraklarda inşa ettiği duvar konusunda cesaret veriyor. Avukat İsrafil Bekir Mustafa, işgal duvarının uluslararası sözleşmelerin ihlali olduğu olduğunu belirtirken, Suriye Kürtleri Demokrat Partisi Merkez Komite Üyesi Azad Berazi de Türk devletinin amacının Suriye’yi bölmek olduğunu söyledi.
Duvarla toprak koparmak istiyor
İşgalci Türk devleti işgal ve Efrîn’de inşa ettiği duvarla BM’nin Suriye’ye ilişkin 2254 numaralı kararı başta olmak üzere bütün uluslararası sözleşmeleri çiğniyor. Yaşanan uluslararası sessizlik de Türkiye’nin ihlallerine devam etmesinin önünü açıyor. Türk devletinin Efrîn’in güneydoğusunda işgal duvarı örmeye başlamasının üzerinden bir ay geçti. Bu bir ay içerisinde Cilbirê köyünün kuzeydoğusundaki 20’den fazla bina, hendek ve duvar için tamamen yıkıldı.
Türk devleti, Efrîn’de 70 kilometrelik işgal duvar örerek Suriye topraklarından kopartmayı planlıyor.
Efrîn’in 8 kilometre güneydoğusundaki Cilbirê köyünde örülen işgal duvarı 3 bin 500 metre uzunluğa ulaştı ve Basil köyüne ulaşmasına çok az bir mesafe kaldı. Diğer yandan Efrîn’e 7 kilometre doğusundaki Miryemîn köyünde de işgal duvar örülmeye devam ediyor.
HRE’den duvara inşasına karşı eylem
Efrîn Kurtuluş Güçleri’nin (HRE) işgalcilere karşı düzenlediği eylemler sonucu ise Kîmar köyünde işgal duvarı örme çalışmaları durduruldu. ANHA’ya konuşan avukat İsrafil Bekir Mustafa, BM ülkesi üyelerin işgal ve savaş suçlarına imzaladığı sözleşmelerin Türk devleti tarafından ihlal edildiğini vurguladı.
Krizi derinleştiren Türk devleti
Suriye’deki krizin derinleşmesi ve yıkımın sebebinin Türk devleti olduğunu söyleyen Mustafa, Cerablus’tan Efrîn’e kadar sürdürdüğü ihlallerle Türkiye’nin, 2015 Ağustosu’nda Suriye’de siyasi çözüme dönük hazırlanan BM’nin 2254 no’lu kararını çiğnediğini belirtti. Mustafa işgal duvarına ilişkin ise “Efrîn’i Suriye’den koparan duvarın örülmesi uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Türkiye’nin uygulamaları uluslararası hukukta yasa dışıdır” dedi.
Mustafa devamla şunları dile getirdi: “Türkiye’nin yaptıkları hem insanlık hem de savaş suçudur. Bütün bunlara karşı uluslararası toplum sessizliğini koruyor Bu sessizlik, Türkiye’nin işlediği suçlara ortak olunduğu anlamını taşıyor.”
Suriye’yi bölmek Türkiye’nin başlıca projesi
Azad Berazi
Öte yandan Suriye Kürtleri Demokrat Partisi Merkez Komite Üyesi Azad Berazi de, Kuzey ve Doğu Suriye’deki demokrasi projeleri ve halk iradesinin karşısında, işgalci Türk devletinin Suriye’yi bölme girişimlerinin başarısız olacağını söyledi. Efrîn’de örülen işgal duvarı planının yeni olmadığını belirten Berazi, “Bu önceden ayarlanmış bir plandı. Türk devleti, Suriye krizinin başından beri, bölgeye yönelik müdahaleleriyle bu niyetini ortaya koymuştu. 2012’de Serêkaniyê’ye yönelik müdahaleleri ile bu projelerine başlamıştı” dedi.
İşgalin iki gerekçesi
Berazi konuşmasına şöyle devam etti: “Türk devleti projelerini hayata geçirmek için, 2 gerekçeye dayanıyor. Bunlardan biri Misak-ı Milli, diğeri ise Müslüman Kardeşler’in (İhvan) bölgeye hakim olmasını istemesi.”
Misak-ı Milli çerçevesinde, Türk devletinin Halep, Reqa, Cizre, Kerkük ve Şengal’e kadar bir bölgeyi almak istediğini belirten Berazi, YPG’nin ortaya çıkmasıyla Türk devletinin bu projesinin hayata geçmediğini söyledi. Suriye’nin parçalanmasının Türk devleti için stratejik bir proje olduğunu dile getiren Berazi, bu planın Suriye’de işgal edilen alanlarla hayata geçirmeye çalıştığını vurguladı.
İşgalci başarısız olacak
Berazi, Türk devletinin Efrîn’de ördüğü duvarın geçici olduğunu belirterek, Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’deki demokratik projeler ve halk iradesi karşısında başarısız olacağını söyledi.
Türk devleti kazanımlarını korumak ve işgal ettiği yerleri kendi topraklarına katmak için Efrîn’de işgal duvarı ördüğünü belirten Berazi ancak tüm projelerinin boşa çıktığının altını çizdi.
Uluslararası sözleşmelere göre, hiçbir ülkenin, başka bir ülkenin topraklarını işgal ederek egemenlik haklarını ihlal etme hakkının olmadığını belirten Berazi, “Suriye kendi topraklarında egemen ve Birleşmiş Milletler’e üye bir ülke” dedi.
Türk devletini, işgalci olarak nitelendiren Berazi, 1974’te Kıbrıs’ın nasıl işgal edildiğini örnek vererek şöyle devam etti: “Türk devleti tarihten beri işgalci bir devlet. İşgal karşısında zafer kazanmanın tek yolu, halkların birlikteliğinden, direniş ve mücadelesinden geçer.”
Uluslararası Koalisyon güçleri ve yetkili kurumları, Türk devletinin ihlalleri karşısında harekete geçmeye çağıran Berazi, konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Askeri güçlere ve mücadeleye destek vermek, işgalcileri bu topraklardan çıkarmanın temelidir.”
ANHA/EYN ÎSA