
Türkiye ile İsrail, ekonomik ve siyasi çıkarlarını esas alarak işbirliğini yeniden güçlendirme kararı aldı.
İsrail ile Türkiye 3 yıldır gizli gizli görüşüyordu. İki ülkenin heyetleri mutabakatın son ayrıntıları üzerindeki çalışmaları tamamlamak üzere hafta sonu Roma'da bir araya geldi. Dün taraflardan gelen resmi açıklamalarda görüş ayrılıklarının giderildiği ve nihai anlaşmaya varıldığı açıklandı.
Ankara tüm şartları kabul etti
Basına sızan anlaşma metni, Türk tarafının kendi koşullardan vazgeçtiği gibi İsrail'in tüm şartlarını da kabul ettiğini ortaya koydu. Anlaşmayla Türkiye, İsrail'in aleyhine hareket edemeyecek, yıllardır kaldırılmasını istediği Gazze ablukasını tanıyacak, Filistin'i savunamayacak, insani yardımları ise Tel Aviv'in kontrolünde sadece Aşdod limanından yapabilecek, Mavi Marmara'da 10 Türkü öldüren İsrail askerlerine dava açılamayacak.
Oysa 2010 yılındaki Mavi Marmara baskınının ardından kopan ilişkilerin yeniden kurulabilmesi için Gazze ablukasının kalkması Türkiye’nin üç temel şartlarından biriydi. Diğer şartlar, özür dilenmesi ve tazminat ödenmesiydi.
Anlaşmada ne var?
İsrail basınına göre anlaşmanın temel maddeleri şöyle:
1) Türkiye 2010 yılında gerçekleşen Mavi Marmara baskınına katılan İsrail askerlerine yönelik dava açamayacağına dair bir yasa hazırlayacak. Böylece Mavi Marmara’da hayatını kaybeden 10 kişinin yakınları, yaralılar ve diğer mağdurlara Türk mahkemelerinde hak arama ve sorumluların cezalandırılmasını talep etme kapısı kapanmış olacak. Türkiye ayrıca telefondan dilediği özürle yetinmek durumunda kalacak.
2) İsrail Mavi Marmara baskınında yaşamını yitiren ya da yaralanan Türk vatandaşlarının ailelerine iletilmek üzere 20 milyon Dolar transfer edecek. Ancak bu para, birinci maddede bahsi geçen yasa çıktığı takdirde gönderilecek. Bu iki yıl önce üzerinde uzlaşılan miktardı ve değişmedi.
3) Türkiye Gazze şeridi üzerindeki deniz ablukasının kaldırılması koşulundan vazgeçti; dahası bölgeye herhangi bir insani yardım gönderirken İsrail’in Aşdod limanını kullanmaya razı oldu.
4) İsrail Türkiye’nin Gazze’de gerçekleştireceği hastane, elektrik santralı ya da deniz suyu arıtma tesisi gibi altyapı projelerine izin verecek. Türk Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamasına göre konutarı TOKİ inşa edecek.
5) İsrail ile Türkiye ikili ilişkileri karşılıklı olarak normalleştirecek. Diplomatik temsil seviyesi yükseltilecek; Türkiye Tel Aviv’e, İsrail de Ankara’ya yeniden elçi atayacak.
6) İki ülke askeri işbirliği ve istihbarat paylaşımını daha da artıracak.
7) İki taraf, NATO ve BM gibi uluslararası platformlarda birbirlerinin çıkarlarına zararlı addedilen şekilde hareket etmekten geri durmayı taaahhüt edecek.
8) İsrail’in doğalgazının çıkarılması ve dağıtılmasına imkan verebilecek bir boru hattı kurulmasıyla ilgili iki ülke görüşmelere başlayacak.
9) Türkiye, Hamas’ın ülkeyi İsrail’e karşı faaliyetleri için bir üs olarak kullanmasını engelleyecek. Bunun karşılığında İsrail, Türkiye’deki Hamas’ın komuta merkezinin kapatılması talebini geri çekti.
Ne anlama geliyor?
Anlaşmada İsrail’in Mavi Marmara sebebiyle resmen tazminat ödeyeceğine dair bir ifade yer almıyor. Mart 2013’te ABD Başkanı Obama’nın İsrail ziyaretinde bastırmasıyla Erdoğan’dan telefonda özür dilemekle yetinen Netanyahu, Türkiye’ye resmen tazminat ödemek yerine de bir Türk vakfına yardım yapmakla yetiniyor. Oysa Erdoğan ilişkilerin normalleşmesi için üç şart öne sürmüştü.
