CPT’ye çağrıda bulunan Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, “Bir an önce CPT harekete geçmelidir. CPT, Türkiye ile işbirliği halindedir ve ölüm sürecini birlikte yürütüyorlar” dedi.
İmralı adasındaki Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde 20 yıldır rehin tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 27 Temmuz 2011’den beri avukatları; 5 Nisan 2015’ten beri de İmralı Heyeti ile görüştürülmüyor. Öcalan’la ne son 12 Ocak’ta kardeşi Mehmet Öcalan, kısa bir görüşme yaptıktan sonra yeniden irtibat kesildi. Tecridin son bulması talebiyle Leyla Güven öncülüğündeki açlık grevi devam ediyor.
Mehmet Öcalan, devletin kritik aşamaya ulaşan açlık grevlerinde ölümlerin yaşanmaması için bir an önce görüşmeleri rutin hale getirmesi gerektiğini belirtti. Yasalara göre 15 günde bir görüşme hakları olduğunu hatırlatan Öcalan, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na düzenli başvurduklarını, ancak çeşitli bahanelerle görüşmeye izin verilmediğini söyledi. Bu politikanın doğru olmadığını dile getiren kardeş Öcalan, “Biz 4 yıldan beridir 2 görüş yapmışız. Sayın Abdullah Öcalan’ı İmralı adasına biz götürmedik. Kendileri götürdüler. Yanında da şu aşamada 3 tutuklu daha var. Biz devletten bütün hükümlülere tanıdığı hakkı bize de tanımasını istiyoruz. 4 yılda 2 görüş yapılmış. Bu yasal hakkımız bir an önce bize verilmelidir” dedi.
Ölümler, büyük yaralar açar
Tecridin kırılması amacıyla açlık grevinde olan Leyla Güven’in hayati tehlikesinin olduğunu vurgulayan kardeş Öcalan, şöyle devam etti: “Cezaevlerinde binlerce tutuklu, Avrupa’da açlık grevinde olan yüzlerce insan var. Bu iş böyle gitmez. Devlet bu insanları görmüyor mu? Yani Öcalan’ı devlet ne gözle görüyor bilmiyoruz, ancak Öcalan yasalara göre cezaevinde tutuluyor. Bu yasaların işletilmesi gerekiyor. Şu aşamada açlık grevi 100 günü aşan insanlar var. Ölümler topluma hiçbir fayda getirmeyecek, büyük yaralar açacaktır. Devletin bir an önce bu tecridi kaldırması gerekiyor. 7 yıldan beridir Öcalan üzerinde uygulanan tecrit, bu topraklara zarardan, savaştan başka bir şey getirmedi. Öcalan’ın süren mahkemeleri var. Bundan dolayı avukat görüşü yapılması gerekiyor.”
İşbirliği halindeler
Tecridin kalkması durumunda herkesin rahat bir nefes alacağını ifade eden kardeş Öcalan, mutlak tecritte uluslararası güçlerin de payı olduğunu kaydetti. Uluslararası güçlerin Öcalan’ı kaçırıp Türkiye’ye teslim ettiğini anımsatan Mehmet Öcalan, şunları söyledi: “Bir de Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) var. Bir an önce CPT harekete geçmelidir. CPT nedense şu an tecride ses çıkarmıyor. Tecrit işkencelerin en büyüğüdür. Eğer CPT gerçekten işkenceyi önleme komitesiyse tecride karşı durmalıdır. Avrupa’daki açlık grevlerini CPT de görüyor, uluslararası güçler de görüyor. Bu kirli politikalarına bir son vermeleri gerekiyor. CPT harekete geçirilmelidir. CPT şu an Türkiye’yle işbirliği halindedir. Türkiye’yle ölüm sürecini birlikte yürütüyorlar. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.”