Abluka resmileşiyor
Ancak bu anlaşmayla Türkiye, Gazze ablukasının kaldırılması şartından vazgeçiyor. Hatta yardımı İsrail denetiminden geçirip Aşdod’dan göndererek İsrail ablukasını tanımış oluyor. Mavi Marmara’nın amaçladığı ablukayı kırma hedefi de boşa çıkarılıyor.
Filistin'i tanımayacak
İki taraf NATO ve BM gibi uluslararası platformlarda birbirlerinin çıkarlarına zarar verecek tarzda hareket etmeyecekleri taahhüdünde bulunursa, bu Filistin Devleti’nin kurulması için uluslararası platformlarda sürdürülen mücadeleye Türkiye’nin destek vermemesi anlamına gelecek.
Sıkışmışlığının göstergesi
Türkiye'nin İsrail'in tüm şartlarını kabul etmesi Erdoğan ile güdümündeki AKP Hükümeti'nin sıkışmışlığının göstergesi. Ortadoğu'yu ve ülkesini kan gölüne çeviren politikaları nedeniyle uluslarası alanda tepki çeken Türkiye'nin içine düştüğü çıkmaz hal Esad rejiminden sonra İsrail ile de gizli görüşmeler başlatmasına neden oldu. Bu kararda DAİŞ'i desteklerken YPG'ye savaş açtığı için Washington yönetimi ile yaşanılan derin çelişki ile Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP Hükümeti'nin hem ABD'de hem de Avrupa'da yapayalnız kalmasının da etkisi büyük.
ABD anlaşmadan memnun
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için anlaşmanın sağlanmasından memnun olduklarını söyledi.
Kerry bu açıklamayı İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Roma'da yaptığı görüşmeden sonra yaptı. Anlaşmanın "önemli bir adım" olduğunu belirten Netanyahu ise, “Anlaşmanın İsrail ekonomisi üzerine ‘muazzam’ etkileri olacak, ki bu sıfatı iyice tarttıktan sonra kullanıyorum" diye konuştu.
Öte yandan Türk Başbakan Binali Yıldırım dün Çankaya Köşkü’nde büyükelçilere verdiği iftar yemeğine İsrail Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Amira Oron'u da davet etti.
Hamas tepkili
Türkiye ile İsrail'in anlaşmasına Hamas'tan ise tepki geldi.
Anlaşmayı onaylamadığını açıklayan Hamas Dış İlişkiler Sorumlusu Usame Hamdan, "İşgalci rejimle ilişkilerin normalleştirilmesi mutlak şerdir" dedi.
HABER MERKEZİ
Kürt kentlerini İsrail inşa edecek!
İsrail Cumhurbaşkanı'na "Siz çocukları öldürmeyi iyi biliyorsunuz" diyerek ilişkileri bozan Erdoğan, şimdi de ilişkileri normalleştirmeye çalıştığı İsrail'e, "çocukların öldürüldüğü" Kürdistan'ı teslim etmeye hazırlanıyor. Söz konusu planın detaylarını açıklayan Rafael Sadi, "Gazze'ye" benzettiği Kürt kentlerinin İsrail teknolojisi ile "yeniden inşa edileceğini" açıkladı.
Erdoğan'ın sınıf arkadaşı Ergenekoncu Yahudi!
Oda TV'nin yazarlığını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kasımpaşa'dan sınıf arkadaşı, Türkiye Yahudi cemaatinin önemli isimlerinden biri olan ve Türkiye ile İsrail'i "iki devleti" olarak kabul eden Rafael Sadi, anlaşma sonucu İsrail'in Türkiye'ye "Kamikaze" denilen ve uzaktan hedefleri imha etme kapasitesi olan yeni İHA'ları satacağını da açıkladı.
Sadi, Gazze'ye benzettiği Kürdistan kentlerinin de İsrail'e terk edileceğini de söyledi: "Neredeyse Gazze'ye benzeyen Güneydoğu Anadolu şehirlerinin yeniden yapılandırılmasında İsrail teknolojilerinin faydası olabilecekse karşılıklı yararlandırılmasından kimse kuşku duymamalıdır. İsrail devletinin 'İsrail Kürdistan'ı gibi bir palavrada gözü yoktur. Hani ben diyeyim de bulunsun dedim."
Ticaret aynen devam etmişti
Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerginlik 2009’da dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e karşı 'One minute' çıkışıyla başlamış, 2010’daki Mavi Marmara baskınında 10 kişinin hayatını kaybetmesiyle ilişkiler kopmuştu.
Ancak bu kopuş ekonomiye etki etmemiş, 2014’te İsrail’le ticaret rekor seviyesine yükselmişti.